Kırmızı et, Türk mutfağının vazgeçilmez besinlerinden biri. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, et tüketimiyle kalp-damar sağlığı arasındaki hassas dengeyi sorgulamaya açtı. Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Fakültesi tarafından yürütülen 15 yıllık geniş kapsamlı çalışmada, kırmızı etin özellikle işlenmiş formda tüketilmesinin kalp krizi riskini artırdığı tespit edildi.
Araştırmada 200 binden fazla katılımcının beslenme alışkanlıkları ve kardiyovasküler sağlık verileri incelendi. Bulgulara göre, haftada beş porsiyondan fazla işlenmiş et tüketen bireylerde kalp krizi riski %25 oranında artış gösterdi.
İşlenmiş etlerde gizli tehlike: Doymuş yağ ve sodyum
Uzmanlar, salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinin içerdiği yüksek doymuş yağ ve sodyum miktarının damar sertliğine yol açtığını belirtiyor. Bu durum, zamanla damar duvarlarında plak oluşumunu hızlandırarak kalp krizi riskini artırıyor.
Harvard Tıp Fakültesi’nden Kardiyolog Prof. Dr. Jonathan Lee, “Sorun kırmızı etin kendisinde değil, nasıl ve ne sıklıkla tüketildiğinde. İşlenmiş etlerin içerisindeki koruyucu maddeler ve nitratlar, vücuttaki inflamasyonu artırıyor.” ifadelerini kullandı.
Kırmızı et tamamen yasak mı?
Bilim insanları, kırmızı etin besin değeri açısından önemli bir protein, demir ve B12 vitamini kaynağı olduğunu hatırlatıyor. Ancak tüketim sıklığı ve porsiyon miktarı hayati önem taşıyor.
Amerikan Kalp Derneği, haftada 350 gramı aşmayan kırmızı et tüketiminin kalp sağlığı açısından güvenli sınırlar içinde olduğunu bildiriyor.
Uzman Diyetisyen Dr. Nermin Akçay, “Haftada bir veya iki kez yağsız dana eti ya da kuzu eti tüketmek vücut için faydalıdır. Ancak her gün sucuklu kahvaltı ya da fast food türü et tüketimi, kalp-damar sistemini yorar.” değerlendirmesinde bulundu.
Bitkisel proteinler koruyucu etki sağlıyor
Araştırma ekibi, kırmızı etin bir kısmının baklagiller, balık ve beyaz etle değiştirilmesinin kalp sağlığını koruyabileceğini de belirtti. Özellikle mercimek, nohut ve fasulye gibi bitkisel protein kaynakları, kolesterolü düşürerek damar elastikiyetini artırıyor.
Kaliforniya Üniversitesi’nin bir başka çalışmasında, bitkisel proteinden zengin diyet uygulayan bireylerde kalp hastalığı riskinin %18 azaldığı gözlemlendi.
Beslenme Uzmanı Dr. Akçay, “Kırmızı eti tamamen hayatımızdan çıkarmak gerekmiyor. Asıl mesele porsiyon kontrolü ve denge. Haftalık menüye sebze, bakliyat ve balığı dahil etmek, kalp dostu bir adım olur.” dedi.
Bilimsel dengede kalmak gerekiyor
Uzmanlara göre, kırmızı etin yasaklanması kadar ölçüsüz tüketimi de tehlikeli. Dengeli beslenme alışkanlıkları ve düzenli egzersiz, kalp sağlığının korunmasında en etkili yöntem olarak öne çıkıyor.
Araştırmacılar, toplumun bilinçlenmesiyle kalp-damar hastalıklarının büyük oranda önlenebileceğini belirtiyor.
Kırmızı etin kalp üzerindeki etkileri üzerine yürütülen çalışmaların sürdüğü, farklı beslenme modellerinin uzun vadeli sonuçlarının önümüzdeki yıllarda daha net anlaşılacağı bildiriliyor.
Kaynak: Haber Merkezi












