"İktidarların tercihlerini işçilerden, emekçilerden ve emeklilerden yana, halktan yana yapmasını istiyoruz. Rakamlara takla attırarak, günleri, günleri belirleyerek, rakamlara da takla attırarak bizi oyalamaktan başka hiçbir şey değil. Bizle dalga geçmekten başka birşey değildir. Bu şu demek yani siz açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum olun demek. Dolayısıyla biz emekliler de bunun bilincindeyiz. Açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkum olmayacağız. Sandıkta bunun hesabını soracağız.
Gerçekten gerçekten artık emekliler ölüm seviyesindeler. Dolaylı, dolaysız vergi vermekten bıktık. Bu açıklamadan sonra bugün itibarıyla kesinlikle sıralı zamlar gelecek. Dolayısıyla bizim daha aldığımız aylıklar cebimize girmeden bu enflasyon tarafından eritiliyor, yok ediliyor. O yüzden biz de mücadelemize devam edeceğiz. Yani TÜİK'in makyajlı sahte, yalan rakamlarıyla artık biz ilgilenmez olduk. İlgilenmiyoruz."
"Sadece kendilerini kandırırlar mutfaktaki tencere bellidir, marketteki fiyatlar bellidir''
Hükümetin kamu çerçeve protokolünde (KÇP) 600 bin kamu işçisine yüzde 17’lik zam teklifine ve TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarına tepki gösteren kamu işçisi ise şunları kaydetti:
"İstanbul Taksim'den başlatıp Ankara'ya Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın önüne ve oradan da şu anda TÜRK önünde büyük bir emek mücadelesi verdik. Yüzde 17 gibi bir zam ve bugün TÜİK'in açıkladığı rakamlarla bağdaştırdığımızda içler acısı bir rakamla karşı karşıya kalıyoruz. Daha önce birinci tekliflerini yüzde 16 olarak belirttiler. Ve 'biz ikinci teklifimizi vereceğiz' dediler. İki hafta boyunca kamu işçisi, emekçi arkadaşlarımızı umutlandırdılar. Ve ne yazık ki dalga geçercesine yüzde 1'lik bir artışla yüzde 17 yaptılar. Biz bunu kabul etmeyeceğiz. Bu yüzden mücadele sonuna kadar devam ettireceğiz. Sadece kendilerini kandırırlar mutfaktaki tencere bellidir, marketteki fiyatlar bellidir. Kimse kimsenin aklıyla dalga geçmesin. İnsanca yaşayabilecek bir ücret ve gerçekten de bu TÜİK'in yalan yanlış rakamlarına asla teslim olmayacağız."












