(ANKARA) – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda devam eden 2026 yılı bütçe görüşmeleri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyaset kulislerini sarsan ifşalarına sahne oldu. Kürsüde sadece ekonomik verileri değil, Türkiye’nin içinde bulunduğu yargı krizini de masaya yatıran Özel, AK Parti iktidarının kendi içindeki güç çekişmelerini ve yargıdaki "siyasallaşma" pratiklerini çok sert bir dille eleştirdi. Özel’in hedefinde ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek üzerinden yürüyen iktidar içi hesaplaşmalar vardı.
Tankla değil cübbeyle gelen darbe
Özgür Özel, konuşmasının başında Türkiye’nin demokrasisine yönelik tehdidin şekil değiştirdiğini vurguladı. Geçmişte askeri postallar ve tanklarla yapılan müdahalelerin yerini, bugün yargı mensuplarının cübbeleriyle yapılan "sivil görünümlü" darbelerin aldığını savunan Özel, 19 Mart tarihini bir milat olarak işaret etti. Özel, "19 Mart yaşanmadan bir ay önce, bir darbe mekaniğinin işlediğini söylemiştim. Bütün darbeler iktidara karşı yapılırken, bu darbe mevcut iktidar tarafından bir sonrakine, şimdiki Cumhurbaşkanı tarafından bir sonraki Cumhurbaşkanına yapılmaya niyetleniyor. Maalesef bu kez tankla, postalla değil; cübbeyle geldiler" diyerek yargı bürokrasisinin siyaseti dizayn etme çabasını ifşa etti.
Yalan rüzgarı ve çöken kumpaslar
Konuşmasının önemli bir bölümünü İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik aylardır sürdürülen kampanyaya ayıran CHP Lideri, iktidar medyasının ve yargı organlarının ürettiği iddiaların nasıl boş çıktığını tek tek anlattı. "560 milyarlık yolsuzluk" iddiasıyla başlayan sürecin fos çıktığını belirten Özel, "Para dolu valizler dediler, içinden jammer çıktı. Parkenin altından 2 milyon dolar çıktı dediler, yalan olduğu anlaşıldı. İmamoğlu’nun lüks araç filosu dedikleri araçlar başka bir siyasetçiye ait çıktı" ifadelerini kullandı. Özel, bir kişinin cezası kesinleşmeden bir başsavcının ona "suç örgütü lideri" diyemeyeceğini belirterek masumiyet karinesinin ayaklar altına alındığını vurguladı.
AK Parti'nin iç savaşı ve Akın Gürlek bombası
Özel’in konuşmasındaki en sarsıcı bölüm, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ile ilgili olan kısımdı. Ankara kulislerinde Gürlek’in bir sonraki kabine değişikliğinde Adalet Bakanı olacağı konuşulurken, Özel, AK Parti içindeki rakip hiziplerin Gürlek’i yıpratmak için kendisine bilgi sızdırdığını açıkladı.
CHP Lideri, iktidar partisine ve Gürlek’e operasyon çeken AK Partililere şöyle seslendi: "Ak Parti’den bazı arkadaşlara sesleniyorum; yok MASAK raporu, yok mal varlığı, yok villa tapusu... Gelmiş bana bir grup, ‘Efendim Akın Gürlek gelecekmiş, dokunulmazlık için Adalet Bakanı olacakmış. Aman bunlar konuşulsun’ diyor. Kardeşim, ben mi atadım Akın Gürlek’i? Bu kirli çamaşırları bana yollayıp benim üzerimden iç hesaplaşma yapmanıza izin vermem. Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olması benim umrumda değil, benim derdim adil yargılanmadır."
Belgeleri Akın Bey'e veririm
İktidarın içindeki çatlağı ifşa eden Özel, elindeki belgelerle ilgili de Gürlek’e açık bir çağrıda bulundu: "Akın Bey ne zaman isterse, AK Parti içinden bize ulaştırılan o belgelerin, o dosyaların hepsini kendisine teslim ederim. Kimse bizi kendi iç kavgasına alet etmesin. Bizim elimizden namusuyla karar veren kimseye bir kötülük gelmez. Ama cübbesini çıkarıp cellatlık yapmaya gelenler, hukuk yoluyla darbe yapmaya çalışanlar bizden korksun."
Gizli tanık tiyatrosu: Meşe gitti İlke geldi
Yargılamalardaki usulsüzlüklere de değinen Özel, "gizli tanık" müessesesinin nasıl bir tiyatroya dönüştürüldüğünü anlattı. 19 Mart sorgu tutanaklarında "Meşe" kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle işlem yapıldığını, ancak bu tanığın daha sonra akıl sağlığı sorunları nedeniyle devreden çıkarıldığını belirten Özel, "Meşe kafayı yemiş, intihara kalkışmış. İddianameye bir bakıyoruz, Meşe yok! Onun yerine Meşe’nin söylediği her şeyi ezberlemiş 'İlke' diye yeni bir gizli tanık gelmiş. Tiyatroda oyuncu değişir ama adalette tanık değişmez" diyerek hukuk garabetine dikkat çekti.
Kardeşlik ve barış mesajı
Özel, konuşmasının son bölümünde Kürt sorunu ve dış politika vizyonuna değindi. Bütçe kaynaklarının silahlara değil, barışa ve kalkınmaya harcanması gerektiğini savunan Özel, "Türkiye’de son Kürt ‘Benim sorunum vardır’ demeyene kadar Kürt sorunu vardır. Suriye’deki Kürtlerin demokratik, barış ve huzur içinde olması Türkiye için tehdit değil, aksine büyük bir güvencedir" diyerek toplumsal barış çağrısı yaptı.
Kaynak: Haber Merkezi













