Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - Sinop Çevre Dostları Derneği Başkanı Hale Oğuz, zeytin alanlarının madencilik faaliyetine açılmasına izin veren yasaya ilişkin, "Üstünde zeytin mi, fındık mı, armut mu, orman mı, su mu varmış diye hiçbir şeye bakılmadan bütün Anadolu hallaç pamuğu gibi atılacak. Bunun adı bir işgal. Bu bir vatan savunması. Umuyorum ki Anayasa Mahkemesinden bu işbirlikçi, işgalci, ihanet yasası döner" dedi.
Oğuz, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki orman yangınlarından büyük üzüntü duyduklarını ifade etti.
"Yurttaşların yüzde 90’ının bu ormanların rant için bilinçli yakıldığını, yangın söndürmek için yeterli uçak, teçhizat alınmadığını düşündüğünü" söyleyen Oğuz, "Türk halkı artık ilginç bir atasözü geliştirdi: 'Otel yapılmayacak yerden duman çıkmaz'" diye konuştu.
"Hükümet madencileri durdurmadı"
Oğuz, maden şirketlerinin durdurulmadığına dikkat çekerek, Bergamalıların uluslararası bir şirketin altın çıkarma talebine karşı müthiş bir direniş gösterdiklerini anlattı.
Oğuz, şöyle devam etti:
"Bütün yolları kullandılar. Bilimsel raporlar hazırlattılar, hukuki yollara başvurdular, demokratik bütün yolları denediler, mahkemede bir sürü davalar kazandılar, İnsan Hakları Mahkemesine başvurdular ve kazandılar. Hükümet onlara tazminat ödedi ama madencileri durdurmadı, durduramadı. Onların kazandıkları yürütmeyi durdurma kararı bile uygulanmadı. Arkadan dönüldü ve madenciler yine çalıştılar. Bu bize hükümetin üzerinde bizim bilmediğimiz bir el olduğunu, ne mahkeme kararını dinleyen ne de halkı dinleyen bir karar olmadığını gösterdi. Yani hükümet madencileri mahkeme bu kararı verdi diye ülkemizden çıkarıp atamadı. Sonra tabii bu nasıl bir else, daha birçok yerde altın, gümüş, bakır neyimiz varsa çıkartılmaya başladı. Hatta, facialar yaşandı."
“İnşallah hukuk burada ülkesinden ve vatanından yana işler”
Birçok medeniyetin Anadolu'da hayat bulduğunu belirten Oğuz, şunları söyledi:
"Hala ülkemizde hepimize yetecek ekmek var, su var ve verimli topraklar var. Ama şimdi bu torba yasayla geçen maden yasasını görüyoruz ki, hani o görmediğimiz bir el vardı ya mahkeme kararlarını arkadan dolaşan, şimdi o çok uluslu şirketler geldi ve işbirlikçi şirketlerle büyük bir uyum içindeler. En fenası da iktidarla işbirliği içindeler. Böylece üstünde zeytin mi varmış, fındık mı varmış, armut mu varmış, orman mı varmış, su mu varmış diye hiçbir şeye bakılmadan bütün Anadolu hallaç pamuğu gibi atılacak. Bunun adı bir işgal. Askeri işgale uğrarsak savaşı kazanırsak yeniden bizim olur. Yeniden eker, biçer ve yaşarız. Ama bu işgalden sonra elimizde vatan kalmayacak. Bu artık çevre sorunu falan olmaktan çıktı. Bu bir vatan savunması. Düşünün, suyunuz yok, ormanınız yok, hepsi zehirlenmiş ve toprağınız yok. Bu vatan olabilir mi? Umuyorum ki, Anayasa Mahkemesinden bu işbirlikçi, işgalci, ihanet yasası döner. Herkesi de karşı durmaya çağırıyorum. İnşallah hukuk burada ülkesinden ve vatanından yana işler. Asil halkı sokmadılar Meclise. Onlar vatanlarını savunuyorlar. Bu mesele artık bir vatan savunması. Herkesi direnmeye çağırıyorum."













