Haber: Savaş KALKAN
(TOKAT) - TEMA Tokat İl Temsilcisi Oğuzhan Aydın, “Tarım kenti Tokat, büyük bir maden kıskacında” dedi.
TEMA Vakfı Tokat İl Temsilciliği tarafından muhtarların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla toplantı düzenlendi.
Bir kafede düzenlenen toplantıda, Maden Yasası'nda yapılan değişikliğin bölgedeki olası etkileri ele alındı.
Toplantıda, yeni yasayla birlikte, ÇED süreçlerinin 1 yıldan 3 aya indirildiği, "ÇED olumlu" kararı çıkmadan firmalara devlet teşviği verildiği, orman alanlarının maden süresince MAPEG’e devredilerek özel bir Maden Kurulu kurulduğu, bu kurulun ise "acele kamulaştırma" kararı alabildiği hatırlatıldı. TEMA Tokat İl Temsilcisi Aydın konuşmasında, yasa ile birlikte maden ruhsatı veren MAPEG’in artık Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini de yürüteceğini vurgulayarak, “Hem izin veren hem denetleyen aynı kurum olacak. Bu bilim dışı ve tehlikeli durum” dedi.“Tokat’ta 937 adet, 4. grup maden Sahası bulunuyor”
Aydın, Tokat genelinde 937 adet 4. grup maden ruhsat sahası olduğunu belirterek, “Bunların hepsi altın değil elbette, ama özellikle altın ve bakır madenciliği çevreye en çok zarar verenler arasında” diye konuştu.
Tokat'ın tarım açısından Türkiye’nin en verimli illerinden biri olduğunun altını çizen Aydın, 360 bin hektar tarımsal arazi, 447 bin hektar ormanlık alan ve 250 bin hektar tarla bitkileri alanıyla 12 ilden büyük bir tarım potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
Tokat’ta 8 adet “Büyükova Tarım Alanı” ilan edildiğini söyleyen Aydın, “Devlet ovayı koruyor ama ovanın üst kotundaki dağa maden ruhsatı veriyor. Bu büyük bir çelişki. Tarımsal sit alanlarımız tehdit altında” diye konuştu.
“Toprağı kazıp suyu kirletecekler, sonra gidecekler”
Altın madenciliğinde kullanılan siyanürün ve arsenikle birleştiğinde oluşacak zehirli etkilerin büyük çevresel yıkımlara yol açabileceğini vurgulayan Aydın, “Bir altın madeninin yıllık su ihtiyacı 1 milyon metreküpün üzerinde. Toprağımız gidecek, suyumuz kirlenecek. Bu topraklar bize atalarımızdan kaldı, çocuklarımıza bırakmalıyız” dedi.
Oğuzhan Aydın, istihdam yaratma iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirterek, “10 kişilik teknik ekip dışında köyden bir aşçı, bir bekçi alıyorlar. Bu yatırımlar fabrika değil, istihdama katkısı yok. Bizim kurtuluşumuz tarımda” ifadelerini kullandı.
Muhtarlardan mesaj: “Sonuna kadar direneceğiz”
Toplantıya katılan Mülk, Günçalı, Güzelce, Aydoğdu, Kuytul ve Çerkezfındıcak köyleri başta olmak üzere birçok köyün muhtarı da söz alarak yasanın iptal edilmesi gerektiğini vurguladı. Muhtarlar, “Bizler tarımla geçiniyoruz, bu yasa geleceğimizi yok eder. Sonuna kadar direneceğiz” mesajı verdiler.













