(ANKARA) – Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 9. Olağan Büyük Kongresi, "İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz" sloganıyla Ankara Taha Akgül Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. Kongreye, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın, Türkiye'nin son dönemde içinden geçtiği siyasi ve hukuki süreçlere yönelik sert eleştirileri damga vurdu. Baş, "Terörsüz Türkiye" söyleminin, demokrasi ve hukukun askıya alınmasıyla eşdeğer hale getirildiğini savundu.
"Milleti bir kase çorbaya muhtaç ettiler"
Konuşmasında tutuklu bulunan siyasetçi ve gazetecilere değinen Hüseyin Baş, Ekrem İmamoğlu’nun kongreye gönderdiği mesajın okunduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da "çorba soruşturması" geçirdiğini hatırlatan Baş, "Milleti bir kase çorbaya muhtaç edenler, tutup belediye başkanına 'Niye millete çorba dağıtıyorsun?' diye hesap soruyor, işe bak" ifadelerini kullandı.
"İmamoğlu ve Altaylı içeride"
Türkiye'de muhalif seslerin susturulduğunu iddia eden Baş, tutuklu bulunan isimlere dikkat çekti. Baş, "Sayın Ümit Özdağ’ı ve Sayın Fatih Altaylı’yı tutuklu bulundukları cezaevinde defalarca ziyaret ettim. Birçok CHP’li belediye başkanı bugün tutuklu yargılanıyor. Türkiye’de gazeteci, siyasetçi, iş insanı; itiraz eden, konuşan herkes içeride. Ondan sonra da ‘Türkiye bir hukuk devletidir’ diyorlar. Türkiye bir hukuk devleti olsa, yılda 50 kere bunu söylemek zorunda kalmazdınız" dedi.
Terörsüz Türkiye için hukuksuzluk şart mı?
İktidarın "Terörsüz Türkiye" söylemini eleştiren BTP lideri, sürecin işleyiş biçimine tepki gösterdi. Baş, "Tuttular ‘Türkiye terörsüz olacak’ dediler. Bütün bunlardan anlaşılan şu; Türkiye'nin terörsüz olması için demokrasisiz ve hukuksuz olması gerekiyormuş. İş buna döndü" şeklinde konuştu.
"Hristiyanlık dindarı yetiştiriyorlar"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili açıklamalarına da değinen Baş, eğitim politikalarını sert bir dille eleştirdi. Baş, "Türkiye'nin en muhafazakar iktidarının bakanı, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasını arzu ettiğini söylüyor. Bunlar epey zaman 'dindar nesil yetiştireceğiz' dediler. O dindarların Hristiyanlık dindarı olduğu hiç aklıma gelmezdi" dedi. Eğitim sisteminin sürekli değiştirilmesini, "çocukların araştırmasını ve öğrenmesini engelleme çabası" olarak yorumlayan Baş, sorgulayan gençlerin tutuklandığını ifade etti.
"İnfaz yasası ayağına herkesi içeri atarlar"
Gençlerin sokak çeteleri ve uyuşturucu batağına sürüklendiğini belirten Hüseyin Baş, hükümetin çözüm olarak sunduğu infaz yasası değişikliklerine de şüpheyle yaklaştı. Baş, "Benim tanıdığım iktidar sistemi ‘infaz değişiyorum’ ayağına herkesi içeri atar. Suç oranı ise durduğu yerde yine yükselir. Gençleri koruyacaksanız bu infaz yasalarıyla olmaz, onlara sahip çıkarak olur" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Haber Merkezi













