Reklam
(ANKARA) - Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) TELE1’e verdiği 5 günlük ekran karartma cezasına tepki gösterdi. 24 Temmuz Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü’nde gazeteciliğin bir kez daha hedef alındığını belirten Bilgin, "Sansürün yıl dönümünde ekran karartmak, topluma karanlık bir mesaj vermek demektir. Biz o karanlığı dağıtmak için buradayız. Cemiyetimiz, her koşulda özgür basından ve gazetecilikten yana olmaya devam edecektir. Basın tarihine yeni bir utanç sayfası daha eklendi: Sansür kaldırılalı 117 yıl oldu ama maalesef ekranlar hâlâ kararıyor" dedi.Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, RTÜK'ün TELE1'e verdiği 5 günlük ekran karartma ve idari para cezasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sansürün kaldırılışının yıl dönümünde, RTÜK eliyle ekranlara karartma getirilmesinin basın tarihine kara bir leke olarak geçtiğini söyleyen Bilgin, "İstedikleri, gerçeklerin konuşulmaması; hedefleri ise muhalif sesi tümüyle kısmaktır" dedi. Bilgin, şunları kaydetti:"24 Temmuz Basın Bayramı değil, basın özgürlüğü için mücadele ve Türk medyası dayanışma günüdür. TELE1’e yönelik cezaların simgesel anlamlar taşımaktadır. Bugün, 24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılışını kutluyor olmalıydık. Ancak 2025 Türkiye’sinde sansür şekil değiştirdi. Artık matbaa kapatılmıyor, yayın durduruluyor; baskın yapılmıyor, ekran karartılıyor. Sansür, RTÜK eliyle kurumsallaşmış bir cezalandırma mekanizmasına dönüştü. TELE1’e verilen karartma cezası, düşünce ve ifade özgürlüğüne doğrudan müdahaledir."Bilgin, RTÜK’ün bağımsız medyayı hedef alan cezaları sistematik hale getirdiğini vurguladı. Son dönemde Sözcü TV, Halk TV ve TELE1 gibi eleştirel yayın organlarının RTÜK tarafından peş peşe cezalandırılmasının tesadüf olmadığını söyleyen Bilgin, TELE1’e yönelik ekran karartma kararını şöyle değerlendirdi:"Merdan Yanardağ’ın, 15 Temmuz ile ilgili değerlendirmeleri, toplumun farklı kesimlerinde zaten tartışılan siyasi bir yorumdur. Bu ifadeleri ‘toplumu kin ve düşmanlığa tahrik’ olarak değerlendirmek, eleştiriyi kriminalize etmektir. RTÜK, artık özgür basının önündeki en büyük engel haline gelmiştir."RTÜK, yayın lisansını riske atıyor"RTÜK’ün ‘4 Soru 4 Yanıt’ programında dile getirilen ifadeler nedeniyle verdiği 5 gün ekran karartma ve yüzde 5 oranındaki idari para cezası, TELE1’in yayın lisansını da riske atıyor. Aynı maddeden bir yıl içinde tekrar ceza alınması halinde lisans iptali gündeme gelecek. Bu hukuki değil, siyasi bir tehdittir. Bir televizyon kanalına ‘bir daha eleştirirsen seni tamamen kapatırım’ demek, basın özgürlüğüne değil, demokrasinin kendisine tehdittir."TELE1’deki 'Çürüme' ve Halk TV’deki “Gündem Özel” programlarında Başarır’ın, hükümete yönelik eleştirileri gerekçe gösterilerek iki kanala da yüzde 3 oranında idari para cezası uygulanması konusunda ise Bilgin, şu ifadeleri kullandı:"Muhalefet temsilcisinin sözlerini kamuoyuna aktaran yayıncıyı cezalandırmak, basını hükümet bülteni olmaya zorlamaktır. Bu tavır, sansürden öte bir susturma ve hizaya çekme politikasıdır. Demokrasi için mücadeleye devam edeceğiz. Gerçekleri söylemekten, halkın haber alma hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Sansürün yıldönümünde ekran karartmak, topluma karanlık bir mesaj vermek demektir. Biz o karanlığı dağıtmak için buradayız. Cemiyetimiz, her koşulda özgür basından ve gazetecilikten yana olmaya devam edecektir. Basın tarihine yeni bir utanç sayfası daha eklendi: Sansür kaldırılalı 117 yıl oldu ama maalesef ekranlar hala kararıyor."
Reklam










