(PARİS) – Tüketim alışkanlıklarımızın merkezinde yer alan asitli içecekler hakkında korkutucu bir rapor yayımlandı. Fransa merkezli sivil toplum örgütü "Agir pour l'environnment" (Çevre için Hareket Et), dünya devi markalar Coca-Cola ve Schweppes şişelerini mercek altına aldı. Laboratuvar ortamında yapılan analizler, serinlemek için içtiğimiz bu ürünlerin aslında birer "mikroplastik kokteyli" olabileceğini ortaya koydu.
Raporun en can alıcı noktası, plastik kirliliğinin sabit bir kirlilik olmadığı, tüketici davranışına göre arttığı gerçeğiydi. Araştırmacılar, şişelerin kapağının her açılıp kapanışında, plastiğin bozunarak içeceğe daha fazla partikül bıraktığını tespit etti.
Kapak 20 kez açıldığında risk 10 katına çıkıyor
Sivil toplum örgütü, gerçek kullanım senaryolarını taklit ederek şişeleri 1, 10 ve 20 kez açarak testler gerçekleştirdi. Sonuçlar bilim insanlarını bile şaşırttı.
Şişeler ilk kez açıldığında litre başına ortalama 4 mikropartikül tespit edilirken, 20. açılışta bu sayı dramatik bir şekilde yükseldi. Bir litre Coca-Cola'da 46, Schweppes'te ise 62 mikropartiküle rastlandı. Uzmanlar, bu artışın nedenini, sürtünmeye maruz kalan plastik kapağın bozularak içeceğe parça dökmesi olarak açıklıyor.
Bildirilenden çok daha fazla plastik türü var
Rapor, üretici firmaların şeffaflığını da sorgulatacak veriler içeriyor. Üreticiler, içecekle temas halinde sadece iki tür polimer (Kapak için PE, şişe için PET) beyan ederken, analizlerde tam altı farklı polimer türü tespit edildi.
Araştırmayı yöneten Magali Leroy, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirterek, "Tüketiciler, sağlık üzerindeki etkileri göz ardı edilemeyecek moleküllere maruz bırakılıyor. Coca-Cola ve sağlık yetkilileri bu durumu derhal açıklamalıdır" ifadelerini kullandı.
Hücrelerimize kadar sızan sinsi tehlike
Tespit edilen parçacıkların boyutu, tehlikenin ciddiyetini artırıyor. Bulunan mikroplastiklerin tamamı 500 mikrometreden küçükken, büyük çoğunluğu 100 mikrometrenin altında. Daha da ürkütücü olanı, her iki içecekte de "büyük miktarda" nanopartikül bulunması.
Raporda, bu parçacıkların düzensiz şekillerinin insan hücreleriyle etkileşimi kolaylaştırdığı ve potansiyel olarak hücre bariyerlerini aşabileceği uyarısı yapıldı.
Yılda 120 bin parçacık yutuyoruz
Gıda kaynaklı mikroplastik alımının insan sağlığı üzerindeki kümülatif etkisi ise raporun finalinde gözler önüne serildi. Sadece yiyecek ve içeceklerden yılda kişi başına 39.000 ila 52.000 arasında plastik parçacık yutulduğu tahmin ediliyor.
Eğer solunan plastikler de hesaba katılırsa, bu rakam yılda 121.000 parçacığa kadar çıkıyor. Bilim dünyası, mikroplastiğe maruz kalmanın uzun vadeli sonuçlarını hala araştırıyor olsa da, vücudumuzda biriken bu yabancı maddelerin masum olmadığı konusunda hemfikir.
Kaynak: Haber Merkezi













