(ANKARA) – Türkiye’de şans oyunları sistemi uzun süredir güven problemleriyle karşı karşıya. Özellikle Sayısal Loto ve Süper Loto çekilişlerinde “sonuçların belli kişiler için hazırlandığı”, “büyük ikramiyenin önceden kime gideceğinin bilindiği” gibi ağır iddialar biriken şikayetlerle yeniden gündeme oturdu.
Şikâyetler artıyor
Oyuncular uzun vadede benzer örnekleri paylaşmaya başladı: oturdukları semt ya da ilçede üst üste büyük ikramiyelerin çıktığı; rakam desenlerinde tekrarlanan kalıpların olduğu; ve kuponların son dakikaya kadar kabul edilmeyip “çekiliş öncesi sistemin kapanması” gibi durumların yaşandığı ileri sürülüyor. Örneğin bir kullanıcı şöyle diyor: “Süper Loto … üst üste çıkmıyor, bekliyoruz devri sürsün diye birileri kazanıyor.”
Öte yandan sosyal medya, forum ve şikâyet platformlarında şu tür yorumlar dikkat çekiyor:
“Bu ülkede hiçbir şeye güvenim kalmadı… her şeyin içi boşaltıldı.”
“İllaki bir hilesi vardır, devletin o kadar parayı tek bir kişiye yedireceğini düşünmüyorum.”
Somut vakalar ve “tesadüf” mü?
En dikkat çekici örneklerden biri 2016 yılında gündeme geldi: Sayısal Loto’nun büyük ikramiyesi 18. kez aynı ilçede çıktı—İstanbul Yenimahalle değil, ANKARA Yenimahalle. Bu durum “tesadüf mü, çeteleşme mi?” tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Benzer şekilde çekiliş sonuçlarında ardışık sayılar, uzun süredir kazandırmama, sistem üzerinden son dakikaya kadar oynayamama gibi parametreler de şüphe yaratıyor.
Kurumsal savunma ve yasal altyapı
İşletmeci şirket Sisal Şans İnteraktif Hizmetler A.Ş., bu iddialara karşılık resmi bir açıklama yayınladı ve çekilişlerin tamamen denetim altına alındığını, hileye izin verilmediğini belirtti.
Hukuk açısından bakıldığında ise devletin şans oyunları üzerinde tekel kurduğu; ancak şikâyetlerin artması ve denetim mekanizmalarının şeffaflığı konusunda soru işaretleri bulunduğu görülüyor.
Vatandaş açısından sonuçlar
– İnsanların şansa dair güveni sarsılmış durumda.
– Oyuncular, “oynanabilirlik” yerine “kazanılabilirlik” algısında adaletsizlik hissetmeye başladılar.
– Devletin ve işletmecinin bu algıyla mücadele etmemesi, sistemin meşruiyetine yönelik ciddi zafiyet yaratıyor.
Ne yapılmalı?
Şeffaflığı artıracak birkaç adım öne çıkıyor:
Çekilişlerin bağımsız denetim raporlarına herkesin erişebilmesi.
Büyük ikramiye kazananlarının kim olduğu, semt vs. anonimlik korunarak açıklanmalı.
Bayi ve online sistemlerin kapanış saatleri, kupona erişim hakları net şekilde duyurulmalı.
Denetim mekanizmasının, “kameralı kayıt”, “küp çekimi”, “numara dizilim analizleri” gibi yöntemlerle geliştirilmesi gerek.
Kısacası, sadece “talih” değil; “güven” de sistemin temel altyapısı olmalı. Aksi halde halkın gözünde oyun değil, bir “şans düzeni”ne dönüşür.
Gözler şimdi Ankara’daki yetkililere ve şans oyunlarını düzenleyen kurumlara çevrilmiş durumda.
Kaynak: Haber Merkezi












