Haber: Erhan ÖZMEN
(OSMANİYE) - Osmaniye’de yaşayan memur emeklisi Yaşar Dündar, "Emekliye verilen zam piyasaya yapılan zamlardan daha düşük. Dolayısıyla emekli perişan vaziyette, istediğini alamıyor, istediğini yiyemiyor. Sıkıntılar çekiyor" dedi. Bir başka emekli Metin Önal ise "Mesela bu sene ben henüz kiraz yiyemedim çünkü almaya gücüm yok. Bir emekli maaşı ile kilosu 500 lira olan kirazı yeme şansımız yok. Eşimizin dostumuzun yaylalarda kirazı var. Utanıyorum bir kilo istemeye" ifadelerini kullandı.
Osmaniye'de emekli yurttaşlar, en düşük emekli maaşının 16 bin 881 lira yapılmasına tepki gösterdi. Memur emeklisi Yaşar Dündar şunları söyledi:
"Verilen zamlar çok yetersiz. Bize daha önce verilen sözler vardı memur emeklilerine. Çalışanlara verildi, 3600 ek göstergelerimiz verilmedi. Bunun dışında çalışanlara verilen 8 bin liralık seyyanen zam yine emeklilere verilmedi. Bunları talep ediyoruz. Şu anda çalışan memurlar emekli olmak istemiyorlar çünkü maaşları 3/2 oranında düşüyor. Bununla birlikte satın alma güçleri düşüyor. Emeklilerin satın alma güçlerinde bu yıl içerisinde yüzde 20’ye yakın kaybı oluşmuştur. Emeklilere yüzde 15 verilen zam doğal gazla bizden yüzde 25 geri alınmaktadır. Emekliye verilen zam piyasaya yapılan zamlardan daha düşük. Dolayısıyla emekli perişan vaziyette, istediğini alamıyor, istediğini yiyemiyor. Sıkıntılar çekiyor. Bir an önce bu durumun düzelmesi gerekmektedir."
"Yük yine halkın sırtına kaldı"
İşçi emeklisi Metin Önal ise şunları söyledi:
"Yeni zammımız bütün emeklilere hayırlı olsun. Yine dağ fare doğurdu. Osmaniye’de ev kiraları 15 bin liradan başlıyor. Şimdi emekli maaşımız 17 bin liraya çıktı. Maalesef ekonominin kötü gidişatı emekliye, asgari ücretliye, küçük esnafa çıkıyor. Halkın büyük bölümüne yükleniyor. Halbuki ekonomiyi bu hale ne emekli getirdi ne asgari ücretli getirdi ne küçük esnaf getirdi ne memur getirdi ne de köylü getirdi. Ekonomiyi bu ülkeyi yönetenler yönetemediği için maalesef ekonomi çöktü. Yük yine halkın sırtına kaldı. Gelen zam yüksek. Hanımla da oturduk ne yapalım diye. Bir yayla evi almaya karar verdik. Bakalım işte gelen zamla yayla evi alacağız. Maalesef artık kendimizle dalga geçer hale geldik. Emekli aç, emekli perişan. Emekli yaşamak istiyor. 2000'li yıllardaki emekli ücretlerini bugünkü ile kıyasladığınız zaman en düşük emekli ücreti 33-34 bin lira. O günden bu yana maalesef emeklinin milli gelirden payı yok edildi. Dolayısıyla emekli maaşımız düştü ve bundan sonra da bu şekilde gitmeye devam edecek gibi duruyor. Yapacak tek şey var; Türkiye’de bütün emeklilerin biraraya gelmesi, birleşmesi, hep birlikte haykırması, hep birlikte mücadele etmesiyle ancak hedefe ulaşılabilir diye düşünüyorum.
"Mutlak suretle seyyanen zam istiyoruz"
Mesela bu sene ben henüz kiraz yiyemedim çünkü almaya gücüm yok. Bir emekli maaşı ile kilosu 500 lira olan kirazı yeme şansımız yok. Eşimizin dostumuzun yaylalarda kirazı var. Utanıyorum bir kilo istemeye. Artık onlar içinde çok kıymetli oldu. Eskiden bahçesinde bulunurdu. Eşine dostuna ikramda bulunurlardı. Ama artık onuda yapamaz hale geldik. Bizim kişiliğimiz de değişmeye başladı artık. O kadar kötü bir ekonomi dönemi yaşıyoruz ki insanların birbirine hoşgörüsü, birbirine yardımseverliği bu da ortadan kalktı. Herkes canının derdine düştü. Ne yazık ki geldiğimiz nokta bu. Biz seyyanen zam istiyoruz. Bu emeklinin yaşaması için yeterli değil. Mutlak suretle seyyanen zam istiyoruz. En az emekli maaşı asgari ücret düzeyinde olmalı. İktidar mutlaka emekliyi düşünmek zorunda. Bu ülkenin emeklisine bakamıyosunuz ama bu ülkenin emeklisinin yarısından fazlası sayıya ulaşmış yabancı ilticacıya, mülteciye bakıyosunuz. Yeter artık bıktık. Biz de insan gibi yaşamak istiyoruz."








