Reklam
(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de ateşkes anlaşmasıyla ilgili, "Artık bundan geriye dönüş olmamalıdır. İsrail hükümeti attığı imzanın arkasında durmalıdır. Bölgenin tamamıyla birlikte, kendi vatandaşlarının da güvenliğine tehdit oluşturan saldırgan politikalarına tamamen son vermelidir" dedi. Erdoğan, konuşması sırasında sık sık slogan atan gençlere de “Gazze’ye önce ben gideceğim, sonra siz” ifadeleriyle seslendi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de düzenlenen “AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı”nda konuştu.Diğer iller gibi Rize için de canla başla çalıştıklarını, iyi gününde, zor gününde Rize'nin ve Rizelilerin yanında olduklarını söyleyen Erdoğan, geçen ay yaşanan sel felaketinde devletin tüm imkânlarını mağdurlar için seferber ettiklerini, felaketin izlerinin tamamen silinmesi için çalışmaların devam ettiğini belirtti. Rize'de dün toplam yatırım bedeli 84 milyar liralık 38 projenin toplu açılışını ve iki projenin de temel atma törenini gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, tüm eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'den önceki gün Gazze yüreklere su serpen bir haber aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:"Bizim de dahil olduğumuz görüşmelerde, ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında mutabakat sağlandı. Dün sürecin nasıl geliştiğini, nasıl ilerlediğini; süreç boyunca Türkiye'nin nasıl bir diplomasi trafiği yürüttüğünü anlattım. Aynı şekilde, Amerikan Başkanı Sayın Trump ile kardeş ülkelerimiz Mısır ve Katar liderlerinin müzakerelere verdiği desteğe dikkat çektim. Bir defa şunu açık ve net söylemek isterim: Türkiye, unutmayın, Türkiye'den çok daha büyük bir ülkedir. Türkiye, 783.000 kilometrekare ile ufku sınırlandırılamayacak bir ülkedir. Türkiye'nin itibarı, gücü, sözünün ağırlığı, ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir. Gençler, unutmayın, su yatağında akar. Yaşadığımız her hadise bize bunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Türkiye, kendi tabii mecrasında geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor. Nitekim ülkemiz, aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri oldu. Filistinli kardeşlerimiz, özellikle Hamas, çok basiretli bir tavırla barışa hazır olduklarını gösterdi. Bölgedeki diğer Müslüman ülkeler de görüşmelere destek oldu. Böylece iki yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın, vahşetin ardından Gazze'de buruk da olsa ilk defa yüzler gülmeye başladı."Salonda bulunanlar, Erdoğan'ın sözlerini sloganlarla kesti. Salondakilerin şahsında, Filistin'i ve Filistinlileri selamladığını söyleyen Erdoğan, "Kim ne derse desin, Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her adım bizim için de makbuldur. Gazze'ye önce ben gideceğim, sonra siz..." diye konuştu.Sürece destek veren tüm liderlere teşekkür...Gazze'de iki yıldır süren katliamı ve soykırımı kalıcı biçimde durduracak her projeye desteklerinin tam olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:"Türkiye olarak hep şunu söyledik: Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Yapılan anlaşmanın Gazze'de ve diğer Filistin topraklarında kalıcı barışa, huzura ve güvenliğe vesile olmasını canıgönülden arzu ediyoruz. Bu sürece destek veren tüm liderlere teşekkür ediyorum. Türkiye'nin vicdanlı, hakkaniyetli ve ilkeli duruşunu orada da güçlü biçimde temsil eden istihbaratçılarımızı ve diplomatlarımızı tebrik ediyorum. Artık bundan geriye dönüş olmamalıdır. İsrail hükümeti, attığı imzanın arkasında durmalıdır. Bölgenin tamamıyla birlikte, kendi vatandaşlarının da güvenliğine tehdit oluşturan saldırgan politikalarına tamamen son vermelidir. İki devletli çözüm, bölgemizde kalıcı barışın anahtarıdır. İki devleti, özellikle iki ayrı çözümle, Müslümanı, Hristiyan ve Musevisiyle bölgedeki tüm halklar için, en hayırlı yol olduğuna inanıyoruz. Biz, dün olduğu gibi yarın da adil barışı savunmaya devam edeceğiz. İki yıl boyunca çok büyük acılar çeken, çok ağır zulümlere maruz kalan Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız. Bundan kimsenin şüphesi, endişesi olmasın.""Merkez Bankamızın rezervleri 183 milyar dolarla artış trendini sürdürüyor"Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet olarak çok farklı cephelerde, aynı anda, çok boyutlu bir mücadele yürüttüklerini, içeride ekonomide, hayat pahalılığını çözmenin yanı sıra, Türkiye'yi yarım asırlık terör belasından tamamen kurtarmanın gayretinde olduklarını anlattı."Hamdolsun. Her ikisinde de tüm zorluklara rağmen belli bir mesafe aldık" diyen Erdoğan, enflasyonda düşüşün devam ettiğini, ihracatın arttığını, enflasyonun tek haneli oranlardaki seyrini 28 aydır sürdürdüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi sizlere bir müjde veriyorum: Merkez Bankamızın rezervleri nerede biliyor musunuz, 183 milyar dolarla artış trendini sürdürüyor" dedi."Türkiye'nin stratejik hamlelerini gölgelemek adına son derece art niyetli yorumlar yapıyor"Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri kapsamında yakında 350 bininci konutun anahtarlarını teslim edeceklerini, dışarıda ise Türkiye'nin gücünü ve itibarını daha da artırmaya çalıştıklarını belirtti. Erdoğan, şöyle konuştu:"Batıyla köklü ilişkilerimizi korurken; doğuyla, özellikle Asya ile aramızda yeni köprüler kuruyor, yeni ortaklıklar geliştiriyoruz. Ama bakıyorsunuz, birileri Türkiye'nin bu stratejik hamlelerini gölgelemek adına son derece art niyetli yorumlar yapıyor. Ana muhalefetin assolistliğini üstlendiği müzmin muhalifler korosu, tam bir ağız birliği içerisinde Türkiye'nin başarılarına kara çalıyor. İşte siz de gördünüz, CHP Genel Başkanı, Amerika seyahatimizle ilgili ipe sapa gelmez bir sürü yalan savuruyor. Kendileri rüşvetsiz selam dahi almadıkları için aynı çamuru bize de bulaştırmaya kalktı. Kirli siyasette, üzülerek ifade ediyorum, Gazze'yi bile alet etti. Sonuçta mahçup olan, rezil olan, yalanı elinde patlayan yine kendisi oldu. Tıpkı 'baklava kutularından çıkan avrolar' sonrası emniyet ve yargımıza 'kumpas kurdular' deyip iddiasını ispat edemediği gibi, burada da faka bastı, hüsrana uğradı, söylediği yalanların altında ezildi."Hepsini bir günde, sadece bir fotoğraf karesi yüzünden rafa kaldırdılar"Tabii burada şunu da söylemek durumundayım, ana muhalefetin iddia, iftira ve saldırılarının hedefinde sadece biz yokuz. Bizim yanımıza, yöremize yaklaşan, bizimle bir çay sohbetini paylaşan tüm siyasi partiler ve aktörler de aynı saldırılara muhatap oldu. Meclis açılışı sonrası yaşananları hep beraber takip ettik. Siyasetçisi, gazetecisi, sosyal medya figürüyle; CHP'li tetikçiler mangası, topyekûn bir linç furyası başlattılar. Meclis oturumuna katılan tüm milletvekillerine, fotoğraf karesine giren tüm genel başkanlara, ağız dolusu hakaretler savurdular. Öyle ki, son gelen seçimlerde beraber miting yaptıkları, il il beraber dolaştıkları, hatta 'Türkiye'yi uyum içinde beraberce yöneteceğiz' dedikleri ittifak ortaklarını bile azgınlıklarıyla çileden çıkardılar. Demokrasi, çoğulculuk, uzlaşma, hoşgörü, ötekine saygı gibi güya savunduklarını iddia ettikleri ne kadar kavram varsa, hepsini bir günde, sadece bir fotoğraf karesi yüzünden rafa kaldırdılar. Kardeşlerim, şimdi elimizi vicdanımıza koyup lütfen cevap verelim. Ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarım da şu soruyu kendilerine samimiyetle sorsun: Sadece bir fotoğraftan dolayı eski ittifak ortaklarına bunları yapanlar, Allah korusun, ellerine güç geçince bu millete ne yapmaz? Meclis başkanının davetine icabet ettikleri için milletvekillerine hayatı zindan edenler, ellerinde imkân olsa bu millete ne yapmaz? Allah aşkına, bunlara güven olur mu? Bunların sözde demokratlığına inanılır mı? Elbette güven olmaz. Bunların sözlerine itibar edilmez. Biz işte bunun için her fırsatta 'Allah bu milleti CHP zihniyetinin insafına bırakmasın' diyoruz.""Onlar gerilimden besleniyor, biz kardeşliği savunuyoruz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak "kardeşlik ve kucaklaşma siyasetinin temsilcisi" olduklarını, Türkiye'yi, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağını, 86 milyon insanı birbirinden ayırmadan, kimseyi inancı, siyasi görüşü, kökeni dolayısıyla ötekileştirmeden, bir bütün olarak kucakladıklarını belirterek, "Bizim ana muhalefetle en büyük farkımız bu. Onlar gerilimden besleniyor, biz kardeşliği savunuyoruz. Onlar kutuplaştırmanın, biz kucaklaştırmanın tarafındayız. Onlar belediyelere çökmüş tüfeylilere çalışıyor, biz 86 milyona çalışıyoruz. Onlar siyasi ikballerinin peşinde, biz ülkenin istikbalinin peşindeyiz. Onlar slogan üretiyor, biz ise Türkiye'nin sorunlarına çözüm üretiyoruz. Yaptıklarımız ortada. 23 yıllık karnemiz ortada. Muhalefetle aramızdaki ufuk ve zihniyet farkı ortada. Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle, Türkiye için daha büyük hedeflere yine sizlerle birlikte ulaşacağız" şeklinde konuştu.
Reklam












