(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşlerden Sorumlu MYK Üyesi Suat Kılıç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, kayyum uygulamalarının sona ermesi ve Selahattin Demirtaş’ın tutuksuz yargılanması gerektiğini belirtirken, Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” tanınmasının ise siyasal karar vericileri aşan bir konu olduğunu vurguladı.
Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde düzenlenen MYK toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıç, Bahçeli’nin açıklamalarının bazı bölümlerine katıldıklarını, bazı bölümlerine ise açık itirazları olduğunu ifade etti.
Kılıç, “Sayın Bahçeli hükümet üzerinde çok güçlü bir isimdir. Sözü dinlenen, etkisi olan bir devlet adamıdır. Eğer ‘Ahmetlerin makamına, Selahattinlerin yuvasına dönmesi gerekir’ diyorsa, bunu yaptırabilecek güce de sahiptir” dedi.
Kayyum uygulamalarına net karşı duruş
Suat Kılıç, kayyum politikalarının hukuka ve demokrasiye zarar verdiğini belirterek, Yeniden Refah Partisi’nin bu konuda uzun süredir aynı noktada durduğunu vurguladı.
“Ahmetler belediyedeki makamına dönmeli, kayyum uygulaması sona ermeli” diyen Kılıç, bu başlıkta Bahçeli ile aynı noktada olduklarını ifade etti. Kılıç, “Kayyum meselesinde zarardan dönülmesini önemsiyoruz. Hukuka dönüş olsun, demokrasiye dönüş olsun, özgürlüklere dönüş olsun. Geç kalınmış da olsa bu yanlıştan dönülmesini doğru buluruz” diye konuştu.
Demirtaş için tutuksuz yargılama vurgusu
Kılıç, Selahattin Demirtaş’ın uzun süredir tutuklu yargılanmasına da dikkat çekerek, bu durumun hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını söyledi.
“Selahattin Demirtaş dokuz yıldır tutuklu yargılanıyor. Tutuksuz yargılanmalı ve bayramı kendi evinde, kendi yuvasında geçirmelidir. Bunu geçen yıl Ramazan Bayramı öncesinde de açıkça ifade ettik” diyen Kılıç, bu konuda da tutumlarının değişmediğini belirtti.
Öcalan çıkışı: Bu karar siyasetçileri aşar
Açıklamasının en dikkat çeken bölümünde Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” tanınması tartışmasına değinen Suat Kılıç, bu konuda net bir ayrım çizdi.
Kılıç, “Abdullah Öcalan’a umut hakkı tanınması meselesi, siyasetçilerin kendi aralarında karar vereceği bir konu değildir. Bu meselede şehit ailelerine ve milletimize danışılmalıdır. Bu iş, karar vericileri aşar” ifadelerini kullandı.
Toplum vicdanının yok sayılarak böyle bir adım atılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Kılıç, “Bu konuda milletin rızası olmadan atılacak her adım yeni ve derin yaralar açar” dedi.
TÜİK ve ekonomi eleştirisi
Kılıç, toplantı sonrası açıklamasında TÜİK’in enflasyon verilerine de sert eleştiriler yöneltti. TÜİK’i “enflasyonu ayarlama enstitüsü” olarak nitelendiren Kılıç, Aralık ve Ocak ayları arasındaki sert farklara dikkat çekti.
“Aralık’ta enflasyon dipte, Ocak’ta zirvede. Çünkü zamlar Aralık enflasyonuna göre veriliyor. Bu, emeklinin, memurun, işçinin cebinden çalmaktır” diyen Kılıç, bunun açık bir hak gaspı olduğunu savundu.
Epstein belgeleri için soruşturma çağrısı
Suat Kılıç, ABD merkezli Epstein belgelerine de değinerek, Türkiye ayağı olduğu iddia edilen bağlantıların mutlaka soruşturulması gerektiğini söyledi.
“Türkiye’den kız çocuklarının istismar adasına götürüldüğü, Epstein’e ait uçağın suç yıllarında Türkiye’ye defalarca geldiği iddiaları son derece ağırdır. Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları bu iddialar hakkında resen soruşturma başlatmalıdır” ifadelerini kullandı.
İttifak mesajı: Üçüncü yol vurgusu
Kılıç, olası erken seçim ve ittifak tartışmalarına ilişkin sorulara da yanıt verdi. Yeniden Refah Partisi’nin ne AKP ne de CHP ile ittifak içinde olmayacağını belirten Kılıç, “Türkiye’yi iki kutba mahkûm etmek istemiyoruz. Yerli, milli, muhafazakâr ve çözüm odaklı üçüncü bir yol mümkündür” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi










