Haber: İshak kara
(ANKARA) - Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi, Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Komisyon'da her görüşten temsilcinin yer aldığını belirterek, "Amaç ortak: Terörün sona ermesi ve ülkenin birlik, beraberlik içinde kalıcı barışa ulaşması" dedi. İktidar partisinin Komisyon'da tek başına karar alamayacağını söyleyen Bilici, "Kimler ülke topraklarına gelebilecek, kimler gelemeyecek? Bütün bunlar ilerleyen aşamalarda gündeme gelecektir. Konuşulacaktır, tartışılacaktır. Ama şu da unutulmamalıdır ki biz toplumun rahatsız olacağı, toplumun kabullenmeyeceği hususlara 'evet' demeyeceğiz" diye konuştu.
Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, terör örgütünün fesih kararı ve silah bırakmasının ardından yapılması planlanan yasal düzenlemeler için oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ilişkin açıklamalarda bulundu.
Komisyonun üyesi olan Bilici, Komisyon'un, siyasi partilerin geniş katılımıyla, şeffaf ve toplumsal mutabakata dayalı şekilde yürüdüğünü belirterek, PKK’nın silah bırakması ve kalıcı barışın sağlanması yönündeki umutların arttığını söyledi.
Bilici, Komisyon için TBMM'de grubu bulunan ve bulunmayan partilerden temsilciler istendiğini, 51 kişilik olması öngörülen komisyona İYİ Parti'nin katılmadığını, böylece komisyonun 48 üyeyle kurulduğunu hatırlattı.
"Gizli toplantı tutunakları 10 yıl gizli tutulacak"
Komisyonun ilk toplantısının, çalışma esaslarının belirlenmesine ayrıldığını belirten Bilici, “Oy birliğiyle komisyonun çalışma prensipleri belirlendi. Geçtiğimiz hafta Numan Kurtulmuş beyin Başkanlığında, bakanlar ve MİT Başkanı komisyona bilgi verdi. Toplantının gizli yapılmasına, komisyonda konuşulanlar tutanaklarda yer alacak ama 10 yıl boyunca gizli tutulacacağına dair tüm üyeler oy birliğiyle karar verdi" diye konuştu.
"Çözüm süreci" olarak adlandırılan dönemde de milletvekili olduğunu söyleyen Bilici, "O dönem MHP sürece destek vermiyordu, PKK’nın da samimi bir tasfiye iradesi yoktu. Bugün ise Sayın Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan'ın olumlu yaklaşımı ve devletin ilgili kurumlarının hassas çalışmasıyla umutlarımız arttı" şeklinde konuştu.
Komisyonda, 11 siyasi partinin yanı sıra Yeni Yol grubunu oluşturan partilerle birlikte 13 partinin temsil edildiğini aktaran Bilici, “Her görüşten temsilci yer alıyor. Amaç ortak: Terörün sona ermesi ve ülkenin birlik, beraberlik içinde kalıcı barışa ulaşması" ifadelerini kullandı.
“Suriye ve Irak’taki gelişmeler çok önemli”
Mustafa Bilici, Suriye ve Irak’taki Kürt gruplarla ilişkilerin barış sürecine etkisine dikkat çekerek, şunları kaydetti:
“Suriye’de Kürtler kimliksiz yaşadı. Bugün Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duydukları bir dönem. Suriye’deki istikrar, doğrudan Türkiye’yi etkiler. Suriye'deki istikrar, Suriye'deki Kürtlerin ve diğer halkların mutluluğu doğrudan Türkiye'deki halkları da etkileyecektir. Biz kendilerini soydaş olarak tanımlıyoruz. Çünkü sınırlar çizilmeden önce iki kardeşin biri Türkiye tarafında kalmıştır. Bir diğeri Suriye tarafında kalmıştır. Bu insanlardan dünyaya gelen çocuklar şimdi birbirlerinden ayrı düşürülmek isteniyor ama şu unutulmamalıdır ki bunlar akrabadırlar, bunlar soydaştırlar ve Türkiye'nin başının ağrıması durumunda yarın bize ilk koşacak olanlar yine onlar. En son işte Kahramanmaraş merkezli depremde de gördük ki bize yardıma, o zor koşullarda dahi ilk koşanlar yine onlar olmuştur. Yine, Kuzey Irak Kürdistan bölgesinde yer alan Barzani ve diğer siyasi parti temsilcileri yardımımıza koşmuşlardır. Yarın oradaki bir sıkıntıya da biz amasız fakatsız el uzatacağız."
"Tribünlere oynayan hiçbir parti yok"
Bilici, "Milliyetçi Hareket Partisi ve Genel Başkanı olan Sayın Devlet Bahçeli'nin samimiyetle bu sürecin yürütülmesine katkı sağlıyor olması başta ana muhalefet partisi olmak üzere diğer siyasi partilerin tamamının sürece destek veriyor olması umudumuzu daha da yeşertmiş durumda" dedi.
Dem Parti, CHP ve diğer siyasi partilerin, Komisyon'da şu ana kadar oldukça olgun bir tavır sergilediklerini dile getiren Bilici, "Yani tabiri caizse tribünlere oynama gibi hiçbir milletvekilinin niyeti yok. Sadece farklı yaklaşımlar var. Dediğim gibi neredeyse bütün siyasi partilerin temsilcileri var. Bu da yaklaşık Türkiye'deki temsiliyetin yüzde 98'ini ifade etmektedir ki bu çok yüksek bir orandır. Umut ediyorum, doğu ve güneydoğu terörle anılmayacak bir şekilde eşit vatandaşlık çerçevesinde ve birlikte yaşam koşullarında hayatlarını devam ettirirler" değerlendirmesini yaptı.
"Komisyon ülkemizin farklı yerlerinde ihtiyaç olması durumunda toplanacak"
Komisyonun çalışma sürecinin 31 Aralık 2025 olarak belirlendiğini, ancak yetişmemesi durumunda yine komisyonun alacağı kararla ikişer aylık bir uzatma yetkisinin de bulunduğunu ifade eden Bilici, "Komisyon 3/5 yani 5'te 3 çoğunlukla karar alma yetkisine sahiptir. İktidar partisi tek başına karar alamaz. Toplumsal mutabakat açısından bu önemli. Kararlar muhalefetsiz geçemez. Ve yine komisyona davet edilecek STK'lar olsun, üniversitelerden veya toplumun diğer kesimlerinden bedel ödemiş insanları dinlemek üzere davet edilecek kişiler de yine komisyonun ortak kararıyla davet edilecektir. Yine bu komisyon ülkemizin farklı yerlerinde ihtiyaç olması durumunda toplanacaktır" şeklinde konuştu.
“PKK’nın tavrı umut yeşertti”
Bilici, çözüm sürecinin nihai hedefinin PKK’nın silah bırakması olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi PKK Örgütünün Kurucusu Abdullah Öcalan'dır. Abdullah Öcalan'ın bir irade ortaya koyması ve PKK'nın genel kurulunu toplayarak örgütü fesih çağrısında bulunması ve sonrasında da Süleymaniye'de silahların gömülmesi, yakılması bu işi aslında nihayete erdirecek umutları doğrusu yeşertti. Çünkü düşünün, bir şirketi kuran kişi ancak kendisi onu tasfiye edebilir. Kimler ülke topraklarına gelebilecek, kimler gelemeyecek? Bütün bunlar ilerleyen aşamalarda gündeme gelecektir. Konuşulacaktır, tartışılacaktır. Ama şu da unutulmamalıdır ki biz toplumun rahatsız olacağı, toplumun kabullenmeyeceği hususlara da 'evet' demeyeceğiz. Elbette ki acılar vardır, yaralar vardır, şehitler vardır, şehit aileleri vardır, gazi aileleri vardır, gazilerimiz vardır. Dediğim gibi ama yeni şehitler, yeni gaziler, yeni insanlarımızın da toprağa gömülmesine hiçbirimizin vicdanı el vermiyor. Bunun için de biz bu çalışmayı kıymetli buluyoruz. Değerli buluyoruz."








