"Bugün belediyelerimiz tarihe sahip çıkan, kültürü yaşatan öncü kurumlardır"
Ayrıca; koruma uygulamalarını yerinde ve uzmanlıkla yürüten KUDEB’lerin yaygınlaşması ve etkinleşmesi için ayrıca yoğun bir şekilde çalışıyoruz; henüz kurmayan belediyelerimizin de bu süreci ivedilikle başlatmasını bekliyoruz. Bugün belediyelerimiz, yalnızca altyapı hizmetleri sunan kurumlar değil, aynı zamanda tarihe sahip çıkan, kültürü yaşatan öncü kurumlardır. Geçtiğimiz yıl encümen üyelerimizle birlikte deprem bölgesine yaptığımız ziyaretlerde bir kez daha gördük ki şehirler yalnızca binalardan ibaret değildir. Geçmişle bağ kurmadan, kimlik ve hafıza olmadan kentler ayağa kalkamaz. Bu anlamda, TKB’nin rolü her zamankinden daha kritiktir. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren çalışmalarımıza hız verdik. Önceliğimiz, 6 Şubat depreminin yaralarını sarmaya çalışan bölgelere destek olmaktı. Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman’a yaptığımız saha gezilerinde 34 yöneticiyle bir araya gelerek bölgenin yeniden inşa sürecini değerlendirdik.
"Paris ziyaretimizde, UNESCO nezdinde kültürel mirasımızı uluslararası platformlara taşıdık"
Paris ziyaretimizde, UNESCO nezdinde kültürel mirasımızı uluslararası platformlara taşıdık, yeni işbirliklerinin kapısını araladık. Bu yıl başlatmayı planladığımız uluslararası saha gezilerini, her yıl düzenli hale getirerek üyelerimizin farklı deneyimleri yerinde gözlemlemelerini ve dünya ile entegre projeler üretmelerini hedefliyoruz. Somut olmayan kültürel miras çalışmalarını da artık önceliklerimiz arasına aldık. Geçtiğimiz aralık ayında Ankara’da gerçekleştirdiğimiz Tarihi Kentler Birliği-UNESCO Buluşması’nda, Gordion’dan Hacı Bayram Mahallesi’ne kadar uzanan zengin mirasımızı birlikte keşfettik. Bu tür buluşmalar, bize hem geçmişi daha iyi tanıma fırsatı sunuyor hem de geleceğe dair umut ve ilham veriyor. İşte tam da bu doğrultuda UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi doğrultusunda, üyelerimizden topladığımız envanter bilgileriyle bu değerleri kayıt altına almayı, tanıtmayı ve yaşatmayı hedefliyoruz. Bu anlayışın en güzel örneklerinden biri olan Beypazarı Yeniden Projesi’ni diğer toplantılarımızda da olduğu gibi buradan da bir kez daha ifade etmek isterim. 2000 yılında 17 yapı ile başlayan restorasyon süreci, bugün 650 yapıya ulaşmıştır."
"Bu tür projeler, yalnızca kültürel mirasın değil, aynı zamanda yerel kalkınmanın da önünü açmaktadır"
Yavaş, 17-18 Mayıs'ta gerçekleştirilen İpek Yolu Rotası'ndan da bahsederek şöyle devam etti:
"Unutmayalım, bu tür projeler, yalnızca kültürel mirasın değil, aynı zamanda yerel kalkınmanın da önünü açmaktadır. Bir diğer önemli konu da tarihi dokunun korunması sürecinde en kritik araçlarımızdan biri olan Koruma Amaçlı İmar Planları... TKB olarak bu alanda belediyelerimize rehberlik etmeye, uzmanlık desteği sunmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz Kasım ayında gerçekleştirdiğimiz 2. Olağan Meclis Toplantısı için ülkemizdeki ilk koruma amaçlı imar planına sahip şehir olan Muğla’daydık. Burada aldığımız kararlarla yol haritamızı güçlendirdik. Önümüzdeki dönemde kültürel miras alanlarını ve tarihi dokuyu korumaya yönelik projelere, özellikle de sokak sağlıklaştırma gibi doğrudan kamusal yaşama dokunan çalışmalara, daha fazla öncelik verecek, proje desteklerimizi bu yönde çeşitlendireceğiz. Bugün seçeceğimiz yeni komisyonlarla çok sayıda yeni fikir ve çalışmanın önünün açılacağına inanıyorum. Siz sevgili başkanlarımızla birlikte özel çalışmalara imza atacağımıza eminim.
Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi bugün Tarihi Kentler Birliği 2025 Yılı 1. Olağan Birlik Meclisi Toplantımızı gerçekleştireceğiz. Bu toplantıdan çıkacak kararların, koruma kültürünü daha da güçlendireceğine, seçeceğimiz yeni encümen üyeleri ve komisyonlarımızın çalışmalarımıza ivme kazandıracağına inancım tamdır. Bu vesileyle, bu yolculuğun öncüsü kıymetli hocamız Prof. Dr. Metin Sözen’e tekrar saygılarımı sunuyorum. Unutmayalım; geçmişine sahip çıkmayan bir millet, asla geleceğini inşa edemez. Ve biz, geçmişi yaşatarak geleceği birlikte kuran büyük bir aileyiz."





