(ANKARA) – ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’taki toplantılarının ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. İran’la yaşanan gerilime değinen Trump, bölgeye sevk edilen askeri gücün boyutuna dikkat çekti ve Tahran yönetimiyle perde arkasında yaşandığını söylediği kritik bir süreci anlattı.
Trump, İran’a yönelik askeri hareketliliği “büyük bir güç gösterisi” olarak tanımlayarak, “İran’a doğru giden çok sayıda gemimiz var. Her ihtimale karşı o yöne giden büyük bir filomuz, bir armadamız var” ifadelerini kullandı. Çatışma istemediğini vurgulayan Trump, İran’ı çok yakından izlediklerini söyledi.
“Daha önce hiç vurulmadığınız kadar sert vuruluruz dedim”
İran’da toplu infaz hazırlığına dair istihbarat aldıklarını öne süren Trump, 837 kişinin asılarak idam edilmesinin planlandığını iddia etti. Bu bilgi üzerine Tahran’a doğrudan mesaj gönderdiğini belirten Trump, sert bir uyarıda bulunduğunu anlattı.
Trump, “İran’da asılacak 837 kişi vardı, çoğu genç erkekti. Onlara açıkça şunu söyledim: Eğer o insanları asarsanız, daha önce hiç vurulmadığınız kadar sert vurulursunuz. Bu yapacağımız şey, nükleer programınıza verdiğimiz hasarı yanında çerez gibi bırakır” dedi.
İnfazlar son anda iptal edildi iddiası
ABD Başkanı, bu uyarının ardından infazların gerçekleştirilmesine yalnızca bir saat kala planın iptal edildiğini ileri sürdü. Trump, Tahran’dan gelen mesajda infazların ertelenmediğinin, tamamen iptal edildiğinin kendisine iletildiğini belirterek, bunu “iyi bir işaret” olarak değerlendirdi.
Bu açıklama, ABD ile İran arasında resmi olarak doğrulanmayan ancak yüksek tansiyonu yansıtan yeni bir perde arkası temas iddiası olarak dikkat çekti.
İran’a sert eleştiri: Bin yıl öncesine ait uygulamalar
Trump, İran’daki idam uygulamalarına sert sözlerle tepki gösterdi. Bu tür infazları “bin yıl öncesinden kalma sahneler” olarak niteleyen Trump, İran halkı hakkında ise farklı bir vurgu yaptı.
“Bu kadim bir kültür. Çok zeki insanlar var” diyen Trump, buna rağmen idam uygulamalarının çağ dışı olduğunu savundu. Açıklamalar, ABD’nin İran’a yönelik baskı politikasını yalnızca nükleer programla sınırlı tutmadığını, insan hakları başlığını da sert bir dil eşliğinde gündemde tuttuğunu gösterdi.
Kaynak: Haber Merkezi










