Yeni eğitim-öğretim yılı 8 Eylül’de başlıyor. Ancak öğrenciler bu yıl okula başlamanın sevincini değil, ekonomik kaygılarını yaşıyor. Eğitim masraflarındaki artış, ailelerin ve gençlerin en büyük sorunlarından biri haline geldi.
Aliağa Halkçı Liseliler Temsilcisi Mert Ali Dokur, yaptığı açıklamada öğrencilerin karşı karşıya kaldığı tabloya dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Okulun kapısından girmenin bedeli olmuş binlerce Türk lirası. Güvenlik için servis kullanmak isteyen bir öğrenci, artık taksiyle gidip gelmenin daha ucuz olduğunu görüyor. Okulda bir öğün yemek yemek bile en az 200 TL. Bu şartlarda ne aileler huzurlu olabilir, ne öğrenciler. Sadece kantinciler ve kırtasiyeciler huzurlu olabilir.”
Kitaplar ve Kırtasiye Fiyatları Cep Yakıyor
Dokur, eğitim araçlarının da ciddi şekilde zamlandığını vurgulayarak, test kitaplarının fiyatlarının dahi öğrencilerin belini büktüğünü söyledi:
“Geçenlerde bir test kitabı almak istedim, en ucuzu 300 TL. Eğitim için gerekli en temel materyallerin bile bu kadar pahalı hale gelmesi kabul edilemez.”
Eğitim-Sen’in yayımladığı verilere göre, 2024-2025 eğitim yılına girerken kırtasiye ürünlerine ortalama %60-70 zam geldi. Defter, kalem ve çanta gibi en temel ihtiyaçlar bile ailelerin bütçesini zorluyor. Bir öğrencinin yıllık kırtasiye masrafı ortalama 5.000 TL’ye ulaşmış durumda.
Velilerin Sırtına Yüklenen Masraflar
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), özel okulların yemek, servis ve kıyafet ücretlerinde %200’ü aşan zamlar yapıldığını raporladı. Bazı veliler, yalnızca yemek ve servis ücreti için yılda 40-50 bin TL ödemek zorunda kalıyor.
Devlet okullarında da tablo farklı değil. Servis kullanmak isteyen aileler aylık 5-6 bin TL ek yükle karşı karşıya kalıyor. Çocuğunu okula yürüyerek ya da toplu taşımayla gönderen aileler bile kantin masrafları nedeniyle zorlanıyor.
Eğitimde Fırsat Eşitsizliği Derinleşiyor
Artan maliyetler, öğrenciler arasında büyük bir eşitsizliğe yol açıyor. Uzmanlara göre bu durum, dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitimden kopmasına, fırsat eşitsizliğinin kalıcı hale gelmesine neden oluyor.
Ekonomi uzmanları, eğitim harcamalarındaki artışın sadece haneleri değil, toplumsal yapıyı da tehdit ettiğini vurguluyor. Üniversite öğrencilerinin barınma ve beslenme masrafları da asgari ücretin üzerine çıktı. Bir öğrencinin aylık yaşam maliyeti özel yurtta 22.000 TL’yi buluyor.
Dokur: “Bu Artış Sadece Ekonomik Değil, Siyasal Bir Kriz”
Dokur, artan masrafların yalnızca ekonomik değil, siyasal bir sorun olduğunun da altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu fiyatların olağanlaşması, sadece bir hükümet krizini değil, aynı zamanda bir rejim krizini de gösteriyor. Gençlik umutsuz, aileler çaresiz. Eğitim, topluma umut ve gelecek inşa etmesi gerekirken bugün gelecek kaygısının en büyük sebebi haline gelmiştir.”













