(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Bu Meclis'in adı Türkiye Büyük Millet Meclisi midir? Son birkaç yıldır yapılan işlere, çıkan kanunlara baktığımızda bu Meclis'in adını şöyle de zikredebiliriz; 'Türkiye Büyük Müteahhitler Meclisi', çünkü bu Meclis'ten çıkan bütün yasalar müteahhitler için çıkmış. Örneğin sahilleri katlediyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz otel yapsın diye. Ormanları yakıyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz RES yapsın diye. Zeytinlikleri kesiyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz maden çıkarsın diye. Yol yapıyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz yolunu bulsun diye. İşte, buna engel olduğumuzda burası milletin meclisi olur. Buna yol verdikçe olsa olsa müteahhitlerin meclisi olur" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, "32 yıl önce Madımak'ta, sonra da Başbağlar'da bir katliam yaşandı. Madımak'ta, orada çok değerli sanatçılar, çok değerli üstatlar vardı, yazarlar, çizerler vardı ve bu insanları kaybettik, yanarak öldüler ve yanarak öldürüldüler, bu insanlar yandılar. Madımak'taki olayların öncelikle idari boyutuna bakmak lazım. Burada, yine, aynı şekilde, idarenin bir zafiyetini, zayıflığını gözlemliyoruz" dedi. Özdağ, memur zammına ve TÜİK'in açıklayacağı enflasyon oranı için şunları söyledi:
Özdağ: "TÜİK milletini, memurları kandırmasın"
"Temmuz ayında memurlar, yaklaşık 6 milyon 250 bin memurumuz var, bu memurların maaşlarına zam yapılacak ve bizim 16 milyon da emeklimiz var, 16 milyon emekliye de zam yapılmış olacak. Peki, neye göre yapılıyor bu? TÜİK rakamlarına göre yapılıyor. Peki, bu TÜİK kim, nedir bu TÜİK? 'Tayyip'i üzmeme istatistik kurumu' diyorlardı. Kim diyordu bunu? Sabık bakan Süleyman Soylu söylüyordu; vallahi ben söylemiyorum. Bu TÜİK'in rakamlarına baktığımız zaman, TÜİK bile isteye bizim cebimizdeki paralarımızı çalıyor; modern bir hırsız burası, modern bir gaspçı burası ve bu gaspçı maalesef bilimle hareket etmiyor. Yine aynı şekilde allem edecek, kallem edecek ve çok düşük bir rakamla beraber bizim karşımıza çıkacak. Sonuç ne olacak biliyor musunuz? Hani Sayın Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bazı olaylarda şöyle söylüyordu: 'Kandırıldım' diyordu. Ben Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum: TÜİK de bizi kandırıyor. TÜİK milletini, memurları kandırmasın."
Kavuncu: "AKP'de üç milletvekili var, Meclis'i bu hale getirdiler"
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, AK Parti sıralarında sadece üç milletvekilinin bulunmasına tepki göstererek, "Yoklama olunca gelirler, Meclis'i bu hale getirdiler" dedi. Kavuncu, Madımak Katliamı'na ilişkin, "Bugün Madımak Katliamı'nın 32'nci yıl dönümü. Canımızı, canlarımızı diri diri yakacak kadar gözü dönmüş bir vahşete hep birlikte maalesef şahitlik ettik. Bu vahşette hayatını kaybeden canlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyorum. Bu katliamı gerçekleştiren kirli ve karanlık zihniyeti de bir kez daha lanetliyorum. Bu katliamların artık ülkemizde yaşanmaması lazım ve her sene bunları hatırlamamız lazım, konuşmamız lazım çünkü bir daha yaşanmaması için buradan öğrenilecek, tespit edilecek o kadar çok hikâye ve ders var" diye konuştu.
Temelli: "Kanun önümüze gelecek bu kanunla aslında doğayı katleteceğiz"
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak'ta 33 insan, 33 canımız maalesef yakılarak katledildi. Bu Cumhuriyet tarihinin en karanlık sayfalarından biri, en büyük utançlardan biri. Üzerinden 32 yıl geçse de unutulması mümkün değil. Her ne kadar zaman aşımı denen bir meseleyle bu konu tarihe havale edilip üstü örtülmeye çalışılsa da bu suçların zaman aşımına uğraması mümkün değil. Unutmayacağız. Tabii ki bunu unutursak, hakikatle yüzleşemezsek biz bu tür vakaların önüne geçemeyiz" dedi. Temelli konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu Meclis'in adı Türkiye Büyük Millet Meclisi midir? Son birkaç yıldır yapılan işlere, çıkan kanunlara baktığımızda bu Meclis'in adını şöyle de zikredebiliriz; 'Türkiye Büyük Müteahhitler Meclisi'. Çünkü bu Meclis'ten çıkan bütün yasalar müteahhitler için çıkmış. Halkın yararına çıkmış bir tane kanun buraya getiremezsiniz. Halk bugün Meclis'in kapısındaydı, kendisi için bir şey istiyordu, gelip onu dinleyen bir iktidar mensubuna biz rastlamadık. Neyle ilgili gelmişlerdi? Hani, komisyonda 26 saat 'enerji yasası' diye görüşüldü ya doğayı katletme yasası, zeytinlikleri, su havzalarını yok etme yasası; ona olan itirazlarını getiriyorlar. Yaşama, doğaya, zeytine, hayata sahip çıkıyorlar orada ama biz burada müteahhitler Meclisi olarak çıkaracağımız, kanun önümüze gelecek kanunla aslında doğayı katleteceğiz. Örneğin sahilleri katlediyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz otel yapsın diye. Ormanları yakıyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz RES yapsın diye. Zeytinlikleri kesiyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz maden çıkarsın diye. Yol yapıyoruz, ne için? Müteahhitlerimiz yolunu bulsun diye. İşte, buna engel olduğumuzda burası milletin meclisi olur. Buna yol verdikçe olsa olsa müteahhitlerin meclisi olur."
Başarır: "Görüntüleri sabah paylaşsalardı yangın için sanardım"
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise "Bundan 32 yıl önce Sivas'ta 33 aydınımız, insanımız, canımız yakılarak katledildi. Ben kaybettiğimiz canlarımızı, aydınlarımızı rahmetle, sevgiyle, özlemle anıyorum. O gün anayasal düzene karşı bir saldırı yapıldı, aydınlık geleceğe karşı, laik cumhuriyete karşı bir saldırı yapıldı, sistemli, planlı bir şekilde yapıldı ama maalesef ki 2012'de bu dava zaman aşımına uğratıldı. Belki dava zaman aşımına uğradı ama acılarımız asla zaman aşımına uğramadı. Bazı güçler, derin güçler bu davanın arkasındaki gerçek faillerin ortaya çıkmaması için bir çaba harcadı ve insanlığa karşı işlenen bu suçu, Anayasa'ya karşı işlenen bu suçu zaman aşımına uğrattı ama bu ve benzeri katliamların aydınlığa çıkacağı, gerçek faillerinin hesap vereceği günler yakındır diyorum" ifadelerini kullandı.
Başarır, İzmir'de CHP'li bürokratlara yapılan operasyona ilişkin ise şunları söyledi:
"Dün İzmir'de bir operasyon oldu ama eş zamanlı İzmir'de de bir yangın vardı. Asker, Belediye bürokratları, İtfaiye, Bakanlık; herkes İzmir'in dört bir yanında o yangını söndürmeye çalışıyordu ama sabah altıda da Belediye Başkanlarımız, bürokratlar, 157 kişi gözaltına alındı. Bugün Anadolu Ajansı'nda şu görüntüleri gördüm. Bakın, şu görüntüler dronela çekilmiş, planlanmış bunlar; bakın, Emniyet'in görüntüleri, operasyondan önceki görüntüler, bu da Belediye Başkanımızın görüntüleri. Nereden çıkıyor? Anadolu Haber Ajansı. Kim servis ediyor? Emniyet Müdürlüğü. Bakın, bir kez daha gösteriyorum, ya, arkadaşlar, savaşa mı gidiyoruz biz ya? O aldığınız Belediye Başkanı, beş yıl onuruyla, şerefiyle görev yapmış; siz gitmişsiniz, kapısını açmış arabanıza binmiş. Buna ne gerek var? Vallahi billahi sabah altıda paylaşsalardı "Bravo Emniyet'e, yangını söndürmeye gidiyorlar." derdim. Biz savaşıyor muyuz ya? Bu nasıl bir algıdır, bu nasıl bir çirkinliktir? Emniyet'in, İçişleri'nin görevi bu mu?"












