(LEFKOŞA) – Kıbrıs’ta sekiz yıl boyunca süren diplomatik sessizliğin ardından ilk lider teması yarın gerçekleşiyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodoulides, sabah 09.30’da Lefkoşa’daki Birleşmiş Milletler tesislerinde bir araya gelecek. Bir saat sürmesi planlanan görüşme, taraflarca “müzakere” değil; yalnızca zeminin olup olmadığını test eden bir “ilk temas” olarak tanımlanıyor.
Toplantı, BM Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi Khassim Diagne’nin konutunda yapılacak. Diagne’nin liderleri karşılayıp ardından odayı tamamen iki tarafa bırakması, BM’nin bu buluşmayı baskısız, yönlendirmesiz ve beklenti yükseltmeyen bir formatta kurguladığını gösteriyor.
Erhürman: Bu bir tanışma temasından ibaret
Erhürman, günlerdir kamuoyuna yaptığı açıklamalarda görüşmenin bir süreç başlangıcı olmadığını vurguluyor. Asıl amacın, sekiz yıllık tıkanmanın ardından müzakereye uygun bir zeminin bulunup bulunmadığını anlamak olduğunu belirtiyor. Türk tarafının olası bir süreci dört ilke üzerinden şekillendirebileceğini söylüyor:
Geçmiş yakınlaşmaların kabulü, siyasal eşitliğin tescili, zaman sınırlı takvim ve başarısızlık hâlinde eski statükoya dönüşü engelleyecek garanti mekanizması.
Geçtiğimiz günlerde ilk kez toplanan “Liderler Konseyi”, Türk tarafında siyasi birlik görüntüsünü güçlendirdi. Bu yapı, yıllardır Rum tarafında stratejik omurga işlevi gören Ulusal Konsey’in gevşek bir karşılığı olarak görülüyor ve Erhürman’a geniş bir istişare desteği sağlıyor.
Ayrıca Ersin Tatar döneminin sert ve Ankara merkezli çizgisinin ardından Erhürman’ın Türkiye ile ilişkileri daha dengeli bir zemine çekme arayışı da dikkatle izleniyor.
Erdoğan: Egemen eşitlik taviz verilmez bir çizgidir
Erhürman’ı Ankara’da misafir eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine sonrası yaptığı açıklamada Türk tarafının yaklaşımını netleştirdi. “Ada’da adil ve kalıcı çözüm, egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayanır” diyen Erdoğan, federal çözüm seçeneklerini yeniden “zaman kaybı” olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte Erdoğan’ın tonunun sert değil, sınırlı bir alan açan fakat çizgileri belirgin bir çerçeve sunduğu yorumları yapılıyor. Bu durum, Erhürman’ın müzakere yanlısı tavrının Ankara tarafından tamamen reddedilmediğini; ancak kırmızı çizgilerle çevrelendiğini gösteriyor.
Hristodoulides: AB dönem başkanlığı öncesi ivme arayışı
Rum lider Hristodoulides ise perşembe günkü buluşmayı stratejik bir fırsat olarak okuyor. Rum tarafı yaklaşan AB Konseyi Dönem Başkanlığı öncesi diplomatik zeminini güçlendirmek istiyor.
“Crans-Montana’dan kaldığımız yerden devam” söylemini ısrarla sürdüren Hristodoulides, 2017’den bu yana adadaki siyasi gerçekliklerin büyük ölçüde değişmiş olmasına rağmen federal çözüm modelinde ısrar ediyor.
Rum tarafının en tartışmalı adımlarından biri ise Türk tarafının “Dışişleri Bakanı”nı gelecek yıl Güney’de yapılacak Gymnich toplantısına davet etme niyeti. Bu hamle AB düzeyinde “açılım” görüntüsü yaratmayı amaçlarken, Türk tarafı tarafından “örtülü tanıma” tartışmalarını tetikleyen bir siyasi manevra olarak görülüyor. Ankara’nın daveti kesin bir dille reddetmesi öngörülüyor.
BM: Yüksek beklenti yerine kontrollü çerçeve
UNFICYP’in altmış yıllık tecrübesi, erken müjde vermenin tehlikeli sonuçlarını defalarca gösterdi. Bu nedenle BM, liderlerin mesajını daha iyi okuyabilmek adına beklentileri düşük tutuyor. Diagne’nin görüşmeye karışmaması, sürecin daha doğal bir atmosferde başlamasını sağlamak için tercih edilmiş bir yöntem.
Bir saatlik temas: Yeni bir kapı mı, kilitli bir kapı mı?
Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlayıp başlamayacağı bu görüşmeye bağlı olmayabilir; ancak yarınki buluşma, oyunun oynanıp oynanmayacağını gösterecek. Türk tarafı Liderler Konseyi’nin desteğini arkasına alarak masaya daha hazırlıklı geliyor. Rum tarafı AB kartlarına bel bağlıyor.
Ankara kırmızı çizgilerini net şekilde hatırlatıyor.
BM ise aceleci bir format yerine sabırlı diplomatik tasarım tercih ediyor.
Tüm işaretler, sadece bir saatin bile Kıbrıs dosyasının geleceği açısından belirleyici olabileceğine işaret ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi










