Reklam
(TBMM) - Terör örgütü PKK’nın fesih kararı ve silah bırakmasının ardından yürütülecek süreçte gerekli yasal düzenlemeler için TBMM’de kurulan komisyon ilk toplantısını yapıyor. CHP adına söz alan Grup Başkanvekili Murat Emir, "Bu komisyon asla bir anayasa çalışmasının hazırlığı tartışmasının dahi parçası olmayacaktır. Çünkü bizim anayasa yapımıyla ilgili ilk şartımız, önce Anayasa’ya ve AYM kararlarına uyulmasını beklemektir. Komisyon bugün dağılmadan güven artırıcı önlemler açıklayalım. Kayyım uygulamalarından vazgeçilmesi için bir çağrıda bulunalım. Komisyon bugün ‘AYM ve AİHM kararlarına uyulmalıdır’ demelidir" diye konuştu.Terör örgütü PKK’nın fesih kararı ve silah bırakmasının ardından yürütülecek süreçte gerekli yasal düzenlemeler için TBMM’de kurulan komisyon ilk toplantısını yapıyor. Toplantının ilk gününde, komisyonun adının, çalışma usul ve esaslarının, prensiplerinin belirlenmesi planlanıyor. TBMM Başkanı Kurtulmuş komisyonun açılış konuşması sonrasında komisyondaki siyasi parti temsilcilerinin değerlendirmeleri için grubu bulunan siyasi parti temsilcilerine 20’şer dakika, grubu bulunmayan komisyon üyelerine ise 10’ar dakika konuşma süresi verildi.CHP adına söz alan Grup Başkanvekili Murat Emir, komisyon çalışmalarının herkesi kucaklayan bir yapıda olması gerektiğine dikkati çekerek kayyum uygulamalarıyla hukukun üstünlüğü ilkesinin çiğnendiğini belirtti. Komisyonu bugün güven artıcı önlemler almaya ve bunları açıklamaya davet eden Emir, şöyle konuştu:"Adalete dair, hukuk devletine dair, eşitlik ve özgürlük mücadeleseni dair, Kürt sorununa dair en yakıcı sorunların tartışılacağı, çözümler üretileceği yegane mekan elbette ki Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu yüce Meclis’imizdir. Yüce Meclis’imizide her sorunumuzu büyük bir açıklıkla, milletimizin önünde, şeffaflıkla, demokratik bir kültürle, herkesi kucaklayarak, kimseyi geride bırakmayarak konuşmak, bu zeminleri yaratmak son derece değerlidir. Umuyorum ki bu komisyon çalışmalarında da demokratik eşit toplum yaratma, Kürt sorunu dahil acil sorunlarımıza somut çözümler üretme noktasında başarılı çalışmalara imza atarız ve halkımızın beklediği kimi adımları atmakta başarılı oluruz.Bir terör sorunumuz var 50 yılı aşkın süredir ve artık kurtulmak istediğimiz. Bu sorunumuzla ilgili olarak elbette ki güvenlik güçlerimizin bugüne kadar yaptığı mücadele ama onun yanında da Meclis’imizin atması gereken kimi siyasi adımları burada açıklıkla tartışmaktan ve gerektiğinde el ele vermekten çekinmeyiz. Ama burada önemli olan toplumsal fay hatlarını büyütmeyen, toplumsal barışa katkı verecek, şehit analarının ve gazilerin gözünün içine bakabileceğimiz ama bundan sonra daha güçlü, demokratik, eşit, adil bir Türkiye yaratmak konusunda Türk-Kürt, hiçbir etnik kimlik ayrımı yapmaksızın, hiçbir mezhep ayrımı yapmaksızın yeni bir Türkiye yaratmak konusunda adımlar atmalıyız."Ağır hukuk devleti sorunumuz hepimizin önünde en yıkıcı sorunlardan biri olarak durmakta"Anayasa’nın rutin olarak çiğnendiği bir düzenden geçiyoruz. Meclis’imizin seçilmiş bir üyesi şu anda fiilen AYM kararlarına rağmen cezaevinde tutulduğu için görevini yapamamaktadır. AİHM kararları ısrarla uygulanmamaktadır. Hukuk devleti yerle bir edilmiştir. Adeta muhalif saydıkları kişilere dönük olarak bir düşman hukuku uygulanmaktadır. Ceza Usul Hukuku ayaklar altındadır, hukuk devleti ayaklar altındadır. Kayyım uygulamalarıyla milli iradeye müdahale edilmekte, saldırılmakta ve halk iradesi hiçe sayılmaktadır. Kayyum uygulamaları, belediye başkanlarının bir başka şekilde tutukluluklar, iftiracılar, içi boş dosyalar üzerinden cezaevine konulması ve bu yönüyle halk iradesinin gasp edilmesi ve bununla birlikte siyasetin yargı sopasıyla dizayn edilmesi sürecini yaşıyoruz. Bu ağır hukuk devleti sorunumuz hepimizin önünde en yıkıcı sorunlardan biri olarak durmaktadır."Bu komisyon asla bir anayasa çalışmasının hazırlığı tartışmasının dahi parçası olmayacaktır"Eşitlik konusunda çok gerilerdeyiz. Ne Alevilerin eşit vatandaşlık talebini duyabildik ne de buna benzer birçok ayrımcılığı önlemek konusunda maalesef adımlar atamadık. Elbette bu komisyonun her şeyi bir çırpıda halledemeyeceğini, her soruna çözüm bulamayacağını öngörüyoruz ama demokrasimizle ilgili, özgürlüklerimizle ilgili, yargı üzerinden siyasetin dizayn edilmesiyle ilgili, Kürt sorunuyla ilgili birçok sorunu burada cesaretle tartışmalıyız ve cesaretle yüce Meclis’ten bir ses yükseltmeliyiz. Bu komisyon, zaten varılmış mutabakatların toplumsal meşruiyet zeminini genişletmek üzere, zaten kararlaştırılmış kimi yasaların ilkesel altlığının oluşturulması için göstermelik bir komisyon olmamalıdır. Bu komisyonun işlevsel olabilmesinin yegane yolu da adından başlayarak oluşumuna, kararları nasıl alacağına, gündemi nasıl belirleyeceğine dönük olarak ayrıntılı bir içtüzük çalışması yapmakla mümkündür. Bunun içine mutlaka komisyonun amacının ne olduğu konulmalıdır.Sadece dar bir gündeme saplanacak komisyon, bizim hedeflediğimiz ve Türkiye’nin ihtiyacı olan çalışmaları yapamayacaktır. Bu nedenle komisyon, gerekiyorsa uzun çalışmalıdır, gerekiyorsa haftanın her günü çalışmalıdır ama bütün bu sorunlara bütüncül bir yaklaşım sergilemek zorundadır. Bu komisyon asla bir anayasa çalışmasının hazırlığı tartışmasının dahi parçası olmayacaktır. Çünkü bizim anayasa yapımıyla ilgili ilk şartımız, önce Anayasa’ya ve AYM kararlarına uyulmasını beklemektir. Zor sorulara zor cevaplar bulmak için buradayız. Öyleyse bu komisyonla ilgili şüpheleri, kaygıları dağıtmak zorundayız. Çünkü halkımızın bir kısmının şüpheyle baktığını biliyoruz. Burada yasa yapmak üzere öneri hazırlamak ve varolan yasaların uygulanmasını beklemek kadar da bir çalışmanın içinde olmamız gerekir.Eğer tutukluluk bir istisna olmaktan çıkartılıp özellikle siyasetin dizayn edilmesi için kullanılıyorsa bunun olduğu bir Türkiye’de bu komisyon buna duyarsız kalamaz. Bu sorunu gözardı ederek Türkiye demokrasisine de Türkiye’nin toplumsal barışına da herhangi bir katkıda bulunma olanağımız yoktur. Bir an evvel, komisyon bugün dağılmadan güven artırıcı önlemler açıklayalım. Mesela kayyım uygulamaları... Bu kayyım uygulamalarından bir an evvel vazgeçilmesi için buradan bir çağrıda bulunalım. Abdurrahman Tutdere, 4 gün gözaltına alındı. Hemen alındı belediye başkanlığından. Şimdi gözaltında değil, ev hapsi de bitti. Niye dönmedi görevine? AİHM ve AYM kararlarına uyulmadığı hepimizin malumu. O halde komisyon bugün ‘AYM ve AİHM kararlarına uyulmalıdır’ demelidir. Bu mesajlar hem komisyonumuzun tutarlılığı hem komisyonumuzun alacağı yol hem komisyonumuzun tüm Türkiye’ye demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti adına vereceği mesajı son derece kuvvetlendirecektir.''
Reklam










