Türkiye'de asla hukukun bittiğini düşünmediğini ifade eden Özdağ, "Türkiye'de hukuk sistemi ağır baskı altındadır. Düşman ceza hukukunu büyük bir şiddetle uygulayan hukukçular olduğu gibi Anayasa'ya ve hukukun temel ilkelerine sadık olan birçok savcımız ve avukatımız hakimimiz de vardır. Onların yüzü suyu hürmetine zaten bugün Türkiye'de hukuktan geriye kalan ne varsa onunla toplum bir ölçüde tatmin oluyor ama biz bunu yeterli görmüyoruz" dedi.
"Muhalefete mensup olan insanlar, seçmenler bu ülkenin ikinci sınıf vatandaşları, zencileri değiliz"
Özdağ, Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan "Bütün yurttaşlar kanun önünde eşittir" ifadesindeki gerçek eşitliği talep ettiklerini belirterek "Biz muhalefete mensup olan insanlar, seçmenler bu ülkenin ikinci sınıf vatandaşları, zencileri değiliz. 1950'li, 40'lı, 60'lı yıllarda Amerika'nın güney eyaletlerinde yaşayan zencilere, beyaz ırkçıların uyguladığına benzer bir hukuk anlayışının bize uygulanmasını reddediyoruz. Bunun milli birliğimizi sabote eden, devletin altını oyan bir uygulama olduğunu düşünüyoruz. Çünkü adalet mülkün temelidir. Devletin dini adalettir. Adaletin olmadığı devlet dinsiz devlettir. Laiklik dinsizlik değildir ama adaletin olmaması bir devlette o devleti dinsiz devlet yapar. Biz tekrar adaletin olduğu bir ülkenin mücadelesini vereceğiz ve veriyoruz" diye konuştu.
''O avukatı da masaya davet eden kişiyi kayyum olarak atıyorsanız ben size sorarım, 'Ne yapıyorsunuz?'''
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, CHP İstanbul İl Yönetimi'nin tedbiren görevden uzaklaştırarak Gürsel Tekin'in kayyum atanması ve CHP'ye yönelik operasyonlara ilişkin soruya, şöyle yanıt verdi:
"Bir süre önce bir avukat casusluk iddiasıyla tutuklandı ve casusluğunun kanıtı olarak iktidarı destekleyen basın organları tarafından masada çekilmiş fotoğraf ortaya sunuldu. Bir masada kiminle yemek yerseniz yiyin o sizin casusluk yaptığınız anlamına gelmez. Elinizde başka bir kanıt yoksa bir fotoğrafta kimseyi 'casus' diye suçlayamazsınız ama o masanın ucunda oturan avukatı casuslukla suçlayıp o masanın başında oturan ve o avukatı da masaya davet eden kişiyi kayyum olarak atıyorsanız ben size sorarım, 'Ne yapıyorsunuz?' Evet, Gürsel Tekin'den bahsediyorum. Avukat Bey'in casuslukla suçlandığı fotoğrafta avukatın ifadesi 'beni Gürsel Tekin davet etti o masaya.' Evet, buna Gürsel Tekin bir cevap vermeli. Gürsel Tekin'i buraya atayanlar da bir cevap vermeli. Nasıl bir oyun oynanıyor? Ben Sayın Özgür Özal'e de ifade ettim. Hukuk mücadelesinde Anayasa'nın siyasi partilerin varlığını güvence altına alan maddelerinin savunulması noktasında Zafer Partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin yanında olacaktır ve Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin iradesini destekleyecektir."










