Reklam
(TBMM) - CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, "Kalkıp da bize diyorsunuz; hukuka saygı. Ben 25 yıl ceza avukatlığı yaptım. Bu ülkede hukukun bağımsız olduğunu, yargının bağımsız olduğunu kime yutturacaksınız arkadaşlar? Talimat üzerine yapılıyor bütün bunlar. Bakıyor saray, saray ne diyorsa onu yapıyor. Yapamazsa Hakimler ve Savcılar Kurulu aparatı üzerinden ne gerekiyorsa onu yapıyorlar" dedi.CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, TBMM Genel Kurulu'nda "CHP'li yerel yönetimlere yapılan sistematik operasyonların hukuk dışı siyasi amaçlarla yürütülmesinin hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, demokrasi, millet egemenliği ve iradesine etkilerinin araştırılması" amacıyla CHP grubunun önerisi üzerine konuştu. Bayraktutan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Yargıya güven oranı 1,6""Haziran ayı anketi diyor ki; sizce bugün Türkiye'nin en güvenilir kurumu hangisidir? Yüzde 24'ü diyor ki; 'hiçbirine güvenmiyorum'. Türk Silahlı Kuvvetlerine yüzde 18, Millî İstihbarat Teşkilatı yüzde 13, Emniyet Genel Müdürlüğü yüzde 10,8, Cumhurbaşkanlığı 8,3, Türkiye Büyük Millet Meclisi 8,1, çok ilginç olan yargı 1,6, Türkiye'de yargıya güven oranı en son Haziran 2025 ayında yapılmış. Şimdi, bizden şunu bekliyorsunuz, diyorsunuz ki; yargıya güvenin. Bu bir operasyon, 2024'te başlayıp 2025'te 19 Martta pik yapan, hemen dün de Zeydan Başkanla devam eden bir operasyon ve bize şunları söylüyorsunuz; 'mevcut şeye yargılama yapıyorlar. Cumhuriyet savcılarının yapmış olduğu yargılama vardır. Bu yargılamalara güvenin, soruşturmalara güvenin, yargıya intikal etmiş bir konudur' diye."Bir Allah'ın kulu 'Yeliz' hakkında işlem yapmadı"Geçtiğimiz günlerde, sizin bu sıralarda daha önce milletvekili olarak oturmuş olan "Yeliz" diye tabir edilen Ahmet Hamdi Çamlı, 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin yani hepimizin doğum tarihinin kanlı bir darbe olduğunu söyledi. Yahu, şu ülkede bir Allah'ın kulu, bir cumhuriyet savcısı, bakın, adının başında Cumhuriyet Savcısı olan bir Allah'ın kulu kalkıp da bir işlem yapmadı, soruşturma açmadı. Bakın, bu ülkenin yetiştirmiş olduğu Mahmut Esat Bozkurt cumhuriyet savcılarına diyor ki; Meriç kıyılarında çalışan Türk köylüsünün kaybolan sabanından tutunuz da bu vatanda yaşayanların uğrayacağı en ufak haksızlıktan, hatta Bingöl dağlarının ıssız kuytularında nafaka bekleyen öksüzlerin gözyaşlarından siz sorumlusunuz. Kime diyor bunu? Cumhuriyetin savcılarına diyor; cumhuriyetin avcılarına demiyor, cumhuriyetin savcılarına diyor değerli arkadaşlarım. Bu savcılar ne yapıyorlar? Hiç bunlar olmamış gibi, hiçbir şey yapmamış gibi geliyorlar, operasyon yapıyorlar."Bu operasyonların bir amacı var; CHP'yi şeytanlaştırma"Akın Gürlek diye birisi var. Ne yapıyor Akın Gürlek? O yapmıyor o işlemi, aslında ona haksızlık ediyoruz; bütün bunlar için o sarayın arka dehlizlerinde, koridorlarında talimat veriyorlar, talimat üzerine yapıyor ama ona bir önerim var: Ona o talimatı veren yarın bir gün başı sıkıştığı zaman "Allah beni affetsin." diyebilir, "Tanrı beni affetsin." diyebilir, "Hata yaptık, milletim beni affetsin." diyebilir ama sen diyemezsin, bu siyasi iklim değiştiği zaman sen diyemezsin. Ben 17-25 Aralığı gayet iyi hatırlıyorum değerli arkadaşlarım, 17-25 Aralık’ta nasıl operasyonların olduğunu gayet iyi hatırlıyorum; Silivri duruşmalarında, Ergenekon'da neler yapıldığını hatırlıyorum. 17-25 Aralığın simge isimlerinden bir tanesi kimdir, biliyor musunuz? Aradan zaman geçti, unuttuk: Zafer Çağlayan. O dönemin 700 bin liralık kol saatini unuttuk. O dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Genelkurmay kavşağına kol saati dikti ya! İyi ki bu ülkede Mansur Yavaş var ya! Kalktık, onu attık da Mustafa Kemal Atatürk'ün heykelini diktik oraya. Şimdi, bize diyorsunuz ki bunlar olmadı diye; 'bütün bu operasyonlarının bir amacı var'. PKK üzerinden götürmüş olduğunuz, bizi kötüleme ve şeytanlaştırma, Mansur Yavaş'ın kalkıp da su faturaları üzerinden, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'da PKK'lıları, bölücü terör örgütü elemanlarını belediyeye alma üzerindeki bütün oyunlar tutmadı. Ne yapmak lazım; CHP'yi şeytanlaştırmak lazım. Ne olduğunu biliyoruz, kötü bir oyun oynuyorsunuz. Bakın, bu oyunun nereye gittiğinin farkındayız; milletimiz de farkında, halkımız da farkında, bu tehlikenin farkındayız. Neden farkındayız? Çünkü bilinen olayın ne olduğunu biliyoruz."Bu ülkede hukukun bağımsız olduğunu kime yutturacaksınız?"
Kalkıp da bize diyorsunuz; hukuka saygı. Ben 25 yıl ceza avukatlığı yaptım. Bu ülkede hukukun bağımsız olduğunu, yargının bağımsız olduğunu kime yutturacaksınız arkadaşlar? Talimat üzerine yapılıyor bütün bunlar. Bakıyor saray, saray ne diyorsa onu yapıyor. Yapamazsa Hakimler ve Savcılar Kurulu aparatı üzerinden ne gerekiyorsa onu yapıyorlar ama şunu unutmayın; ne olursa olsun, ne yaparsanız yapın yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Direnmeye devam edeceğiz."
Kalkıp da bize diyorsunuz; hukuka saygı. Ben 25 yıl ceza avukatlığı yaptım. Bu ülkede hukukun bağımsız olduğunu, yargının bağımsız olduğunu kime yutturacaksınız arkadaşlar? Talimat üzerine yapılıyor bütün bunlar. Bakıyor saray, saray ne diyorsa onu yapıyor. Yapamazsa Hakimler ve Savcılar Kurulu aparatı üzerinden ne gerekiyorsa onu yapıyorlar ama şunu unutmayın; ne olursa olsun, ne yaparsanız yapın yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Direnmeye devam edeceğiz."
Reklam












