(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Portekiz ziyareti kapsamında katıldığı Portekiz Dışişleri Bakanlığı Büyükelçiler Konferansı’nda dış politika ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile Portekiz arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100’üncü yılına dikkat çeken Fidan, uluslararası sistemin derin bir dönüşümden geçtiğini söyledi.
Fidan, mevcut küresel tablonun yalnızca ardı ardına yaşanan krizlerle açıklanamayacağını belirterek, “Bugün yaşadıklarımız bir dizi krizden daha fazlasıdır. Bu, tarihsel bir dönüşümün sürtüşmesidir. Değişimi, yeterli güvencelerden yoksun bir sistemde sorumlu şekilde yönetmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Güvenlik anlayışı köklü biçimde değişiyor
Konuşmasında küresel güvenlik mimarisindeki dönüşüme değinen Fidan, korumacılığın yükselişte olduğunu, tehditlerin artık geleneksel savaş alanlarının çok ötesine geçtiğini vurguladı. Yapay zeka ve yeni teknolojilerin çatışmaların doğasını köklü biçimde değiştirdiğini belirten Fidan, “Teknolojiyi stratejiyle birleştirenler belirleyici avantaja sahip olacak. Sert gücün kullanımı daha sık hale geldi, barış ile savaş arasındaki çizgi giderek bulanıklaştı” dedi.
“Avrupalılar olarak hepimiz aynı gemideyiz”
ABD’nin Avrupa güvenliğine yaklaşımı ve Ukrayna’daki savaş üzerinden değerlendirmelerde bulunan Fidan, Avrupa’nın artık kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk almak zorunda olduğunu söyledi. Fidan, “Ukrayna’daki savaş ve ABD’nin değişen stratejik öncelikleri, Avrupa’ya kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmekten başka seçenek bırakmıyor. Avrupalılar olarak hepimiz aynı gemideyiz. Kendi evimizin güvenliğini başkalarına devredemeyiz” ifadelerini kullandı.
AB’nin Türkiye’ye yaklaşımına eleştiri
Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından sahip olduğu potansiyele dikkat çeken Fidan, buna rağmen Türkiye’nin yıllardır AB’nin güvenlik ve savunma mekanizmalarının dışında tutulduğunu söyledi. Bunun nedeninin bazı üye ülkelerin dar ulusal çıkarları olduğunu belirten Fidan, “Demografik dinamizmimiz, ekonomik potansiyelimiz ve güvenlik kapasitemizle Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu başarı öyküsünü hızlandırmaya katkı sunabiliriz” diye konuştu.
Gazze ve Filistin vurgusu
Konuşmasında Gazze’de yaşananlara da değinen Fidan, bölgenin ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğunu söyledi. “Gazze, bölgenin kanayan yarası haline gelmiştir” diyen Fidan, ateşkesin ilerleyen aşamalarında Türkiye’nin yönetişim ve yeniden imar süreçlerinde sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti. Fidan, barış sürecinin nihai hedefinin egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması olması gerektiğini vurguladı.
Suriye için “gerçek fırsat” değerlendirmesi
Suriye’ye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fidan, yapıcı angajman yoluyla istikrarın tesis edilmesi için önemli bir fırsat bulunduğunu söyledi. İstikrarlı bir Suriye’nin yalnızca bölge için değil Avrupa için de doğrudan fayda sağlayacağını belirten Fidan, bunun düzensiz göçün önlenmesi ve sosyo-ekonomik toparlanma açısından kritik olduğunu ifade etti.
Kaynak: Haber Merkezi










