(EDİRNE) - Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Edirne’de gerçekleştirdiği "Millet Toplantısı" kapsamında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin ekonomik bir buhranın eşiğinde olduğunu ve güvenlik zafiyetlerinin arttığını savunan Özdağ, çıkış yolunun halkın iradesine başvurmak olduğunu ifade etti. Özdağ, "Türkiye için en hayırlısı, sandığın bir an önce milletin önüne gelmesi ve 2026 yılı içinde erken genel seçime gidilmesidir" dedi.
"Öcalan'a bile bana yapıldığı gibi davranılmadı"
Konuşmasına geçmişte yaşadığı gözaltı ve tutuklama sürecini hatırlatarak başlayan Ümit Özdağ, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde maruz kaldığı muameleyi eleştirdi. Özdağ, "Geçen sene Ankara'da gözaltına alınıp yüksek süratle İstanbul'a götürüldüm. Geceyi bir kalasın üzerinde geçirdim. Eminim terörist başı Abdullah Öcalan yakalandığında bile ona böyle davranılmamıştı. Yıllarca emniyet müdürü yetiştirmiş bir hoca olarak gördüğüm bu muamele, ülkede 'düşman ceza hukuku'nun nasıl uygulandığının kanıtıdır" ifadelerini kullandı.
"Asgari ücret işçiyi aç bırakma kararıdır"
Yeni açıklanan asgari ücretin beklentilerin çok altında kaldığını belirten Özdağ, ekonomik tabloyu şu sözlerle eleştirdi: "Asgari ücret 28 bin 75 lira oldu ancak bu rakam Kasım 2025'teki açlık sınırının dahi altında. Bu karar, işçiyi ve emekçiyi resmen aç bırakmaktır. Hükümet, sığınmacılara ayırdığı bütçeyi kendi vatandaşına ayırmıyor. 2026 bütçesi daha uygulanmadan 2,8 trilyon lira açık veriyor. Faize karşı olduklarını söyleyenler, bu yıl bütçe açığı kadar faiz ödemesi yapacaklar."
"Milli gelir arttıysa halk neden fakirleşti?"
Ticaret Bakanı'nın milli gelirdeki artış açıklamalarına tepki gösteren Özdağ, "Milli gelir 6 kat arttıysa, 2002'de 8,5 çeyrek altın alan asgari ücretli bugün neden 2,8 çeyrek altın alabiliyor? Küçük bir azınlık İsviçre standartlarında yaşayıp Londra'dan evler alırken, Türk halkı Bağdat varoşları seviyesine itildi. Her 4 çocuktan biri okula aç gidiyor. Bu millet bu fakirliği hak etmiyor" dedi.
"Uyuşturucuyla mücadele torbacıyla değil baronla olur"
Terör örgütü PKK'nın uyuşturucu trafiğini kontrol ettiğini hatırlatan Özdağ, DEM Parti'nin uyuşturucu karşıtı yürüyüş yapmasını "Hitler'in Yahudileri Sevelim Derneği kurmasına" benzetti. Uyuşturucu kullanım yaşının 12'ye düştüğünü belirten Özdağ, "Uyuşturucu baronları işgal kuvvetlerinin öncü birlikleridir. Bu savaş sadece torbacı toplayarak kazanılmaz; asıl hedef baronlar ve terör elebaşları olmalıdır" şeklinde konuştu.
"S-400'leri neden dantelli televizyon gibi saklıyorsunuz?"
Savunma sanayi ve hava sahası güvenliği konusundaki zafiyetlere değinen Özdağ, son dönemde düşen İHA'lara dikkat çekti. Özdağ, "Ankara semalarında uçaklar düşüyor, başkente 100 km kalana kadar yabancı İHA'lar yaklaşıyor. Çelik Kubbe projesi hala bitmedi. S-400'leri aldınız ama üzerine dantel örtülen eski televizyonlar gibi saklıyorsunuz. Neden milli savunma sistemine entegre etmiyorsunuz? Eğer bunları elden çıkaracaksanız doğacak menzil boşluğunu neyle dolduracaksınız?" sorularını yöneltti.
"Şeyh Said vatan hainidir, ne diyeyim?"
Hakkında açılan soruşturmalara da değinen Ümit Özdağ, Şeyh Said hakkındaki söylemlerinin arkasında olduğunu belirtti: "Şeyh Said bir vatan hainidir, İngiliz emperyalizmi lehine ayaklanmıştır. Ona hain dediğim için dava açılmış. Haine hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz. Biz Atatürk'ün askeriyiz; Cumhuriyeti yıkmaya çalışanları kahreden güç biziz."
"CHP masadan bir an önce kalkmalıdır"
Terörle müzakere iddialarına ve Meclis'teki komisyon çalışmalarına dair konuşan Özdağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yaptığı görüşmeyi anlattı. Özdağ, "Özgür Özel'e bu komisyona katılmamasını, bunun meşruiyet sağlayacağını söyledim. CHP içindeki dengeler nedeniyle masaya oturdu ancak bu Cumhuriyeti federal yapıya dönüştürme girişimine ortak olmamalı ve masadan bir an önce kalkmalıdırlar" dedi.
Kaynak: Haber Merkezi













