Reklam
Haber: Tenzile AŞÇI - Kamera: Akın KÜÇÜKKURT(İZMİR) - Yaz aylarının yarısı geride kalırken tüketici yaz meyvelerine ulaşamadı. Tarım yazarı-gazeteci Ali Ekber Yıldırım, zincir marketlerin ifatların oluşmasında etkisine işaret ederek, ''Bugün pazar esnafı da manavda herkes markete bakıyor. Marketteki fiyata göre kendine bir fiyat belirliyor. Üreticiyle konuştuğunuzda o para kazanamadığından şikayet ediyor. Ama tüketiciye de gittiğimizde ‘çok pahalı, ben tüketemiyorum’ diyor. Ama önümüzdeki yıllarda da bu fiyatların tekrar geriye gelmesi, çok düşmesi açıkçası çok beklenen bir durum değil. Bundan sonra meyve fiyatını 100 liralar, 50 liralar göremeyeceğiz'' dedi.Yaz sezonunun yarısı geride kalırken yaz meyveleri de tezgahlarda kaldı. Yaz meyvelerinin fiyatı bu yıl rekor seviyelere ulaştı. Kiraz, kayısı, şeftali ve vişne gibi birçok üründe fiyatlar 300 liraların üzerine çıkarken vatandaşlar, yaz meyvelerini mevsiminde dahi tüketemedi.Yaz meyvelerindeki fahiş fiyatlarda yıl içinde üst üste yaşanan zirai don etkisini gösterirken farklı etkenler de yüksek fiyatlarda etkili oldu. Fiyatlara ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan tarım yazarı-gazeteci Ali Ekber Yıldırım, ''fırsatçılık'' uyarısı yaparken tüketici için önümüzdeki aylarda olumsuz tablo çizdi.''Sadece zirai don değil, bundan faydalananlar da var''Yaz meyvelerinin ekstrem fiyatlarında nedeninin sene içinde yaşanan don olayları kadar ''faydacılık'' da olduğunu belirten Yıldırım, incir örneğini vererek, şunları söyledi:''Türkiye bu yıl bir kez değil üç zirai don üst üste yaşadı. Bu en çok da meyveleri vurdu. Kiraz olsun, vişne olsun, şeftali, kayısı... Aslında bunların birçoğunda da Türkiye dünyada en fazla üretim yapan ülke. En çok biz üretiyoruz ama biz tüketemiyoruz. Çünkü bu yıl özellikle zirai donun tabii ki çok büyük etkisi oldu. Kiraz da olsun, kayısı da olsun birçok üründe yüzde 50'nin üzerinde, bazılarında yüzde 65-70 kayıp oldu. Ürün olmayınca fiyatı mutlaka artıyor. Ama sadece zirai don değil, bundan faydalananlar da var. ‘Nasıl olsa ürün yok’ deyip bunun üstüne fiyatı istediği gibi koyan... Ahlak açısından da pek kabul edilemeyecek hareketler de oluyor. Ama ekonominin genel kuralı az olan ürünün mutlaka fiyatı artıyor. Daha yeni incir çıkmaya başladı. İncir, hani zirai dondan çok fazla etkilenen bir ürün olmadı. Ama orada da fiyatlar öyle bir yüksek çıktı ki tüketici tüketemiyor. Ve biz bunlarda dünyada birinci sıradayız.''''Bugün pazar esnafı da manavda herkes markete bakıyor''Zincir market fiyatlarının ürün fiyatlarında belirleyici hale geldiğini ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:''Kamuoyunda şöyle bir şey oluşuyor ki bu genelde marketler üzerinden oluşuyor. Bugün pazar esnafı da manavda herkes markete bakıyor. Marketteki fiyata göre kendine bir fiyat belirliyor. Burada işin ekonomik boyutu, ürünün çok olması, az olmasından çok belirleyici olan bana göre marketler oluyor. Marketler bir üreticiden ciddi miktarda ürün aldıkları için orada belirliyorlar. İkincisi bugün bir pazar esnafına gittiğinizde ürünü kaç aldığına değil, ‘şu markette bu fiyat şu kadar’ deyip kendine öyle bir fiyat belirliyor.''"Bu fiyatların tekrar geriye gelmesi, çok düşmesi açıkçası çok beklenen bir durum değil"Fiyatların önümüzdeki dönemlerde de normale dönmeyeceğini belirten Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:''Üreticiyle konuştuğunuzda o para kazanamadığından şikayet ediyor. Çünkü ürün olmadı, çok az oldu. Ciddi zararı var. Ama tüketiciye de gittiğimizde ‘çok pahalı, ben tüketemiyorum’ diyor. Ne yazık ki bu sene böyle gidiyor. Ama önümüzdeki yıllarda da bu fiyatların tekrar geriye gelmesi, çok düşmesi açıkçası çok beklenen bir durum değil. Çünkü hem zirai donun önümüzdeki yıla da etkisi olacak. Ağaçların bir bölümü zarar gördüğü için gelecek senenin ürünü de az olacak. Bir yandan da bu fiyat politikasıyla... Eskiden mesela meyve dediğiniz zaman 20-30 lira civarındaydı. Sonra bu 50-100 oldu. Şimdi 200'lerle konuşuyoruz. 200 üzerinde üstüne çıktı bazı ürünlerde. Dolayısıyla ben fiyatta bir düşüş olacağını çok beklemiyorum. Orta uzun vadeye baktığımızda da çok umutlu olamıyoruz. Çünkü sistem bir yerleşiyor. Bundan sonra meyve fiyatını 100 liralar, 50 liralar göremeyeceğiz.''''İhracat kısıtlanınca çiftçide fiyat düşüyor ama tüketicide düşmüyor''Hükümetin ihracata kısıtlama getirmesi durumunda meyve fiyatlarının daha düşük olup olmayacağı konusuna da değinen Yıldırım, ''Kısıtlama getiriyor aslında. Yani hükümetin yaptığı en büyük yanlışlardan birisi bu. Bir ürünün fiyatı artınca bir, ithalat kapısını açıyor. İkincisi de ihracata kısıtlama getiriyor. Fakat ihracata kısıtlama getirilince bu sefer doğrudan üretici bundan olumsuz etkileniyor. Yani ‘ihracata gitmiyor, daha ucuza tüketici yesin’ mantığı işlemiyor. İhracat kısıtlanınca çiftçide fiyat düşüyor ama tüketicide düşmüyor. Bu sefer ihracat pazarlarını da kaybediyoruz'' diye konuştu.''Ağustos ayında vatandaş uygun fiyata meyve yiyemeyecek''Tüketici için ağustos ayında da meyveye erişimin zor olacağını kaydeden Yıldırım, ''Ağustos ayında vatandaş uygun fiyata meyve yiyemeyecek. Türkiye incirde, kirazda birçok üründe dünyada birinci sırada, kayısıda en çok üreten ülke ama tüketemeyen bir ülke konumunda. Geçmiş yıllarda enflasyon rakamlarına baktığımızda haziran, temmuz, ağustos hatta eylül bazen hep eksi çıkardı tarım ürünlerinde, gıda ürünlerinde. Şimdi bakıyoruz hep yukarıda fiyatlar. Ki TÜİK’e rağmen onun tartışılan, güvenilmeyen rakamlarına rağmen arttığını görüyoruz. Buradaki sistem... Üretici ‘ben para kazanamıyorum, satamıyorum’ diye şikayet ediyor. Çünkü alım gücü düştükçe talep de azalıyor. Yani tüketici alamıyor. Alamayınca üretici satamıyor. Burada tüketici zarar ediyor, üretici zarar ediyor. Tüketici de tüketemiyor. Dolayısıyla burada bütün tarım politikasının ele alınıp yeni bir tarım politikasına Türkiye'nin ihtiyacı var'' ifadelerini kullandı.''Bundan sonra limon fiyatlarında bir gerileme olacak''Tezgahlarda yüksek fiyatıyla dikkati çeken meyvelerden bir olan limon için de ayrı pencere açan tarım yazarı-gazeteci Ali Ekber Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:''Limonda baktığımız zaman... Ağustos ayı itibarıyla Mayer cinsi dediğimiz bir limon çeşidinin hasadı yeni yeni başlıyor. Ağustos ayı gibi Türkiye'de limon hasadı başlar. Ve aralık, ocak, şubata kadar bu hasat devam eder. Bazen martta da olur ama ondan sonra bir sonraki ağustosa kadar limon hasadı artık olmuyor. Limon yok artık. Ne yapıyoruz? Özellikle Ocak, şubat döneminde hatta aralık döneminde hasat edilen limon depolara konuluyor. Ve ondan sonra biz depodan tüketiyoruz. Depoda ne kadar ürününüz varsa fiyatları da o kadar kontrol edebilirsiniz. Ama geçmişte depolar basılarak bunlar terörist ilan edildiği için artık insanlar korkuyor ürün depolamaya. Depoda ürün olmadığı için bu sefer çok az olan ürünün fiyatı artıyor. 150-200 lira gördü limon. Artık tane ile fiyat konuşuluyor. Bu hafta henüz erken olmasına rağmen Adana tarafında, Mersin tarafında bir hasat başladı. Bundan sonra fiyatlarda bir gerileme olacak. Ama limon da zirai dondan çok etkilendi. Özellikle bazı çeşitlerde ağaçlar korudu. Muhtemelen aralık ayına kadar belli bir seviyede gider. Ama ondan sonra yine bir sıkıntı olabilir.''
Reklam










