Reklam
(KOCAELİ) - Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü'ne ilişkin açıklama yapan Harb-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Şakir Akçer, "Bu ülkeye gönülden bağlı olan savunma sanayi işçileri de, bu büyük işleri yapan emekçilerin temsilcileri olan bizler de artık ne yapacağımızı, evimizi nasıl geçindireceğimizi, evlatlarımızı nasıl okutacağımızı, ev alışverişimizi nasıl yapacağımızı inanın bilemez haldeyiz. Buradan bir kez daha sesleniyoruz, savunma sanayi emekçilerinin hakları derhal karşılanmalı ve bu talepler yerine getirilmelidir" dedi.Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi, kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve protokolüne ilişkin Gölcük Anıtpark'ta basın açıklaması yaptı. Açıklama, Şube Başkanı Şakir Akçer tarafından okundu.Açıklamaya katılan işçiler, "Birleşe birleşe kazanacağız" , "Harb-İş işçisi vatan bekçisi" , "Şimşek şaşırma sabrımızı taşırma" , "Sefalet ücreti istemiyoruz" , "Emekçi burada hükümet nerede" , "Hükümet uyuma, işçine sahip çık" , "Susma, sustukça sıra sana gelecek" sloganları attı. Akçer'in konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:"Yaklaşık iki yıldır sendika genel merkez yöneticilerimiz başta olmak üzere, şube başkanları ve il temsilcileri olarak bizler de ülkemizi yönetenlere gidip sıkıntılarımızı anlattık, durumun ne kadar ciddi olduğunu en ince ayrıntısına kadar ifade ettik. Fakat sıkıntılarımızın giderilmesi noktasında bir türlü olumlu bir gelişme elde edemedik.Bu ülkeye gönülden bağlı olan savunma sanayi işçileri de bu büyük işleri yapan emekçilerin temsilcileri olan bizler de artık ne yapacağımızı, evimizi nasıl geçindireceğimizi, evlatlarımızı nasıl okutacağımızı, ev alışverişimizi nasıl yapacağımızı inanın bilemez haldeyiz. Ev kirasını ödeyemez hale gelen, çocuğuna bırakın iyi bir gelecek kurmayı harçlık veremez duruma düşen, mutfak masraflarını daha ne kadar kısarım diye kafa yoran savunma sanayi işçisi bu durumu hak etmiyor."Bırakın ay ortasını bir hafta dahi evimizi geçindiremiyoruz"Her gün ülkemiz için ne denli önemli bir iş yaptığımızın bilinciyle tezgahlarımızın başına geçiyoruz. Ne kadar hayati bir iş yaptığımızı bilerek, bu anlayışla emek harcıyoruz. Fakat, ayın sonu geldiğinde elimize geçen ücretlerle de ne yapacağımızı bilmiyoruz. Aldığımız ücretlerle, bakın abartmıyoruz, bakın saptırmıyoruz, bakın asla manipüle etmiyoruz, bırakın ay ortasını bir hafta dahi evimizi geçindiremiyoruz. Biz sadece ama sadece hak ettiğimizi istiyoruz. Kimseye bizi el üstünde gezdirin demiyoruz, kimseye bizim büstümüzü yapın demiyoruz, kimseye bize madalyalar verin de demiyoruz. Biz sadece, hakkımızı verin diyoruz."Ağır yaşam şartları altında ezilen milli savunma işçilerinin sesini acilen duymalı"Büyük ve güçlü devletimiz, savunma sanayimizin yüzde yüz yerli ve milli olması hedefini önüne koymuş yolunda ilerlerken, ağır yaşam şartları altında ezilen milli savunma işçilerinin sesini acilen duymalıdır. Bu ses cılız değildir, bu ses boş değildir, bu ses öylesine bir ses değildir. Milli savunma işçilerinden çıkan bu ses, geçinemeyen emekçinin sesidir. Milli savunma işçilerinden çıkan bu ses biraz kendisi içinse daha çok ülkesi içindir. Milli savunma işçilerinden çıkan bu ses canı gibi sevdiği ülkesinin geleceği içindir. Düşünebiliyor musunuz? Bunca işi yapan milli savunma işçileri, açlık sınırının biraz üstünde ücret alıyor. Bakın bu ifadeleri kendimizi acındırmak için söylemiyoruz. Bunlar maalesef ki gerçeğin ta kendisi. Tank yapan, uçak yapan, helikopter üreten, denizaltı-gemi yapan, çelik yelek, miğfer üreten, kahraman askerimizi giydiren savunma sanayi işçileri, açlık sınırının biraz üstünde, yoksulluk sınırının ise çok altında ücret alıyor."Bankaların faiz ve kredi bataklıklarında boğuşur olduk"Bizler ortalama 35-40 bin civarı maaşlarımızla; milyonluk elektronik kartları onarıyor, milyonlarca dolarlık gemi makinelerinin bakımlarını yapıyor, ortalama 35 bin maaşa günde 8 saat metal kaynağı yapıyor, torna tezgahlarında çalışıyor, milgemleri, milli denizaltıları gurur ve şevk ile ülkemizin envanterine kazandırıyoruz. Bunları yapıyoruz ancak, bırakın ev sahibi olmayı kiralarımızı ödeyemez durumdayız. Özel sektörde aynı işi yapan arkadaşlarımızın üçte biri kadar gelirle geçim derdine düştük, bankaların faiz ve kredi bataklıklarında boğuşur olduk. Emeğin hakkını bilerek, yapılan işlerin neler olduğunu anlayarak masaya oturun. Burada kazananın sadece emekçi olmayacağını, ülkemizin de kazanacağını ve tasarruf olmayacağını bilin. Milli savunmada, milli savunma bir ülkeye yüzyılda bir lazım olur, hazır değilse sonu hüsran olur. Buradan bir kez daha sesleniyoruz, savunma sanayi emekçilerinin hakları derhal karşılanmalı ve bu talepler yerine getirilmelidir."
Reklam










