(İSTANBUL) – CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri’de kaleme aldığı mektupta iktidarın iletişim kanallarını kapatarak kendisini “tam izolasyona” almaya çalıştığını belirtti. CHP’nin Sultangazi’de düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingine gönderdiği mesaj, kalabalık tarafından alkışlarla karşılandı. Mektup, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından kürsüde okundu.
Millet iradesine vurgu: “Bu meydan teslim olmayanların meydanı”
İmamoğlu mesajına Sultangazi halkına seslenerek başladı. Meydanı “adalet ve hürriyet sevdalılarının buluştuğu yer” olarak tanımlayan İmamoğlu, bir yıldır süren soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamenin hukuki olmaktan uzak bir metin olduğunu vurguladı. Ona göre bu süreç, “milli iradeyi baskı altına alma girişiminin” resmi belgesi niteliğinde.
İmamoğlu, iddianameyi “siyasi niyet beyanı” olarak nitelendirdi ve şu değerlendirmeyi yaptı: “Kanıtsız, tutarsız, hukuksuz bir iddianameyle bizi siyasetin dışına atmaya çalışanlar, milletin özgürce seçim yapmasından korkuyor. Belediyelerde ortaya koyduğumuz performanstan korkuyorlar.”
“Bize yönelen kin, milletin bize verdiği desteğe duyulan öfkedir”
Mesajında sık sık İstanbul’daki sosyal projelere değinen İmamoğlu, kendisine yöneltilen siyasi saldırıların aslında yerel yönetimlerdeki başarıyı hedef aldığını belirtti. Sultangazi’ye kazandırılan kreşler, Kent Lokantası, Ahmed Arif Kütüphanesi, Bölgesel İstihdam Ofisi ve sosyal desteklerin, siyasi rakiplerinin “kin ve öfkesinin başlıca nedeni” olduğunu söyledi.
İmamoğlu, tam eşitlik prensibiyle yönetilen İstanbul’da İBB’nin cami, cemevi, kilise ve sinagoglara aynı seviyede hizmet götürdüğünü hatırlatarak, “Bu şehrin tüm inançlarına eşit yaklaştığımız için bize öfke duyuyorlar” ifadesini kullandı.
Sansür iddiası: “Sesimi duymasınlar diye kapılar kapatılıyor”
Mektubun en sert bölümlerinden biri, iletişim kanallarına getirilen kısıtlamalarla ilgiliydi. İmamoğlu, kişisel sosyal medya hesabının kapatılmasının ardından bu kez “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” hesabının da erişime engellendiğini belirterek iktidarın “bilgiyi kontrol etme çabası” içinde olduğunu dile getirdi.
“Beni Silivri’deki bir hücrede tutmak yetmiyor onlara. Sesim hiç duyulmasın, fiziki varlığım görünmesin istiyorlar. Gerçeklerin ortaya çıkmasını önlemek için internet sitelerini ve sosyal medya hesaplarını kapatıyorlar.”
İmamoğlu, haftalardır dile getirdiği “yargılamanın canlı yayınlanması” talebine de dikkat çekti. Bu talebin iktidar tarafından görmezden gelindiğini, bunun da “şeffaflıktan kaçışın açık göstergesi” olduğunu söyledi.
“Onlar için yol bitti, biz yolun başındayız”
İmamoğlu, siyasi iklimin değişmekte olduğunu savunarak iktidara sert eleştiriler yöneltti: “Onlar için yol bitti. Biz ise yolun başındayız. Millet sırtını döndü, onların umudu kalmadı. Artık umut sizsiniz.”
Mektubunda sık sık toplumun farklı kesimlerine hitap eden İmamoğlu, “korku düzeninin çöktüğünü, cesaretin büyüdüğünü” ifade ederek demokrasi vurgusu yaptı.
Ahmed Arif’le biten mesaj: “Bir umudum sende…”
Mektubun sonunda İmamoğlu, Ahmed Arif’in “Anadolu” şiirinden dizeler okuyarak meydandaki kalabalığa seslendi. Sultangazi’de açılan Ahmed Arif Kütüphanesi’ne atıfta bulunarak “Hep birlikte umudu büyüteceğiz, her şey çok güzel olacak” sözleriyle mesajını tamamladı.
Siyasi yankılar ve değerlendirmeler
İmamoğlu’nun mesajı sadece miting alanında değil, Ankara kulislerinde de dikkat çekti. Tutuklu bir cumhurbaşkanı adayının sosyal medya hesaplarının engellenmesi, muhalefet partilerince “siyasi baskı” olarak değerlendirilirken, CHP yönetimi yargı sürecinin şeffaflıkla yürütülmesi ve canlı yayın talebi konusunda ısrarını sürdürüyor.
Silivri’deki yargılamanın nasıl ilerleyeceği ve kamuoyuna hangi bilginin ulaştırılacağı, önümüzdeki günlerde siyasi tartışmaların merkezinde olmaya devam edecek. Sürecin seyri, hem İstanbul siyaseti hem de genel seçim atmosferi üzerinde belirleyici olacak.
Kaynak: Haber Merkezi













