(ANKARA) – İran’da Ayetullah Ali Hamaney liderliğindeki İslam Cumhuriyeti’ne karşı protestolar yayılırken, 1979 devriminden bu yana sürgünde yaşayan Rıza Pehlevi yeniden gündemin merkezine yerleşti. Tahran, Meşhed ve birçok büyük kentte atılan “Pehlevi geri dönecek” sloganları, devrik hanedanın varisini hem içeride hem dışarıda görünür kıldı.
Rıza Pehlevi, kendisini bir “iktidar adayı” olarak değil, İran’ı otoriterlikten demokrasiye taşıyacak ulusal bir geçiş sürecinin emanetçisi olarak tanımlıyor. Ancak bu iddia, ülkede ve diasporada hem güçlü destek hem de sert itirazlarla karşılanıyor.
Devrilen bir hanedanın varisi
31 Ekim 1960’ta Tahran’da doğan Rıza Pehlevi, İran’ı yarım yüzyıldan uzun süre yöneten Pehlevi Hanedanı’nın son temsilcisi. Babası Muhammed Rıza Şah Pehlevi, 1979’daki İslam Devrimi ile iktidardan indirildi; binlerce yıllık monarşi sona erdi ve Humeyni liderliğinde İslam Cumhuriyeti kuruldu.
1967’de veliaht ilan edilen Pehlevi, devrim sırasında ABD’de savaş pilotluğu eğitimi alıyordu. Devrimin ardından ailesiyle birlikte sürgünde kaldı. Babasının Mısır’da hayatını kaybetmesi ve iki kardeşinin intiharı, Pehlevi’nin genç yaşta hanedanın sembolik lideri olarak öne çıkmasına yol açtı.
ABD’de geçen sürgün yılları
Rıza Pehlevi, devrimden bu yana ABD’de yaşıyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde siyaset bilimi eğitimi aldı, İran asıllı Amerikalı bir avukatla evlendi ve üç kız çocuğu sahibi oldu. Washington yakınlarında sürdürdüğü görece sakin yaşam, destekçileri tarafından “ulaşılabilirlik” göstergesi olarak yorumlanıyor.
Uzun yıllar boyunca İran’daki değişimin içeriden gelmesi gerektiğini savunan Pehlevi, 2022’de kendisine yöneltilen liderlik sorularını da bu çerçevede yanıtladı. Ancak son dönemde, bölgesel krizler ve protestolarla birlikte söylemini belirgin biçimde sertleştirdi.
Protestolara açık destek ve geçiş iddiası
Son protesto dalgasında Pehlevi, İran halkına doğrudan çağrılar yaparak sokaklara çıkılmasını istedi. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarda, internet kesintilerine ve güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine rağmen protestoların sürdürülmesi gerektiğini savundu.
Batı basınında kaleme aldığı yazılarda, İslam Cumhuriyeti’nin 1979’dan bu yana “en zayıf ve en bölünmüş” döneminden geçtiğini öne süren Pehlevi, kitlesel tutuklamaları ve idamları rejimin korkusunun göstergesi olarak yorumladı. Kendi rolünü ise “yönetici” değil, “demokratik geçişin emanetçisi” olarak tanımladı.
Olası bir rejim çöküşü durumunda 100 günlük bir geçiş planından söz eden Pehlevi, serbest seçimler, hukukun üstünlüğü ve kadın-erkek eşitliği vaat ediyor. Nihai rejim biçiminin ise halk oylamasıyla belirlenmesi gerektiğini savunuyor.

Pehlevi Ailesi
Batı, Trump ve İsrail tartışmaları
Rıza Pehlevi son dönemde ABD ve Avrupa başkentleriyle temaslarını artırdı. ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik olumlu ifadeleri ve onu “özgür dünyanın lideri” olarak tanımlaması dikkat çekti. Ancak Trump’ın, şu aşamada Pehlevi ile görüşmenin uygun olmayacağını söylemesi, Washington’un açık bir halef desteğinden kaçındığı şeklinde yorumlandı.
İsrail ile kurduğu ilişkiler ise en tartışmalı başlıklardan biri oldu. İsrail Başbakanı ile görüşmesi ve Holokost anma etkinliğine katılması bazı çevrelerce “köprü kurma” adımı olarak görülürken, Filistin meselesi nedeniyle sert eleştiriler de aldı. Son İsrail saldırılarının ardından yaptığı açıklamalar, bu tartışmaları daha da büyüttü.
Destekçiler ve eleştirmenler
Pehlevi’nin destekçileri, onu şiddeti reddeden, uluslararası tanınırlığı yüksek ve muhalefet içinde en bilinen figür olarak görüyor. Ekonomik kriz ve baskılar karşısında, Pehlevi dönemini modernleşme ve Batı ile entegrasyon yılları olarak hatırlayan kesimlerde nostaljik bir karşılık buluyor.
Eleştirmenler ise Pehlevi dönemindeki sansür, işkence ve Savak’ın yarattığı korku atmosferini hatırlatıyor. Ayrıca 1980’de kendisini sembolik olarak “şah” ilan etmesinin, bugün dile getirdiği demokratik söylemle çeliştiği savunuluyor. Muhaliflere göre Pehlevi, uzun sürgün yıllarına rağmen ülkede güçlü bir örgütlenme kurabilmiş değil.
Cevapsız sorular
Bugün Rıza Pehlevi’nin İran içindeki gerçek desteğinin boyutu, bağımsız ölçümler olmadığı için net biçimde bilinmiyor. Kimi İranlılar için Pehlevi adı istikrarın simgesi, kimileri için ise halk iradesiyle devrilmiş bir rejimin hatırlatıcısı.
Rıza Pehlevi’nin İran’ın sancılı dönüşüm sürecinde kalıcı bir aktör mü yoksa geçici bir figür mü olacağı sorusu ise henüz yanıtını bulmuş değil.
Kaynak: Haber Merkezi / Euronews










