Haber: Erhan ÖZMEN
(OSMANİYE) - Osmaniye’nin Toprakkale ilçesi Türkmen Beldesi sakinleri, kireç fabrikasından yayılan toz ve dumandan nedeniyle nefes alamadıklarını belirtti. Bir belde sakini, "Hadi ben 75 yaşındayım; ben öldüm ama çocuklar, benim torunlarım, bunların hali ne olacak? Şimdiden ciğerleri zehirleniyor" dedi. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına seslenerek, "Buradaki her bir yurttaş eşit cumhuriyetin yurttaşı. Sağlıklı yaşam hakları var ve bunu siz sağlamak zorundasınız" diye konuştu.
Osmaniye’nin Toprakkale ilçesi Tüysüz Beldesi'nde halk kireç fabrikasından yayılan toz ve dumandan şikayetçi.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya bölge halkıyla bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Beldede birçok fazla kişinin kansere yakalandığını belirten yurttaşlar, "Ya köyü buradan kaldırın ya da bu fabrikalara gereğinin yapılmasını istiyoruz" dediler.
"Burada en az 20-25 kişi kanserden öldü"
"Bizim sorunumuz şuradaki kireç fabrikası" diyen bir belde sakini şunları söyledi:
"Nefes alamıyoruz. Ben astım hastayım. Benim yaşım 75. Ya bu köyün buradan göçmesi ya da bu fabrikanın tozunun tamamen kesilmesi gerekiyor. Tek çare bu. Halk şu anda can çekişiyor. Burada en az 20-25 kişi kanserden öldü. Bunların yüzünden kardeşim de kanserden öldü. Bizim buradaki en büyük sorunumuz bu. Kadınlarımız ne salça çıkarabiliyor ne incir, üzüm yiyebiliyor. Biz burada her şeyden mahrum olduk. Zeytin ağaçlarımız tutmaz oldu. Dışarıda geceleri yatılmıyor. Sabaha kadar kireç yağıyor tepemize. Sürekli toz geliyor. Rüzgar estiği zaman burada durulmuyor. Allah rızası için buna bir el atsınlar. Bizi bu sorundan kurtarsınlar. Bizim yaşama hakkımız yok. Hadi ben 75 yaşındayım; ben öldüm ama gelecek çocuklar, benim torunlarım, bunların hali ne olacak? Şimdiden ciğerleri zehirleniyor. Yetkililerin buna mutlaka önlem almasını istiyoruz."
"Buradan kaldırılması lazım"
Başka bir yurttaş da kötü kokudan şikayet ederek, "Çoluk çocuk şu an nefes alamıyor. Kokusu da kötü olduğu için kimse nefes alamıyor. Köyde yaşanmıyor. Şu an köyde 15 kişi kanser, ölenleri daha saymıyorum. Buradaki herkes fabrikanın tozuyla yaşamak zorunda mı? Buradaki herkes ölmek zorunda mı? Tozu mu çekelim yoksa ölelim mi, ne yapalım? Bakanlığın bir an önce bu toza önlem bulması lazım ya da bu köyü buradan kaldırması lazım" dedi.
"Bu bir halk sağlığı sorunudur"
Asu Kaya ise bulunulan yerin aynı zamanda Organize Sanayi Bölgesi olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Bundan yaklaşık 4 yıl önce Tosyalı buraya bir kireç taşı fabrikası açtı. Açıldığından bu yana yöre halkı maalesef bir halk sorunu haline gelmiş olan akciğer hastalıklarından muzdarip. Aynı zamanda yöre halkının günlük yaşamını da çok etkilemekte. Gördüğünüz üzere yerleşim yerine yaklaşık 400 metre mesafede ve şu an dahi fabrikadan toz çıkışı görülmekte. Hatta o fabrikanın 50 metre yakınında dahi yerleşim yeri bulunmakta. Şu anda bir okulun önündeyiz ve fabrikalarla okulun arasında yaklaşık 400 metre mesafe var. Zeytin ağaçları, çam ağaçları hepsi kireç tozuna bürünmüş durumda. Nasıl bu ağaçlar, okulun çatısı bordodan beyaza döndüyse, buradaki insanların da tüm organları bu tozla kaplanıyor. Bu bir halk sağlığı sorunudur. Bu aslında bir cinayet. Yıllar içerisinde yavaş yavaş işlenen bir cinayet. Vatandaşlar az önce 'Bize kefen giydirdiler' dediler. Sadece size değil, bu çocuklara da aslında kefen dikiyor bu fabrikalar. Köylümüz defaaten bu fabrikayı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne şikayette bulunduğunu ama dikkate alınmadığını söylüyorlar. Buraya kontrol için memurlar geldiği esnada da ne hikmetse toz akışının kesildiğini söylüyor köylüler.
"Sağlıklı yaşam hakları var ve bunu siz sağlamak zorundasınız"
Osmaniye Organize Sanayi Bölgesindeki tüm fabrikaların filtrelerinin kontrollerinin yapılıp kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına buradaki insanlar adına sesleniyorum; buradaki her bir yurttaş eşit Cumhuriyetin yurttaşı. Sağlıklı yaşam hakları var ve bunu siz sağlamak zorundasınız. Burada Tosyalı’nın birçok fabrikası var. İddia edilen odur ki bu filtreler günün çoğu zamanında çalıştırılmıyor. 'Neden' diye sorduğumuzda maliyetinin çok fazla olduğu söyleniyor. O filtrenin maliyeti mi yoksa bu çocukların sağlığı ve geleceği mi?"
Küçük bir çocuk ise ağaçlardan meyve alamadıklarını ifade ederek, "Ağaçlar hiçbir zaman yeşil değil. Her sene biz bu ağaçlardan meyve alıyorduk ama artık alamıyoruz. Nereye elimizi vursak kireç oluyor. Bu kireç yüzümüze ve her yerimize vuruyor. Evlerimizi günlük yıkamak zorunda kalıyoruz. Kıyafetlerimizi asıyoruz ama iki dakika sonra geri toz oluyor. Biz bu okulda okuduk. Gözlerimiz hep yanıyor" dedi.













