Uyuz denildiğinde çoğu kişinin zihninde, eski dönemlerin yoksulluk ve sağlıksız yaşam koşulları canlanıyor. Oysa bu bulaşıcı cilt hastalığı, geçmişte kalmış bir sorun olmaktan uzak. Uzmanlara göre uyuz, bugün Türkiye’de de yeniden yayılma eğilimi gösteriyor ve bunun arkasında en önemli etkenlerden biri bilgi eksikliği.
Dermatologlar, son yıllarda özellikle kalabalık yaşam alanlarında, öğrenci evlerinde, yurtlarda ve aile içi temasın yoğun olduğu ortamlarda uyuz vakalarına daha sık rastlandığını belirtiyor. Hastalığın kolay bulaşmasına rağmen belirtilerinin başka cilt sorunlarıyla karıştırılması, tanının gecikmesine yol açıyor.
Uyuz nedir, nasıl bulaşır?
Uyuz, derinin üst tabakasına yerleşen mikroskobik akarların neden olduğu bulaşıcı bir cilt hastalığı. Şiddetli kaşıntı, kabarık döküntüler ve kızarıklıkla kendini gösteriyor. Kaşıntının özellikle geceleri artması, hastalığın en tipik özelliklerinden biri.
Döküntüler yüz ve boyun hariç vücudun büyük bölümüne yayılabiliyor; kasık bölgesi, göğüs altı, parmak araları ve deri kıvrımları en sık etkilenen alanlar arasında yer alıyor. Bulaşma çoğunlukla enfekte bir kişiyle uzun süreli ve yakın cilt temasıyla gerçekleşiyor. Nadiren ortak kullanılan havlu, giysi ve nevresimler de bulaşmada rol oynayabiliyor.
Vakalardaki artışın arkasında ne var?
Uzmanlara göre uyuz vakalarının artmasında birkaç temel faktör öne çıkıyor. Bunların başında, hastalığın hâlâ “ayıp” ya da “hijyen eksikliği” ile özdeşleştirilmesi geliyor. Bu damgalanma, birçok kişinin doktora başvurmasını geciktiriyor.
Bir diğer önemli sorun ise yanlış ya da eksik tedavi. Uyuzda yalnızca hastanın değil, yakın temaslı herkesin aynı anda tedavi edilmesi gerekiyor. Ancak uygulamada bu kurala çoğu zaman uyulmadığı, belirtileri olmayan kişilerin tedaviye dahil edilmediği görülüyor. Bu durum, hastalığın tekrar tekrar yayılmasına neden oluyor.
Pandemi sonrası dönemde insanların yeniden kalabalık ortamlara dönmesi, ortak yaşam alanlarının artması ve sağlık okuryazarlığının yetersizliği de uzmanların dikkat çektiği diğer etkenler arasında.
Belirtiler neden karışıyor?
Uyuz, egzama, sedef hastalığı ya da kurdeşen gibi birçok cilt rahatsızlığıyla benzer belirtiler gösterebiliyor. Bu da yanlış tanı riskini artırıyor. Uzmanlar, özellikle deride ince, kıvrımlı çizgiler şeklinde görülen tünellerin uyuz için ayırt edici bir işaret olduğuna dikkat çekiyor.
Tedavi edilmediğinde hastalık aylarca, hatta yıllarca sürebiliyor ve aile bireyleriyle yakın çevreye bulaşabiliyor. Rahatsız edici olsa da uyuz genellikle hayati risk taşımıyor.
Uyuz nasıl tedavi ediliyor?
Uyuz tedavisinde en sık kullanılan yöntem, akarları öldüren permetrin ya da malatyon içeren krem ve losyonlar. Daha ağır vakalarda, ağızdan alınan antiparaziter ilaçlara başvurulabiliyor.
Uzmanlar, kaşıntının akarlar öldükten sonra da bir süre devam edebileceğini, bunun alerjik bir reaksiyonla ilişkili olduğunu belirtiyor. Bu dönemde kaşıntıyı ve iltihabı azaltmak için destekleyici tedaviler uygulanabiliyor.
Tedavi sürecinde tüm giysi ve nevresimlerin yüksek sıcaklıkta yıkanması, yıkanamayan eşyaların ise birkaç gün kapalı poşetlerde bekletilmesi öneriliyor. En kritik nokta ise, belirtileri olsun ya da olmasın, yakın temaslı herkesin aynı anda tedavi edilmesi.
Uzmanlar, “Kaşıntı varsa ya da uyuzdan şüpheleniliyorsa utanmadan sağlık kuruluşlarına başvurulmalı. Doğru ve eş zamanlı tedaviyle uyuz tamamen kontrol altına alınabilir” uyarısında bulunuyor.
Kaynak: Haber Merkezi













