Reklam
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “İstanbul Tüzük Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada; seçim döneminde örgütün çalışmadığı yönündeki eleştirilere tepki gösterdi. Kaftancıoğlu, partililere “İstanbul örgütü, listelerde ‘Artık bu kadar da olmaz’ denilen isimlere rağmen çalıştı. Sizler listeleri oluşturulurken fikriniz alınmamasına rağmen çalıştınız. Sizler Cumhurbaşkanı adayımız, Genel Başkanımız itibarsızlaştırılmasına rağmen, sokakta laf edilmesine rağmen bağrınıza taş bastınız, yine çalıştınız. Bu kadar rağmenlere rağmen bu kadar çalışan başka bir örgüt varsa buyursunlar, getirsinler, göstersinler” dedi.
MADDELERE YAZMAK İŞİN EN KOLAYI
Siyasette daima teşekkür etmenin, vefa duymanın askıya alındığı süreçten geçerken hak edilmiş teşekkürü konuşmanın başında ifade edeyim istedim. Tüzük çalıştayı dedik çünkü bizler biliyoruz ki, sizler çok iyi biliyorsunuz ki örgütlü mücadelelerde o örgütlü mücadeleyi olması gerektiği gibi güçlü, kalıcı ve geleceğe güçlü taşıyacak olan bu örgütlü mücadelelerin anayasaları diye tarif edilen tüzüklerdir. Adalet tarif edilirken genellikle hukukun üstünlüğü ve vicdanı kanaatte denilir. Yani örneğin bir hakim mahkemelerde karar verirken hem hukuk kurallarına uyup hem de vicdani kanaatini devreye soktuğunda gerçek anlamıyla adalet tesis edilmiş olur. Dolayısıyla partilerin anayasaları tüzükleriyse eğer, o zaman örgütte kalıcı ve sürekliliği sağlayacak olan güçlü bir örgütsel yapıyı oluşturacak olan mesele tüzükte uygulanabilir, kalıcı hususların tüzüğe yerleştirilmesi ama bir o kadar da önemli olan o yerleştirilen hususlara örgütlü mücadele içinde içselleştirilerek, sahip çıkılarak o mücadelenin de o normlara uygun yürütülmesine inanacak olan bir anlayış ortaklığı sağlanması lazım. Yoksa söylemek, maddelere yazmak işin en kolayı.CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDE FİKİRLERİN ARKASINDA DURULUR
Sizlerle belki il başkanınız olarak son konuşmalarımdan birini yaşadığım için uzattım. İl kongresindeki konuşmamda söylemiştim ve yapmıştım da. Parti içi görevde bulunup da birinci derecede akrabaları olan hiçbir arkadaşı yönetime almadım. Çünkü deyip yapmak ayrı bir şey. Hep kadınlar diyoruz, gençler diyoruz. Bunlar aslında söylediğini yapabilmenin araçlarıdır. İşte bu tüzük çalışmayı tam da inandığını yapmaya çalışacak olan örgütün ama önce kendisi yapacak. Kendisi söz konusu olduğunda tüzüğü bir defa delmekten bir şey olur mu dediğimiz anda, ben de dahil diğer yapılan tüzüklerden bir farkı kalmaz. Bu çalıştaydan çıkacak sonucun öyle olmayacağına inanıyorum. Sadece yazmak değil, yazdığımız şeye inanan, kendisi savunan ve güçlü bir örgütlülükle arkasında sapasağlam kişilerin değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişilerin arkasında durulmaz. Fikirlerin arkasında durulur.SARAYDAKİLER, SİYASET KOLTUKTA YAPILIR ZANNEDİYORBana dediler ki, ‘Başkanım sen siyasette işte görev alamayacaksın’. Halbuki siyaset yapmayı saraydakiler zannediyor ki koltukta ya da pozisyonla yapılır. Asıl siyaset nasıl yapılırmış, göstereceğim şimdi onlara. İyi niyetli arkadaşlarımız dediler ki, eşimi önerdiler. Siyasette nepotizme karşı olmak zorundasınız. Şimdi ben orada bunu bana iyi niyetlice söyleyen arkadaşlarıma ‘Benim bir hakkım var. Eşim girsin’ desem üzgünüm ama partide de kimse bunu hayır demez. Bakın, üzgünüm diyorum. ‘Eşimi bir yerden aday yapın’ desem kimse hayır demez ama buna yüzde 100 karşı koymak lazım. İşte ilk devrimimizi yapmaktan kastettiğim bu. Konu kendimizle ilgili olduğunda ve kendimizin tırnak içinde işimize gelen işi söylemlerinde, ‘demokrasi’ demek değil. Bir kere bir boşluk bırakırsak o zaman yukarıya doğru çıktıkça eleştireceğimiz kişileri eleştirme hakkımız olmaz.Reklam










