(TBMM)- CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda, partisinin çözüm sürecine bakışını ve hazırladıkları raporun içeriğini savundu. CHP'ye yönelik "sorunları eksik söylüyorsunuz" eleştirilerinin haksız ve insafsız olduğunu belirten Emir, demokratikleşme adımlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
"Terörle Mücadele Kanunu baskı unsuru olmamalı"
Raporlarında Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) yeniden yapılandırılmasını önerdiklerini hatırlatan Emir, özellikle şiddet içermeyen eylemlerin suç kapsamına alınarak insanlar üzerinde baskı kurulmasına karşı olduklarını söyledi. Emir, "TMK'nın daha belirli ve öngörülebilir olmasını istiyoruz. Şiddet içermeyen eylemlerin terör kapsamında değerlendirilmesi Türkiye demokrasisine zarar veriyor. Bu net önerimizden neden rahatsızlık duyuluyor?" diye sordu.
"Cumhurbaşkanına hakaret suç olmaktan çıkarılmalı"
Demokratikleşme perspektifi kapsamında Türk Ceza Kanunu'nda köklü değişiklikler teklif ettiklerini belirten Murat Emir, ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini ifade etti. Emir, "Hakaret suçlarının ve özellikle 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçunun ceza kanunundan çıkarılması gerektiğini savunuyoruz. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun idare tarafından kötüye kullanılmasının önüne geçmeliyiz. Bu haklar kağıt üzerinde değil, fiilen kullanılabilmelidir" dedi.
"Raporumuz 86 milyonu kapsıyor"
Partisine yönelik "Kürtler raporda yok" eleştirilerine de yanıt veren Emir, raporun kapsayıcı niteliğine dikkat çekti. CHP'nin raporunda Kürtlerin, Alevilerin ve Sünnilerin, kısacası hak ve özgürlüğü kısıtlanan her vatandaşın yer aldığını belirten Emir, "Bizim raporumuzda Kürt sorunu da var, Kürtler de var. Ancak biz her bir cümlede yalnızca bir kesimi değil, 86 milyonu hedefliyoruz. Temel hak ve özgürlükleri kısıtlanan herkesin sorununa çözüm arıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Asıl belirsizlik süreci yöneten iktidar kanadında"
Sürece dair taslak beklenmesine yönelik eleştirilere de değinen Emir, sağlıklı bir başlangıç için devletin ilgili birimlerinden somut veriler gelmesi gerektiğini savundu. İktidarın süreci kapalı kapılar ardında yönettiğini ima eden Emir, "Kandil ile görüşenler, Suriye politikasını belirleyenler, istihbarat ve savunma birimleri süreci yönetiyor. Bu 'bisiklet' sürecini yönetenler, hangi adımın ne sonuç doğuracağını komisyona getirdi mi? Bu belirsizliğin faturasının sadece CHP'ye kesilmesi haksızlıktır" diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: Haber Merkezi










