Reklam
Haber: Nilgün Hande ÖZTÜRK(ANKARA) - ABD Başkanı Donald Trump’ın yürürlüğe koyduğu yeni gümrük tarifeleri, ''Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunun hem avantajlı hem de kırılgan bir noktaya taşıdığı'' ifade ediliyor. ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Büyükelçi Ömer Faruk Doğan, "ABD'nin şu anda uygulamakta olduğu ilave ek gümrük vergileri, Türkiye'nin lehine konumundadır. Türkiye, yüzde 15'lik gümrük vergisi uygulanan 2’nci derecede avantajlı ülkeler sınıfındadır. Avrupa Birliği'nin (AB), demir-çelik ihracatı ABD’de yüzde 50 gümrük vergisine tabi. Türkiye ise yüzde 15 vergi uygulamasıyla önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak Afrika'yla 45 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmimiz ve 25 milyar doların üzerinde bir ihracatımız söz konusu. Uygulanan vergiler nedeniyle ABD'ye ihracat yapamayan Çin veya Hindistan, bizi Afrika pazarımızda uygulayacakları haksız rekabet ile zor duruma sokabilecek pazarımızı daraltabilecektir" dedi.ABD Başkanı Donald Trump'ın dünya genelinde 90'dan fazla ülkeye yönelik kapsamlı yeni gümrük tarifeleri, dün yürürlüğe girdi. Bu tarifelerden en fazla etkilenen ülkeler arasında Güney Asya ülkeleri, Brezilya, ve 27 Ağustos'ta yüzde 50 oranındaki gümrük tarifesi uygulanacak olan Hindistan yer alıyor. Türkiye’nin Güneydoğu Asya ülkeleriyle (özellikle ASEAN ülkeleriyle) ve bugün yürürlüğe giren yeni gümrük tarifeleri uygulanan diğer ülkelerle olan ticari ilişkileriyle ABD’nin yeni gümrük tarifelerinden etkilenme potansiyeline ilişkin Büyükelçi Ömer Faruk Doğan, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Doğan, Türkiye’nin ABD’ye ihracatta bazı ülkelerden daha avantajlı olduğunu ancak Çin'in pazar kaybını telafi için agresif fiyat politikalarıyla Türkiye’yi Afrika gibi üçüncü pazarlarda zorlayabileceğini vurguladı.Doğan, ''ABD’nin geçtiğimiz gece yarısı yürürlüğe aldığı yeni vergi sistemini şöyle özetleyebiliriz; Toplam ortalama yüzde 2 düzeyinde olan ABD ithalatında GV oranı bu gece yapılan yeni düzenleme ile 1930’lardan bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış ve yüzde 17.3 düzeyine çıkarılmıştır. 31 Temmuz 2025 itibariyle uygulamaya alınan 69 ülkeye ilaveten bu gün dahil edilen ülkeler ile ilave GV uygulanan ülke sayısı 90’ın üzerine çıkmıştır'' dedi.''Trump, bütün ülkeleri kendisiyle birebir ticari müzakerelere zorladı ve başarılı oldu”“Öncelikle ABD’nin şu anda uyguladığı ve yürürlüğe soktuğu yeni vergi oranlarını değerlendirirken başlangıçta 2 Nisan tarihine dönmemiz gerekiyor” diyen Doğan, şunları söyledi:''2 Nisan, Trump'ın Meksika, Kanada ve Çin ile başlayıp daha sonra da 182 ülkeye yönelik yükselttiği gümrük vergilerini değişik tarihlerde yükseltti, düşürdü, yükseltti, düşürdü. Oradaki maksadı da bütün ülkeleri kendisiyle birebir ticari müzakerelere zorlamaktı. Nitekim bunda çok başarılı oldu. Ancak esas olarak ticaret savaşları, 2024'te Çin'in elektrik otomobillerde uyguladığı ve Çin’in de üyesi bulunduğu DTÖ Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı devlet yardımlarıyla başladı. İlk başlangıç noktası, orasıdır.''''Türkiye, yüzde 15'lik gümrük vergisi uygulanan 2’nci derecede avantajlı ülkeler arasındadır.Bu durumun Türkiye için hem bir fırsat hem de tehdit oluşturduğunun söylenmesi üzerine Doğan, şöyle devam etti:''Türkiye, ABD’nin dünyanın birçok ülkesine yönelik değişik oranlarda olmak üzere ilan ettiği ek gümrük vergilerinden etkilendiği doğru, değerlendirme şeklimize göre... Hangi ülke, hangi bölge, hangi ürün grupları diye başlangıçta sınıflandırırsak buradan hareketle ABD’nin yeni Gümrük Vergisi uygulamasının Türkiye'nin ne kadar lehine, ne kadar aleyhine bir durum söz konusu olduğunu biraz daha net ifade etme imkanımız olur. Aslında genelde ABD'nin şu anda uygulamakta olduğu ilave ek gümrük vergileri, Türkiye'nin lehine konumundadır. Buda Türkiye’nin yüzde 15'lik gümrük vergisi uygulanan 2’nci derecede avantajlı ülkeler sınıfında olmasının bir sonucudur. Şu anda İngiltere gibi birkaç ülke, yüzde10 gümrük vergisine tabi. Ama Türkiye gibi yüzde 15 gümrük vergisine tabi olan sınırlı sayıda ülke var. Fakat bazı ülkeler, yüzde 50'lere ulaşan gümrük vergilerine tabi. Mesela Hindistan ilave yüzde 25 ek gümrük vergisi ile yüzde 50 gümrük vergisine tabi konuma geldi. Burada, Trump'ın maksadı da Rusya'ya yönelik uyguladığı ambargoyu Hindistan'ın Rus ham petrolünü ithal ettiği gerekçesiyle ilave cezai ek vergi uygulamasından kaynaklanıyor. Bizim içinde bulunduğumuz grup yüzde 15'lik bir gruptur. ''Demir-çelikte AB, yüzde 50; Türkiye, yüzde 15 gümrük vergisine tabidir, bu ciddi bir avantajdır''Ama Türkiye'nin 24 trilyon dolarlık dünya ticaretinde rekabetini oluşturan özellikle Avrupa Birliği (AB) ve Afrika'da bu gümrük vergi oranları dünya ticaretinin yeniden şekillenmesi itibariyle önem taşıyor. Türkiye Gümrük Birliği'ne dahil olmasına rağmen bugün itibariyle AB’den daha avantajlı konumda ürün ihraç edebilecek durumdadır. Mesela, ABD'nin ciddi anlamda ithal ettiği demir çelikten AB, yüzde 50 gümrük vergisine tabidir. Türkiye, yüzde 15 gümrük vergisine tabidir. Bu, Türkiye açısından ABD'ye çelik ve çelik ürünleri ihracatında çok ciddi bir avantajdır. Eğer toplam Çelik ve Çelik ürünleri ihracatımızın 20 Milyar USD’nin üzerinde olduğunu ve 2025 ilk altı ayında ABD’ye yönelik ihracatımızda önemli artış kaydettiğimizi göz önünde tutar isek ihracatımız açısından ne denli önemli olduğunu daha net görebiliriz.ABD'nin uyguladığı yüksek gümrük vergileri, dünya ticaretinde Türkiye ile ciddi şekilde rekabet içinde olan bazı ülkelerin ABD'ye ihracat yapmasını zorlaştırabilir. Bu ülkeler, alternatif olarak yönlerini diğer pazarlara çevirebilir ve fiyat kırarak bu pazarlarda rekabeti artırabilir. Bu durum, Türkiye'nin bu pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir ve ihracatımızı zorlaştırabilir.''ABD'ye yüksek vergi nedeniyle ihracat yapamayan Çin, bizi Afrika'da bunaltabilir''Bunda ne söylemek istiyoruz? Çin, üretmekte olduğu ürünleri yüksek vergi oranı nedeniyle ABD'ye ihraç edemediğinde kendisine daha avantajlı pazarlar arayacak ve yeni ilave Pazar oluşturabilmek için fiyatlarında da belli seviyelerde indirime gidebilecektir. Dünya ticaretinden aldığı payı kaybetmemek için, ihracatını düşürmemek için hem devlet yardımlarıyla hem de indirimlerle pazarda, piyasada daha rekabetçi bir yaklaşım içerisine girecek. Mesela bizim bugün itibariyle Afrika'yla 45 milyar dolara yakın bir ticaret hacmimiz ve 25 milyar doların üzerinde bir ihracatımız söz konusu. ABD'ye ihracat yapamayan Çin, bizi Afrika'da veya diğer ihraç pazarlarımızda bunaltabilecektir.''''Otomotiv ve yapay zeka da Çin’in başarısı, ABD'nin yeni vergi kararlarında belirleyici oldu”Trump’ın, bu yeni gümrük tarifeleri kararını alırken özellikle Çin’e karşı yürütülen ticaret mücadelesini temel aldığını belirten Doğan, otomotiv ve yapay zeka tabanlı yüksek teknolojili ürünlerin bu mücadelenin merkezinde yer aldığını ifade etti. “Amerika’nın en büyük sektörlerinden biri olan otomotivde ve özellikle elektrikli araçlar ile yapay zeka teknolojilerinde, Çin ciddi bir baskı oluşturdu. Bu, ABD'nin yeni vergi kararlarında belirleyici oldu” diyen Doğan, benzer bir baskının Avrupa Birliği üzerinde de hissedildiğini söyledi.AB'nin bu süreçte ABD ile paralel hareket ettiğini dile getiren Doğan, “AB Her ne kadar bazı ürün gruplarında rekabet gücünü kısmen kaybetse de Çin’e karşı ABD ile ortak duruş sergileme anlayışıyla hareket etti. Bu nedenle AB, Gümrük Vergi oranında çok detaya giremeden yüzde 15 gümrük vergisiyle yetinmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı. AB içinde, bu kararların ciddi eleştirilere yol açtığını belirten Doğan, “AB üyesi 27 ülkenin büyük bir bölümüi Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’i otomotiv sektörünü korumak için ABD ile kolay anlaşmayı tercih ettiği gerekçesiyle açıkça eleştirdi. Amerika’ya karşı bizi zor duruma soktunuz; sadece elektrikli otomobil endüstrisini kurtarmak adına birçok sektörde zafiyet yaşanmasına neden oldunuz şeklinde tepkiler gösterdiler. Tartışmaların halen bitmediğini ” ifade etti.''AB, Çin konusunda ABD ile paralel hareket etti''''ABD’nin uygulamaya koyduğu yeni gümrük vergilerinin temelinde otomotiv sektörü ve Çin’in artan rekabet gücünün yattığını” belirten Doğan, '''AB’nin bu süreçte ABD ile paralel hareket ettiğini” vurgulayarak, “Elektrikli otomobil endüstrisini korumak uğruna birçok alanda taviz verildiği AB’nin ilgili sektörleri tarafından yüksek sesle gündemde tutuldu” dedi.''Türkiye, bugüne kadar hep dengeli bir politika uyguladı''Bu durumun sonucunda Türkiye'nin Çin'le ekonomik iş birliği etkilenip etkilenmeyeceğinin ve ABD’nin Türkiye’ye yönelik farklı bir ticaret politikası uygulama olasılığının olup olmamasının sorulması üzerine Büyükelçi Ömer Faruk Doğan, şu yanıtı verdi:''İpek yolu olsun, Kuşak Yol projesi olsun, diğer ticaret yolları Körfez üzerinden Anadolu'dan AB'ye açılmaya yönelik ticaret olsun, bunların büyük bir kısmı Çin'in başlangıçlı geliştirilen projelerdir. Türkiye, bugüne kadar hep dengeli bir politika uygulamıştır. Herhangi bir tarafa kendisini doğrudan yaslayıp birilerini karşısına almamıştır. Nasıl ki Türkiye'nin jeopolitik konumu, bir denge unsuru oluşturmaya yönelikse ticaretimizde de önemli ölçüde dengeli olmaya gayret edilmiştir. Bugüne kadar hiç kimseye ilave farklı dengeleri bozacak bir avantaj içerisine girilmemiştir.''Çin'in Türkiye'de yatırım yapıyor olması ABD’yi, Türkiye'yi cezalandırmaya teşebbüs etmez''Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına en yüksek seviyede uygulayan ülkelerden birisi Türkiye’dir. Dolayısıyla, ABD’nin, Türkiye'ye yönelik bir tedbir uygulamasını gerekli kılacak konumumuz şu anda yok. ABD haklı bir gerekçeyle Türkiye'ye yönelik nasıl ki Çin'e, Hindistan'a ilave ek gümrük vergisi uyguluyor ise Türkiye'ye ilave ek gümrük vergisi uygulamak için önemli anlamlı bir gerekçe bir mazereti şu anda yok. Ama eğer dikkatli olmaz, yatırım yapılacak diye DTÖ kurallarına aykırı şekilde ilave devlet desteği, devlet teşviği vermek suretiyle ki bunu biz muhtemelen Türkiye'de yatırımların arttırılabilmesi amacıyla şeklinde akla gelebilir bu tür DTÖ kurallarına ve yükümlülüklerimize aykırı ilave ek teşvik anlayışı içerisinde olunmaz ise bir riskin gündeme gelmesi için bir gerekçe de olmaz. Bu itibarla ABD’ nin Türkiye’yi kısıtlayıcı bir ilave GV müracaatına herhangi bir şekilde gerek olmayacaktır. Onun dışında Çin'in Türkiye'de yatırım yapıyor olması Türkiye'de üretilecek ürünlerin Türk menşei taşıyor olması gerekçesiyle ABD, Türkiye'yi cezalandırmaya teşebbüs etmez. Bunun anlamlı bir gerekçesi ve makuliyeti de yoktur.''
Reklam












