Reklam
(İSTANBUL) Büyükçekmece’de denizde halıya sarılı halde cesedi bulunan Sedef Güler’in öldürülmesine ilişkin davanın 4'üncü duruşması öncesinde açıklama yapan CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, “Sedef’in cansız bedeninin sarılı olduğu halının 'kişisel eşya' sayılarak ailesine teslim edilmesi, sadece bir hukuk skandalı değil, devlet mekanizmasının insan onuruna nasıl yaklaştığını da gözler önüne sermiştir. Kadınları yaşarken koruyamayan bu politikasızlık, ölümlerinden sonra da onurlarına saygı göstermemektedir.” dedi.Büyükçekmece’de Haziran 2024'te halıya sarılı haldeki cansız bedeni denizde bulunan 23 yaşındaki Sedef Güler cinayeti davasının 4’üncü duruşması, Bakırköy Adliyesi’ndeki 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Anne Gülizar Sezer, duruşma öncesi kızının cansız bedeninin sarılı olduğu halıyı açarak feryat etti. Duruşmayı takip edenler arasında çok sayıda yurttaş ve CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun da vardı. Duruşmadan önce anne Gülizar Sezer'i de yanına alarak açıklama yapan Dursun, şunları söyledi:"Sedef Güler, bir iş görüşmesine gitmek üzere evinden ayrıldı ve bir daha dönemedi"“Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Kadın Kolları olarak, 4 Haziran 2024’te erkek şiddeti sonucu hayatını kaybeden Sedef Güler’in adalet mücadelesinin takipçisiyiz. Bugün Bakırköy Adliyesi’nde görülen dördüncü duruşmada da buradayız. Hem Sedef’in davasında hem de kadın cinayetlerine dair tüm dosyalarda yaşanan hukuksuzluklara karşı sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz. Sedef Güler, bir iş görüşmesine gitmek üzere evinden ayrıldı ve bir daha dönemedi. Erkek şiddetiyle katledildi. Ardından cansız bedeni zincirlere sarıldı, ağırlıklar bağlandı, bir halıya sarılarak denize atıldı. Bu korkunç cinayet yalnızca kadınları değil, tüm toplumu derinden sarstı. Üzerinden bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen, acılı ailesinin adalet arayışı hâlâ sürüyor. Ancak bu süreçte yaşananlar sadece adalet arayışının değil, sistematik ihmallerin ve sorumsuzluğun da göstergesi olmuştur.”"Özellikle halı skandalının sorumlularının hesap vermesi için davanın sonuna kadar takipçisi olacağız"“Sedef’in cansız bedeninin sarılı olduğu halının “kişisel eşya” sayılarak ailesine teslim edilmesi, sadece bir hukuk skandalı değil; devlet mekanizmasının insan onuruna nasıl yaklaştığını da gözler önüne sermiştir. Kadınları yaşarken koruyamayan bu politikasızlık, ölümlerinden sonra da onurlarına saygı göstermemektedir. Kadınlar katlediliyor, failler korunuyor, aileler susturulmak isteniyor, deliller “kişisel eşya” sayılıp iade ediliyor. Bu düzenin karşısındayız. Sedef Güler için adalet istiyoruz! Sedef’in dosyasındaki faillerin, çeteleşmenin ürünü olduğu açıktır. Cezasızlık politikaları şiddeti daha da büyütmektedir. Kadınları güvencesizliğe, yalnızlığa ve ölüme sürükleyen bu sistemden hesap soracağız. Faillerin en ağır cezaları alması, sürece dair tüm ihmallerin araştırılması ve özellikle halı skandalının sorumlularının hesap vermesi için davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.”"Kadınlar için adalet sağlanana kadar susmayacağız, vazgeçmeyeceğiz, geri adım atmayacağız.”“Kadın cinayetleri yönetilemeyen devlet aygıtının, yargının bir sopa gibi kullanılmasının ve kadınların kazanılmış haklarına göz diken tükenmiş bir iktidarın sonucudur. Buradan bir kez daha sesleniyoruz, failler cesaretlendirildikçe, şiddet görmezden gelindikçe, cezasızlık sürdükçe kadınlara yönelik şiddet bitmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Kadın Kolları olarak, Sedef Güler’in sesi olmaya, adalet mücadelesi veren ailesiyle dayanışma içinde olmaya, kadınların güvenle yaşayacağı bir geleceği hep birlikte kurmaya kararlıyız. Kadınlar için adalet sağlanana, yaşam hakları güvence altına alınana ve bu karanlık düzen değişene kadar susmayacağız, vazgeçmeyeceğiz, geri adım atmayacağız.”
Reklam












