(ANKARA) – Türkiye, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ne derinleşen ekonomik krizin gölgesinde, çocukların temel haklarından mahrum bırakıldığı karanlık bir tabloyla girdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, kutlama mesajları yerine Türkiye gerçeklerini haykırdı. İktidarın politikalarını sert bir dille eleştiren Nazlıaka, ülkenin çocuklar için adeta bir "cehenneme" dönüştürüldüğünü savundu.
Nazlıaka’nın açıkladığı veriler, durumun vahametini ortaya koydu. "Çocukların neşesini konuşmak isterdim ama yoksulluğun gölgesinde büyüyen bir neslin sessiz çığlığına kulak vereceğiz" diyen CHP’li yönetici, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nı "üç maymunu oynamakla" suçladı.
Okulda açlık, evde bodurluk: Nesil tehlikede
Toplantının en çarpıcı başlıklarından biri gıda kriziydi. OECD’nin "Hayat Nasıl 2024" raporunu referans gösteren Nazlıaka, Türkiye’nin 15 yaşındaki öğrencilerin gıdaya erişimi konusunda en kötü durumdaki ülke olduğunu hatırlattı. OECD ortalamasında "haftada en az bir gün aç kalan" öğrenci oranı yüzde 8 iken, Türkiye’de bu oranın yüzde 20’ye dayandığına dikkat çekti.Verileri gizlemekte ustalaşan kurumların bile bu gerçeği örtemediğini belirten Nazlıaka, "Sağlıklı beslenemeyen 5 yaş altı çocuklarda bodurluk oranı yüzde 10’a ulaştı. 15 yaş ve altı çocukların bulunduğu hanelerin yüzde 10’u, maddi imkansızlık yüzünden günde bir kez bile taze meyve sebze tüketemiyor. Yoksulluk çocukları fiziksel olarak da vuruyor" dedi.
MESEM tuzağı ve çocuk işçiliği gerçeği
CHP’li Nazlıaka, iktidarın "mesleki eğitim" adı altında pazarladığı MESEM projesini, çocuk işçiliğini meşrulaştıran bir kılıf olarak nitelendirdi. Türkiye’de her 4 çocuktan 1’inin çalıştığını vurgulayan Nazlıaka, Kocaeli Dilovası’ndaki fabrikada yanarak can veren çocuk işçileri ve babalarının "Çiçeğim kömür oldu" feryadını hatırlattı.İSİG verilerine göre sadece 2025’in ilk 10 ayında en az 78 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini belirten Nazlıaka, "Yaklaşık 1,5 milyon öğrenci MESEM’e kayıtlı ve bunların 300 bini 18 yaş altında. Çocuklar okul sıralarında olması gerekirken, 'eğitim' adı altında ucuz iş gücü olarak sömürülüyor. Bu ölümler kader değil, AKP politikalarının acı bir sonucudur" ifadelerini kullandı.
3 milyondan fazla çocuk okul dışında
Eğitim sistemindeki çöküşe de değinen Nazlıaka, Milli Eğitim Bakanlığı’nın verileriyle bakanlığı vurdu. Örgün eğitim istatistiklerine göre tam 3 milyon 264 bin çocuğun okul dışında kaldığını açıklayan Nazlıaka, bu çocukların ya tarikat ve cemaatlerin eline itildiğini ya da iş gücüne katıldığını belirtti.Eğitimden kopuşun en ağır bedelini kız çocuklarının ödediğini söyleyen Nazlıaka, "Laik, bilimsel ve çağdaş eğitimi yok sayanlar, eğitim kurumlarını STK dedikleri yapılara devretmek istiyor. Bu, Cumhuriyet mirasına ihanettir ve biz buna geçit vermeyeceğiz" diye konuştu.
"Küçüğün rızası olmaz, istismar aklanamaz"
Nazlıaka’nın gündemindeki en hassas konu ise çocuk istismarı ve erken yaşta evliliklerdi. TÜİK verilerine göre bir yılda 15-17 yaş aralığında 6 bin 505 çocuğun doğum yaptığını açıklayan Nazlıaka, "küçüğün rızası" tartışmalarına sert çıktı.Adalet Bakanlığı verilerine göre günde ortalama 18 çocuğa karşı istismar suçu işlendiğini belirten Nazlıaka, iktidara geldiklerinde atacakları adımları şöyle sıraladı:
"Çocuk ve gelin kelimesi yan yana gelmeyecek. İstismar davalarında 'küçüğün rızası' kavramı tarihe karışacak. İlk seçimlerden sonra Cumhuriyet yeniden kimsesizlerin kimsesi olacak. Yoksulluk ebeveynlerden çocuklara miras kalmayacak. Size söz veriyoruz; çocukların açlıkla sınanmadığı, istismarın önlendiği, eşit ve adil bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız."
Kaynak: Haber Merkezi










