Reklam
(ANKARA) - Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, bu yıl 16 Temmuz'a kadar savunma sanayi şirketlerinin 6 milyar dolarlık sözleşme imzaladıklarını ve 4 milyar dolarlık ihracat yaptıklarını bildirerek, "Geçtiğimiz seneyi 7,1 milyar dolarlık ihracat rakamıyla tamamladık, ki bir önceki seneye göre bu yüzde 29'luk artıştı. Bu sene 16 Temmuz'a kadar ihracat 4 milyar dolara ulaştı" bilgisini verdi. Görgün, 22-27 Temmuz arasında İstanbul’da düzenlenecek IDEF 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı öncesinde, Savunma Sanayi Başkanlığı'nda gazetecilerle bir araya geldi. Görgün, savunma sanayi şirketlerinin yöneticilerinin de hazır bulunduğu "basın buluşması"nda yaptığı konuşmada, bugün Türkiye'nin en fazla savunma ihracatı yapan ülkeler arasında 11. sırada bulunduğunu, kısa zamanda ise ilk 10 ülke içinde olacağını değerlendirdiklerini bildirdi. Türkiye'de savunma sanayisinde 3 bin 500'ün üzerinde firma bulunduğuna işaret eden Görgün, bu firmaların önemli kısmının küçük ve orta ölçekli firmalar olduğunu belirtti. Savunma sanayisindeki sanayileşme ve şirketleşme modelini "piramit yapı" olarak ifade ettiklerini anlatan Görgün, piramidin tepesinde "entegratör" büyük şirketlerin bulunduğunu söyledi. Daha altta bu büyük şirketlere projelerinde destek olan alt yükleniciler, yan sanayiler; onların altında da araştırma kurumları, üniversiteler, start-up'ların yer aldığını anlatan Görgün, bunların birlikte kusursuz şekilde çalışmasının çok önemli olduğunu belirtti.Büyük projelerin donanım ve yazılımı için yüzlerce, bazen bine yakın firmanın görev alabildiğini anlatan Görgün, bu sebeple ana platformlara destek veren KOBİ'lerin "fit olabilmelerini" önemsediklerini söyledi.Bir projeyi "ana entegratör"e verdiklerinde, bu projenin önemli bir kısmı için KOBİ ve yan sanayiyle çalışma zorunluluğu getirdiklerini aktaran Görgün, "Yani projeyi alan, sistemi veya platformu alan ana entegratör şirketin, tamamını kendi bünyesinde yapmasını istemiyoruz. Dışarıya ve KOBİ'lere iş vermelerini istiyoruz, ki bu şekilde dağılım sağlansın" dedi. Her projede yerlileşme ve KOBİ'lerin iş paylarını geliştirme adına mutlaka ayrı sözleşmeler yaptıklarını belirten Görgün, ayrıca Savunma Sanayii Yatırım ve Geliştirme Faaliyetlerini Destekleme Programı da uyguladıklarını bildirdi. Savunma sanayi şirketlerinin ucuz finansa erişimini sağlamak için özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalara piyasanın aşağı yukarı yarısı tutarında faizle krediler verdiklerini anlatan Görgün, "Geçtiğimiz yıl 25 firmaya yaklaşık 25 milyon dolar destek verdik. Bunlar yıllık programlar. Bunları ilan ediyoruz, başvurular oluyor. Bir metriğimiz var, o çerçevede değerlendirmeler yapılıyor, puanlama yapılıyor ve o yılki bütçe kadar da firmalarımız desteklenmiş oluyor" dedi.Türkiye'deki KOBİ'lerin dünyadaki çok büyük savunma sanayi şirketlerine destek olabileceğini, ihracat yapabileceklerini bildiklerini söyleyen Görgün, bu firmaların önünü açmak için de faaliyetler yürüttüklerini aktardı. Görgün, bu kapsamda teminat üretemeyen firmalara bankaların kefil olduğu bir program oluşturduklarını, buna 900 firmanın başvurduğunu anlattı."İhracat 16 Temmuz'a kadar 4 milyar dolara ulaştı" Firmalara yönelik "leasing" konusunda da yeni açılımları olduğunu belirten Görgün, bu kapsamda savunma sanayi şirketlerinin makina kiralayabilecekleri bir model oluşturduklarını belirtti. Bu tip uygulamalara devam edeceklerini belirten Görgün, "Geçtiğimiz seneyi 7,1 milyar dolarlık bir ihracat rakamıyla tamamladık, ki bir önceki seneye göre bu yüzde 29'luk bir artıştı. Bu sene 16 Temmuz'a kadar ihracat 4 milyar dolara ulaştı. Bir önceki sene aynı dönemde bu rakam 3 milyar dolardı" bilgisini verdi.Bunun dönemsel karşılaştırmada yüzde 33'lük ihracat artışı anlamına geldiğine dikkati çeken Görgün, teslim edilen iş kadar yeni sözleşme üretmenin de çok önemli olduğunu söyledi. Bunun, kullanıcı memnuniyetini gösterdiğini ifade eden Görgün, "Bu sene ilk 6,5 ayda şirketlerimiz 6 milyar dolarlık sözleşme imzaladılar, ki genelde savunma sanayinde mevsimsellik etkisi vardır. Rakamlar ilk dönem lineer giderken yılın son döneminde, hatta son 3 ayında birden bire artmaya başlar. Dolayısıyla lineer gitse bile, yani şu andaki rakamlarla bizim yılı geçtiğimiz seneki rakamların çok üzerinde hem ihracatla hem de yeni sözleşmeyle tamamlayacağımızı gösteriyor" dedi."Savunma ve havacılıkta 54 şehrin ihracat kapasitesi var"Savunma sanayisi şirketleri, kurumları, enstitülerinde yaklaşık 95 bin çalışan bulunduğunu bildiren Görgün, şunları söyledi:"7,1 milyar dolarlık ihracatı 95 bine böldüğünüzde çalışan kişi başı yaklaşık 75 bin dolarlık ihracat var. Hakikaten katma değeri yüksek bir sektör bu. Her bir çalışan yılda ortalama 75 bin dolar ihracat yapıyor demek. Türkiye'deki 3 bin 500 firmamızın 2 bini 2024'te ihracat yaptı. Savunma ve havacılık alanında 54 şehrin ihracat yapma kapasitesi var. Bu, özellikle Anadolu'da savunma sanayi şirketlerinin gelişmesi, ilerlemesi, yeni açılımların olması, farklı sektörlerde faaliyet gösteren farklı illerimizin savunma sanayiinde yer alması, sorumluluk alması politikalarımızla da uyumlu olduğunu gösteren güzel bir gelişim. 21 il savunma sanayi ve havacılıkta geçen sene 1 milyon dolar ve üzeri ihracat gerçekleştirmiş. Bu sene bu rakamların üstüne çıkılacağını değerlendiriyoruz.Her sene minimum 5 şirketimiz bizim dünyadaki 100 savunma sanayi şirketi arasında yer alıyor. Artık şirketlerimiz ilk 50'de, ilk 40'ta yer almaya başladılar. İlk 100'de 5 tane şirketi olan ülke sayısı bir elin parmakları kadar. Yani ilk 100'e şirket sokabilmek önemli. Savunma sanayi şirketlerimizin yaptığı 7,1 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık yüzde 55'i NATO üyesi ve Avrupa Birliği ülkeleriyle ilgili. Yani Türkiye geliştirdiği teknolojik ürünleri, savunma sanayisinde ürettiği özgün sistemleri, platformları, alt sistemleri önemli ölçüde Amerika, NATO, Avrupa Birliği üyesi ülkelere ihraç etmiş durumda. Bu sene ilk 6 ayda Türkiye ihracatının ilk 5 sırasındaki ülkenin 4'ü Avrupa ülkesi. Dolayısıyla Türkiye maliyet etkin ve yüksek teknolojili ürününü geliştiriyor. Türkiye bu anlamda süper ligde. Savunma sanayiinde ürün ihraç etmek kolay değil. Teknolojinizin tatmin edici olması gerekiyor. Maliyet etkin olması gerekiyor. Bir de satış sonrası hizmetlerinizin de eşlik ediyor olması gerekiyor. Satış sonrası ihtiyaç duyulan desteğin 7/24 veriliyor olması güven oluşturuyor. O güven de satış tekrarını ve sürdürülebilir ilişkinin zeminini teşkil ediyor.SİHA'lar tabii ayrı bir kapsam. Şu anda dünyada SİHA'larda 2018'den beri dünyadaki pazarın yüzde 65'i Türkiye'ye ait. Bu önemli bir dominans, önemli bir baskın. Tabii Türkiye insansız hava araçları ve otonomi ve sürü teknolojilerinde bir 'center of excellence' gibi. Bu anlamda firmalarımız bu alanda faaliyet gösteren alt yüklenicilerimiz gayretlerini yeni ürünler, yeni teknolojiler için sarf ediyorlar. Daha iyisi olacak.NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahibiz ama savunma sanayi sektörümüzde de en büyük teknoloji ordusu olduğumuzu anlatmaya gayret gösteriyoruz. NATO Genel Sekreteri ile Türkiye'de ve Brüksel'de iki toplantı gerçekleştirdik. Şirketlerimizin altyapılarını, üretim kapasitelerini ve çevikliklerini anlattık. Savunma Sanayii Başkanlığı altında bir NATO Müdürlüğü kurduk. Şirketlerimizin, KOBİ'lerimizin NATO bünyesindeki ülkelerin veya NATO alımlarının farkındalığını artırmayı ve orada daha görünür olup ihalelerde yer almalarını teşvik ediyoruz.NATO Genel Sekreteri konuşmalarında Türkiye'deki savunma sanayinin gelişimini, birikimini, çevikliğini NATO üyesi ülkelerin daha çok kullanması gerektiğini ifade etti."IDEF'e 96 ülkeden katılım olacak Görgün, IDEF'in 17'ncisinin İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirileceğini anımsatarak, fuarın Türkiye'nin savunma sanayisinde yön veren bir aktör olduğunu gösterdiğini söyledi. Geçen yılki IDEF'e çoğu uluslararası bin 450'nin üzerinde firmanın, 187 heyetin katıldığını, fuar boyunca 5 binin üzerinde planlı görüşme, 150 de sözleşme ve iyi niyet anlaşması imzalandığını anlatan Görgün, bu seneki rakamların geçen senenin çok üzerinde olacağını bildirdi.Bu sene IDEF'in 6 güne çıkarıldığını aktaran Görgün, ilk 4 gününün sadece profesyonellere, son 2 günün ise hem profesyonellere hem genç mühendis ve girişimcilere açık olacağını söyledi.Görgün, şöyle konuştu:"Tabii fuarı Atatürk Havalimanında ilk defa yapıyor olmamız bizim için hem faaliyetleri çeşitlendirme hem de ayrı bir heyecan oldu. Hem açık alanda hem kapalı alanda IDEF'i ve Atatürk Havalimanı'nı ve Ataköy Marina'yı birlikte kullanacağımız bir fuar olacak. Açılış seremonisini açık alanda yapacağız. Açık alanda kara araçları ve hava araçları geçit töreni gösterimi olacak. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla IDEF'in açılışını yapıyor olacağız. Dinamik bir lansman alanı da oluşturmuş olacağız. Geçtiğimiz yıl 54 ülkeden fuar katılımcısı vardı. Bu sene 96 ülke olduğunu arkadaşlarım söylediler. Yaklaşık 70 bin metrekarelik kapalı alan için stand kurulumu gerçekleşiyor.Biz yeni sözleşmelerle, yeni anlaşmalarla, yeni müttefiklerle bir taraftan kendi ihtiyaçlarımızı karşılarken dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayacağımız, sürdürülebilir ilişkiler kuracağımız önemli bir etkinlik olacağını değerlendiriyoruz."Öteki konuşmalarASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol da "50 yıl önce haberleşme sistemlerini milli olarak üretmek için kurulan şirketimiz, bugün IDEF'e 15 farklı teknoloji alanında birçok farklı ürünle katılıyor" dedi.Küresel çapta yeni işbirlikleri geliştirdiklerini bildiren Akyol, geçen yıl 30 ürün için ilk kez ihracat sözleşmesi imzaladıklarını ve ihracat yaptıkları ülke sayısını 93'e çıkardıklarını belirtti. Akyol, IDEF'te "Yeni Nesil Harp Sistemleri", "Mavi Vatanın Koruyucuları" ve "Gök Vatanın Yeni Yıldızları" adıyla bazı ürünlerin lansmanlarını yapacaklarını da sözlerine ekledi."Basın Buluşması"na katılan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, ASFAT Genel Müdürü Mustafa İlbaş, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, MKE Genel Müdür Yardımcısı Tolga Çelik ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu da fuarda yapacakları çalışmalara ilişkin bilgiler verdiler.
Reklam










