Manisa'nın Soma ilçesine bağlı Hatun Mahallesi'nde hayvancılık yapan baba ve oğul, girdi maliyetlerinden şikayet etti. İsmail Kayaalp, "En az 15 lira çiğ sütün olması, 300 lira da karkas kesimin olması lazım. Şu anda markete veya pazara gittiğimizde en ucuz et, en ucuz süttür. Hiç kimse 300 lira ete pahalı demesin" dedi. Baba Nazmi Kayaalp ise "Bütün imkanlarımızla tarladan kaldırdığımız halde ben bunların çoğunu hesap etmiyorum. İnanın bize bir şey kalmıyor. Ben bu tesisi kurdum ama vallahi bırakacağım. Bıktım ben bu işten yetişemez oldum" ifadelerini kullandı.
Soma Hatun Mahallesi'nde hayvancılık yapan üreticiler, artan gübre, mazot ve elektrik giderleri nedeniyle zorlandıklarını belirtti. İsmail Kayalp, şunları söyledi:
"HİÇ KİMSE 300 LİRA ETE PAHALI DEMESİN"
"Soma'nın Hatun Mahallesi'nde büyükbaş hayvan üreticisiyim. Aynı anda hayvancılık için tarımsal üretim yapmaktayız. Şu anda 2. ürün mısır silajlarımızı biçmekteyiz. Bir yıllık hayvanlarımızın yiyeceği mısır silajlarımızı kaba yemin yüzde 70'ini çıkarmak için şu anda hasada başladık. Bugün bizim hasadın 4 günü. Şu anda 400 ile 450 litre traktör mazot yaktı bunları biçmek için. Diğer traktörler bunların hepsinin maliyetini topladın mı 4- 5 günün içerisinde bir tonun üzerinde mazot yaktık. İşçi maliyeti, girdi maliyetleri... Mısırı hayvanlarımıza yedirmek için çok yüksek maliyetler ödüyoruz. Geçtiğimiz sene süt fiyatları bu sıralarda yüzde 10 yüzde 15 zam almışken şimdi ise yüzde 5 yüzde 6 zam aldık ama her şeyin maliyeti yüzde 100- 150 arasında artış gösterdi, zam yaptı. Acilen süte ve ete zam yapılması lazım. Hiç olmazsa yüzde 60-70. Süt Kurumu 12.5 lira süte zam yaptı. Bu 12,5 lira süt bizleri kurtarmaz. En az 15 lira çiğ sütün olması, 300 lira da karkas kesimin olması lazım. Şu anda markete veya pazara gittiğimizde en ucuz et, en ucuz süttür. Hiç kimse 300 lira ete pahalı demesin. Bizim şu anda 130 dölüm mısırımız var. Bizler bunu mısır olarak satsaydık bin 300 bin lira para kazanırdık. Bunu ancak silaj olarak satsaydık olurdu. Bu artık kuru mısır olmaz. Bu ikinci ürün mısır. Biz bunu alacağız hayvanlara yedireceğiz. Bunu ineğin memesinden çıkaracağız. Sağacağız para kazanacağız diye uğraşacağız. Bu iş kolay bir iş değil meşakkatli bir iş."
"BU TESİSİ KURDUM AMA BIRAKACAĞIM"
Baba Nazmi Kayaalp ise şunları söyledi:
"Bizler hayvancılığa başladık. Büyüttük büyüdük ama büyüyemiyoruz. Ben bu iş için Soma'da 2 tane evi sattım. Bu hayvancılığa yatırdım. Bugün sütün maliyeti 13 lira. Biz sütten para kazanamıyoruz. Bu iş böyle mi olması lazım. Bu yerimizde 5 tane traktör var, 3 traktör devamlı bu işe çalışıyor. Ben bu iş için 400 dekar yer işliyorum. Bunun için gübre, elektrik, mazot... Sonuçta bize bir şey gelmiyor. Hep girdilere gidiyor. Ben 15 günde 1 ton mazot kullanıyoruz. Şu anda bir ton mazot 40 bin lira. Görüntü çok güzel ama getir yok. Bu iş böyle mi olması lazım. Bugün en az sütün 15 lira olması lazım ki 4 lira bize kalsın. Et ona keza. Benim şu anda 180 hayvanım var. Burada 60 tane inek var. Bunlardan 50 tanesi sağılıyor. 40 tane erkek danamız var. 40 tane de öbür türlü var. 17- 18 tane düvemiz var. Toplam 180'e yakın hayvanımız var. Bizim yem tüketimimiz fabrikadan almamıza rağmen, 26 ton 550 çuval. Biz aylık 380 bin liraya yakın yem parası veriyoruz. Benim de aylık buradan aldığım süt parası 500 liraya yakın, ortalama olarak. 300 bin liraya yakın, bu arada ben yem veriyorum. Bütün imkanlarımızla tarladan kaldırdığımız halde ben bunların çoğunu hesap etmiyorum. İnanın bize bir şey kalmıyor. Ben bu tesisi kurdum ama vallahi bırakacağım. Bıktım ben bu işten yetişemez oldum. Bu yerleri yaptık mecbur olarak yapmaya çalışıyoruz. Bizim bulunduğumuz Hatun köyde 80 hane var. Şu anda bir tane hayvan yok. Şu anda bu işi 1 kişi yapamıyor. Ben 500 liraya yem alıyorsam, diğer bir kişi yapmaya kalktığında 570- 580 liraya yem alıyor. Böyle olunca bir tek hayvanın maliyeti çok yüksek. Biz topyekün makineleştik biz oradan biraz maliyetleri düşürüyoruz.
"HERKES 'BU İŞİ BIRAKACAĞIZ' DİYOR"
Yakınımızda Beyce köyü var. Bir tane hayvan bulamazsın. Sevişler köyü var orada bile yok. Bizim bu civarlarda hiç hayvan yok. Bu maliyetlerle nereye gidilir? Bizim işimiz dostlar alışverişte görsün. Geliyor gidiyor bize bir şey kalmıyor. Elektrik parası var, yazın sulama var. Şu anda bu hayvanların bulunduğu yerin her ay 7 bin lira elektriği geliyor. Sulamada ise her ay 22- 23 bin lira elektrik geldi 3 aydan bu yana. Aylık veteriner masrafımız ise 50-60 bin lira. Neredeyse suni tohumlamadan vazgeçiyorum. İneklerin içerisine artık boğa attım. Bir tohumlama 700 lira... Kazanamıyorum. Ben istemem mi kazansak suni tohumlama yaptırmak. Bu sistem bu şekilde değişmezse bu hayvancılık gider. Duyduğuma göre bütün arkadaşlar bu işi bırakacağız diyorlar. Biz yapıyoruz ama imkanlarımız çok geniş. Ne gecem belli ne gündüzüm belli. Devamlı buradayım 72 yaşına girdim. Devamlı çalışıyoruz. Markette süt şu anda 30 lira 35 lira. Biz bir şey kazanamıyoruz bizden alıyorlar oraya gidiyor. Onlar kazanıyor. Hayvanları kestirdiğimizde de kazanamıyoruz. Hayvanları kestirdiğimizde bugün 220 lira ile 225 lira arasında kesim ücreti var. Bu da karkas kesim. Bunu da kasap 380 lira 400 lira arasında satıyor. Etin durumuna göre daha yüksek satıyor. Kıyma desen daha başka bir şey. İneği kestiriyoruz. Fiyatı 180 lira 200 lira arası fakat kasapta dana parasına gidiyor."













