Reklam
(TBMM) - Terör örgütü PKK’nın fesih kararı ve silah bırakmasının ardından yürütülecek süreçte gerekli yasal düzenlemeler için TBMM’de kurulan komisyon ilk toplantısını yapıyor. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, "Bize göre sorun, Güneydoğu sorunudur. Eğer sorun gerçekten Kürt sorunu olsaydı, Ankara’nın Haymana’sında, Konya’nın Kulu’sunda da olması gerekirdi. Oysa Türkiye’nin Güneydoğu’sundan başka hiçbir yöresinde böyle bir sorun yoktur. Zira sorun fukaralıksa Kürt’te olduğu kadar Türk’te de Arap’ta da Süryani’de de var. Sorun vergide adaletsizlikse Kürt ne kadar mağdursa Türk onlardan katbekat fazlasıyla mağdurdur" diye konuştu.Terör örgütü PKK’nın fesih kararı ve silah bırakmasının ardından yürütülecek süreçte gerekli yasal düzenlemeler için TBMM’de kurulan komisyon ilk toplantısını yapıyor. Toplantının ilk gününde komisyonun adının, çalışma usul ve esaslarının, prensiplerinin belirlenmesi planlanıyor.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un komisyonun açılış konuşması sonrasında komisyondaki siyasi parti temsilcilerinin değerlendirmeleri için grubu bulunan siyasi parti temsilcilerine 20’şer, grubu bulunmayan komisyon üyelerine ise 10’ar dakika konuşma süresi verildi.Grubu olmayan ancak Meclis'te temsil edilen siyasi partilerden Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, bir Kürt sorunu olmadığını belirterek şöyle konuştu:“Bölge üzerinde on yıllar öncesinde planlanmış stratejinin yeni aşamalarından biriyle karşı karşıyayız. Osmanlı İmparatorluğu’nun üç kıta üzerinde 620 yıl süren hakimiyetini ortadan kaldırmak amacıyla topyekun başlatılan emperyalist işgal ve paylaşım savaşı sonrasında bu topraklarda binlerce yıllık geçmişe sahip asil Türk milleti her kökenden ve her inançtan tüm unsurlarıyla kol kola girmiş ulusal kurtuluş zaferini tarihin sayfalarına altın harfleriyle yazmıştır.İngiltere’nin koordinatörlüğünde, ABD’nin yöneticiliğinde, tetikçiliğini İsrail ve muhtelif terör örgütlerinin üstlendiği bu planın nihai varacağı nokta ise İsrail ve Ermenistan’ı sınır komşusu yapmaktır. Emperyalizmin bölgemizde kendisine partner olarak yarattığı PKK terör örgütü ve ilerleyen süreçte PYD/YPG, KCK gibi bağışık yapıların tamamen tasfiyesinin sağlanması olmalıdır. Varoluş nedenleri sözde Kürt sorunu adı altında ortak faydaya yaslayan bu ayrılıkçı siyasetin önde gelenleri de çok iyi bilmektedir ki konu ekonomik, sosyal ya da demokratik işleyişle alakalı değil, tamamen fiziki bölünmenin hayali ve hevesine dayanmaktadır.Bize göre sorun, Güneydoğu sorunudur. Eğer sorun gerçekten Kürt sorunu olsaydı, bunun Ankara’nın Haymana’sında, Konya’nın Kulu’sunda olması gerekirdi. Oysa Türkiye’nin Güneydoğu’sundan başka hiçbir yöresinde böyle bir sorun yoktur. Zira sorun fukaralıksa Kürt’te olduğu kadar Türk’te de Arap’ta da Süryani’de de var. Sorun vergide adaletsizlikse Kürt ne kadar mağdursa Türk onlardan katbekat fazlasıyla mağdurdur. Yol, elektrik, su, okul sorunu Kürt’ün yaşadığı sorun kadar Türk’ün de yaşadığı sorundur. Mesele, emperyalizme karşı direnç meselesidir. Bu komisyonun adının ‘Tam Bağımsız Türkiye Yolunda Ulusal Birlik Komisyonu’ olması önerimizdir.”Altıntaş: "İç barışı sağlayarak milli birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi konuşurken yeni kamplaşmalara neden olmamalıyız"Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş da komisyon çalışmalarının yeni anayasa çalışmalarıyla birlikte anılmasının hatalı bir uygulama olacağına dikkat çekerek, şunları söyledi:“Bu çalışmalar gerçekten ülkenin huzur ve dirliği için yapılacak ise etnik ve dini tartışmaları aşarak bireyin hak ve hukukunun korunacağı, hukukla adaletin sağlanması ve demokrasinin şaheseri olan bireyin gelişmesine ve çağa ayak uydurmasına yardımcı olmalıdır. Önü ve arkası düşünülmeden gereksiz ve mesnetsiz anayasa tartışmaları ve Anayasa’nın ilk 4 maddesi, 66. maddesi tartışmaları bu çalışma grubundan çok önce iktidar çevreleri tarafından sıkça dile getirilmiştir. Anayasa’nın ilk 4 maddesi ve 66. maddesi vatandaşın üzerinde bir vesayet müessesesi asla değildir, birlik ve beraberliğimizin teminatıdır. Bu anlamsız tartışma, bugün yanına terör örgütü de katılarak sürdürülmemelidir.Vatandaşların din ve etnik temelde ayrıştırılarak kutuplaştırılması siyasetin amacı olmamalıdır. Müşterek geçmişimizi yok edersek müşterek geleceğimizi de yok etmiş oluruz. Çalışmanın esaslarını ve adını doğru koymalıyız. Aksi takdirde sonuç alamayız. Çalışma grubu görev ve sorumlulukları açık, net ve art niyetsiz tartışma ve görüşlerini kamuoyunu mutlak suretle bilgilendirmek zorundayız. Bugüne gelişimizde açık bir tutum belirlenmemiştir. Dolmabahçe mutabakatında masa neden devrilmiştir, mutabık kalınan konular açıklansaydı 2023 ve 2024 seçimlerinde muhalefeti terörle işbirliği yapmakla hiç kimse suçlayamazdı. Terör tehdidini ortadan kaldırmayı, iç barışı sağlayarak milli birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi konuşurken yeni kamplaşmalara neden olmamalıyız.”
Reklam












