Reklam
(TBMM) - Yeni Yol Grubu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'la yapılan toplantıda Gazze'yle ilgili ateşkes ve barış antlaşması hususunda mutabık kalınıp kalınmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla TBMM Genel Kurulu'nda verdiği genel görüşme önerisi reddedildi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, "Trump çok kazançlı çıktı bu işten, Türkiye'nin ne kazandığı belli değil. Bu durum ve verilen görüntü her türlü spekülasyona kendiliğinden açık ve dolayısıyla dış politikanın tümü ve felsefesinin tartışılmasını ve en önemlisi de Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkilerde ciddi bir otopsiyi gerektiriyor" dedi. Yeni Yol Grubu'nun, ABD Başkanı Trump'la yapılan görüşmenin mahiyeti hakkında TBMM'nin bilgilendirilmesi, Türkiye adına ne gibi kazanımların sağlandığının veya yükümlülüklerin altına girildiğinin ve Gazze'yle ilgili ateşkes ve barış antlaşması hususunda bu toplantıda mutabık kalınıp kalınmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla TBMM Genel Kurulu'na genel görüşme önerisi verdi. Öneri, AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Yeni Yol Grubu Başkanvekili Selçuk Özdağ, ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşmesinin içeriği hakkında Meclis'in şeffaf biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:"Mevcut iktidar eliyle ülkemiz ve milletimiz siyasi ve ekonomik olarak bir çöküşün, hatta varoluş kaygıların eşiğine getirilmiştir. 'Borç alan emir de alır' sözüne binaen ülkemizin borcuyla birlikte şantaja açık hâle getirilen kırılganlığı devasa boyutlara ulaşmıştır. Ülke ve millet yerine, şahsım ve iktidarım siyasetini merkezine alan mevcut yönetim nedeniyle makam ve konum sahibi olanların çoğu ülkeye ve kurumlara batan geminin malı gibi davranmakta iken dışarıdakiler de bundan payını istemektedirler. Onlar da ülkemize batan geminin malı gibi davranırken daha montanlı faturalar kesmeyi de ihmal etmemektedirler. Bu faturalar her ne kadar ekonomik olsalar da esasen onur ve haysiyetimizi ayaklar altına alan ve beka sorununa evrilen siyasi sonuçlara neden olmaktadır.Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bizim verdiklerimiz ortada iken Amerika Birleşik Devletleri ne verdiğiyse belirsizliğini korumaktadır. Söz konusu görüşmelerin sıradan bir ziyaret için olmadığı, ülkemizi uzun yıllara sarih birçok yükümlülüğün altına sokacağı, içerik ve neticelerinin nasıl sonuçlar doğuracağı, bunun ülkemiz adına bir millî güvenlik sorunu teşkil edip etmeyeceği konuları uzmanlar ve siyasetçiler tarafından şimdiden tartışılmaya başlanmıştır. Cumhurbaşkanının ve bu anlaşmalarda imzası bulunan hükümet yetkililerinin her şeyden önce Türk milletine ve onu temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kapsamlı bir izahat yapması zorunludur. Bugün Birleşmiş Milletler toplanıyor ve bunların toplandıkları, birleştikleri bir şey var; o da hiçbir şey yapamamak. Böyle konularda özellikle siyonist İsrail lobilerine karşı, Yahudi lobilerine karşı sessiz kalıyorlar ama vicdanlar birleşiyor, 500'e yakın insan gemiyle çıkıyorlar yollara. Peki, biz ne yapıyoruz? Vatandaşlarımızı aldılar orada; milletvekilleri var. İsrail onları derdest edecek, sınır dışı edecek; biz de onları sadece kınamakla yetineceğiz. Gerçek demokrasi, gerçek insan hakları, gerçek hukukun üstünlüğü ve aynı zamanda denetlenebilir bir Türkiye, hesap verebilir bir iktidar diyorum."DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, ABD Başkanı Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşmesinin ardından ortaya atılan iddialara ilişkin şunları söyledi:"S-400 füzeleri niçin alındı?""Üzerinde konuştuğumuz bu konu tam cekette ilk düğmeyi yanlış iliklerseniz her şey öyle gider benzetmesine uygun bir şey. Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri'yle ya da genel olarak dış politikamızın ana meselelerinde bu ilk düğmeyi yanlış iliklemek nasıl başladı derseniz, Rusya'dan 2,5 milyar dolar para verip S-400 füzelerinin alınmasıyla başladı. O füzeler niçin alındı? Hâlâ meşkûk, çok net değil. İkincisi, aldınız o füzeleri, kime karşı kullanacaksınız? Ne zaman kullanacaksınız? Nasıl kullanacaksınız? O da belli değil. Onun sonuçları oldu. 2,5 milyar doları Rusya'ya teslim etmenin yanı sıra Türkiye bir parçası olduğu F-35 ki yüzyılın en önemli teknolojik gelişmesini ifade ediyordu savaş uçakları konusunda, oradan çıkarıldı. CAATSA yaptırımlarına maruz kaldı, 10 milyarlarca dolar zarara girdi ve arkasından Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkiler belli konulara kilitlenmiş, bir türlü o tıkanıklık açılamaz hâle geldi.Bir yandan da bir BRICS'e koşup, bir Şangay Beşlisine koşup, bir oraya bir buraya koşup bunun adına da 'Çok yönlü dış politika' dendi. Zincirleme hatalar birbirinin arkasına geldi ve bu başı kesik tavuk gibi koşturan bir dış politika görüntüsüyle Amerika Birleşik Devletleri'ne elinizin zayıf olduğu duygusunu verdiniz. Bir yandan da illa bir Beyaz Saray fotoğrafı çektirmek için kaç başvuruda bulunduğunuzu Dışişleri kaynaklarından biliyorum ve cevap alamadığınızı ben biliyorum. Bu kadar hevesli gitmeye kalkarsanız, bunun karşılığında da giderayak vergi indiriminde bulunursanız, 'Vallahi ben sizden şu kadar Boeing alacağım' derseniz, ki 225 adet Boeing anlaşması yapılıyor; Güney Kore 50, Türkiye'den katbekat zengin bu gibi konularda Katar 210, biz nedense 225. Ve sonuç itibarıyla bir de üstüne üstlük yirmi yıllık, 43 milyar dolarlık bir LNG gaz anlaşması yapılıyor. Aldığınızı zannettiğiniz şeyler hâlâ Kongreye bağlı ve Trump size söz vermiş olsa bile Trump'ın yetkisinde değil. Trump çok kazançlı çıktı bu işten, Türkiye'nin ne kazandığı belli değil. Bu durum ve verilen görüntü her türlü spekülasyona kendiliğinden açık ve dolayısıyla dış politikanın tümü ve felsefesinin tartışılmasını ve en önemlisi de Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkilerde ciddi bir otopsiyi gerektiriyor."Çakırözer: "Türkiye'ye silah ambargosu, verilmeyen F-35 uçaklarımız için ne yanıt aldınız"CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de ABD ile Türkiye arasında yapılan anlaşmalara dikkat çekerek "Hani Türkiye'nin çıkarı" sorusunu sordu. Çakırözer'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:"Aralarında milletvekili arkadaşlarımızın, yurttaşlarımızın da olduğu yüzlerce barış gönüllüsü Sumud Filosu'nda; tek amaçları İsrail'in iki yıldır süren zulmü karşısında dünyanın dikkatini Gazze'ye çekmek. Dün İsrail uluslararası hukuku, vicdanları hiçe sayarak bu sivil yardım filosuna müdahale etti, masum sivilleri alıkoydu, teknelere el koydu. Bu yapılan açıkça korsanlıktır, insanlığa saldırıdır; kınıyoruz, lanetliyoruz. Bu filo Filistin halkının haklı direnişinin simgesidir. Gazze için umudu, barışı büyüten o cesur yüreklere dayanışma duygularımızı buradan bir kez daha iletiyorum.Bunlar olurken AKP iktidarının İsrail karşısındaki suskunluğu, etkisizliği de en az bunlar kadar üzücüdür. Aylarca İsrail'le kâh doğrudan kâh arka kapıdan ticaret yaptınız. ABD'ye gittiniz, dostunuz Trump foyanızı ortaya çıkardı. 'Erdoğan'ın Gazze konusunda ne düşündüğünü dahi bilmiyorum' diyor çünkü doların yeşilini konuşmaktan Gazze'yi, Filistin'i konuşamadınız. Görüşmede Trump ve Amerikan şirketlerinin ne aldığı belli ama Türkiye'nin aldığı hiçbir şey yok. Randevu rüşveti için Trump'ın oğluna 225 uçaklık siparişi geçtiniz, yolda Trump'a milyarlarca liralık jest yapıp Amerikan ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini sıfırladınız, Trump ise çelik ve alüminyumda Türkiye'ye uyguladığı vergileri kaldırmadığı gibi üstüne yüzde 10 ek tarife bindirdi, siz de buna sevindiniz. Amerika'dan yirmi yıllığına 70 milyar metreküp LNG alıyorsunuz, hem de bölgedeki kaynaklardan daha pahalıya. Peki, hani Türkiye'nin çıkarı? Türkiye'ye silah ambargosu, verilmeyen F-35 uçaklarımız için ne yanıt aldınız?"
Reklam










