Reklam
(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti'nin yerel yönetimlere yönelik yargısal operasyonların yaratacağı tahribatların araştırılması amacıyla verdiği öneri reddedildi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, CHP'li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlara ilişkin "Saraydan gelen talimatlarla CHP'nin belediye başkanlarına yargı tacizleriyle yargı operasyonlarının yapıldığı bir dönemde hukuku konuşuyoruz. AK Parti'nin 23 yıllık iktidarında artık mahkemeye siyaset açıkça girdi. CHP'nin iktidarına engel olmak amacıyla kurumsal kimliğine ve belediye başkanlarına haksız bir şekilde yargı aparatlarıyla saldırıyorsunuz ama unutmayın, bunun hesabı mutlaka sorulacak" dedi.DEM Parti'nin TBMM Genel Kurulu'nda yerel yönetimlere yönelik yargısal operasyonların yaratacağı tahribatların araştırılması amacıyla verdiği araştırma önerisi AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.Önergenin gerekçesini açıklamak üzere söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar şunları söyledi:"19 Marttan bu yana her sabah 'Acaba bu sabaha karşı hangi belediye başkanlarının evlerine baskın yapıldı, kimler gözaltına alındı' diye uyanıyoruz. Olan bitenin bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu olduğuna hiç kimse inandıramaz, hiç kimse bize, yargının bağımsız olduğundan dem vurup yargı kararını beklememiz gerektiğini söylemesin. Türkiye'de maalesef, yargının bağımsız olmadığını, hukuk devletinin yerinde yeller estiğini bilmeyen akıl ve vicdan sahibi hiç kimse yok. DEM Parti olarak bu uygulamayı gayet iyi biliyoruz. 2016 yılında yürürlüğe konulan OHAL KHK'siyle başlanan kayyum uygulamasıyla 95 DBP'li, 2019 yılında ise 48 HDP'li belediyeye kayyum atandı. 2014'ten bu yana tutuklu belediye başkanı sayısı 17. Yani bu konuda en iyi biz, DEM Partililer hâlden anlarız.Bu uygulamalar Türkiye'nin bir hukuk devleti değil polis devleti olduğu görüntüsünü ve izlenimini veriyor ve ülkeyi âdeta bir korku tüneli içine sokuyor. Yerel demokrasi demokrasinin temelidir. Barış ve demokratik toplum hedefine yürümekte olduğumuz şu dönemde yerel demokrasiyi, yerel yönetimleri ve halk iradesini engellemeye yönelik yargı operasyonlarının Türkiye ve demokrasi açısından yaratacağı büyük tahribatın ve buna karşı alınacak önlemlerin araştırılması şarttır.”"AK Parti'nin 23 yıllık iktidarında artık mahkemeye siyaset açıkça girdi"CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de CHP'li belediyelere ilişkin yürütülen operasyonları "yargı tacizi" olarak nitelendirerek operasyonlara şu sözlerle tepki gösterdi: "Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, hukukun artık ikili bir hukuk hâlinde, siyasi görüşlere göre değerlendirildiği, yargı aparatlarıyla, saraydan gelen talimatlarla, yerel yönetimde 31 Mart'ta birinci parti olan CHP'nin belediye başkanlarına yargı tacizleriyle yargı operasyonlarının yapıldığı bir dönemde hukuku konuşuyoruz. AK Parti'nin 23 yıllık iktidarında artık mahkemeye siyaset açıkça girdi. Yargının siyasallaştığı ve açıkça sarayın talimatlarına göre yargıçların karar verdiği, Anayasa'da vicdanına, hukuka ve Anayasa'ya göre karar verecek yargıçların olmadığı ve hukukun bir kenara itildiği, hukuk devletinin arandığı bir dönemde biz bunları tartışıyoruz.Türk milleti tek kişinin vereceği, sarayın vereceği talimatlarla yürütülebilecek bir organizma, bir devlet yapısı içerisinde olabilir mi? Tarihten gelen bir yapısına ters bu olay. Daha önce HDP üzerinde millet iradesiyle gelen belediye başkanları konusunda Van'da, Siirt'te, Batman'da, Mardin'de, birçok yerde kayyum atamasında bulundunuz. 31 Mart'ta milletin iradesiyle yüzde 38'le birinci parti olan ve bütün anketlerde birinci parti olarak açıkça ortaya çıkan CHP'nin iktidarına engel olmak amacıyla CHP'nin kurumsal kimliğine ve belediye başkanlarına haksız bir şekilde yargı aparatlarıyla saldırıyorsunuz ama unutmayın, bunun hesabı mutlaka sorulacak."
Reklam












