Reklam
(MERSİN) - Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Bir taraftan ‘özgürlük ve demokrasi’ deniliyor, bir taraftan da CHP’li 17 belediye başkanı cezaevinde, DEM Partili belediyelerde kayyım var. Bir taraftan ‘demokrasi’ diye insanlara umut veriyor, pembe tablolar çiziyorsunuz ama içinde yaşadığımız süreç içerisinde demokrasiyi katlediyorsunuz” dedi.Vahap Seçer ile eşi Meral Seçer, Mersin Kahramanmaraş ve İlçeleri Derneği tarafından düzenlenen 3. Geleneksel Pilav ve Piknik Etkinliği’ne katıldı.
Mezitli Belediyesi Kuyuluk Piknik Alanı’ndaki etkinlikte konuşan Seçer, Mersin’in Türkiye’nin özeti olduğunu vurgulayarak, “Mersin küçük Türkiye’dir. Mersin, Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen Anadolu’nun o güzel insanlarının oluşturduğu; insanların huzur, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığı, Türkiye’nin parlayan yıldızı, muhteşem bir kent. Bunu hepiniz sağlıyorsunuz ve hepinize borçluyuz” ifadelerini kullandı.
“Mersin’de her siyasi kesimden yurttaşın oyunu alıyoruz”Mersin'de 2019 seçimleri sonrasında siyasi olarak algıların tamamen değiştiğini vurgulayan Seçer, her siyasi görüşten insanın büyükşehirde kendisine oy verdiğini söyledi. "2019'daki yerel seçimlerde kendisine yönelik yürütülen karalama kampanyası karşısında dik durduklarını" belirten Seçer, “Doğru direk yıkılmaz ve biz doğruyuz. Biz hümanist ve devrimci insanlarız. Biz herkesi seviyoruz. 5 sene sonra ezberler bozuldu. Silifke neyse Akdeniz de o oldu, Toroslar neyse Anamur da o oldu. Artık bölgesel farklardan kaynaklanan oy farklılıkları yaşanmadı, büyük sürprizler oldu” dedi.
Bugüne kadar sol veya sosyal demokrat partilere oy vermeyen seçmenlerin de artık kendilerine oy verdiklerini anlatan Seçer, “Seçmen dedi ki ‘Biz bugüne kadar yanlış yapmışız. Bu insanlar adaletli, bizi hakir görmüyor, bize onları hep yanlış anlattılar. Bizi onlara düşman ettiler ama öyle değilmiş.’ Şimdi o bölgelere gittiğimiz zaman davul ve zurnayla karşılanıyoruz, bizi omuzlarında taşıyorlar. Demek ki her şey değişebiliyor, yeter ki niyetiniz temiz olsun. Kendinizi ülkenize, insanlığa ve halkınıza adayın. Bakın bakalım oluyor mu, olmuyor mu? Gayet de oluyor” diye konuştu.
“Mersin’de iç tahkimat var, sosyal barış var”Siyasetin gündemini iç dinamiklerin değil, dünyadaki ve bölgedeki gelişmelerin belirlediğini kaydeden Seçer, yaklaşık bir yıl önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM’de DEM Parti Eş Genel Başkanlarının elini sıkması ile yeni bir süreç başladığını ve “Biz dünyada barış derken neden Türkiye’de iç cepheyi tahkim etmek ve sosyal barışı sağlamak için çaba göstermeyeceğiz?” cümlelerinin duyulmaya başlandığını anlattı. Seçer, “Biz bunu zaten yıllardır böyle söylüyoruz. Biz bunu Mersin’de gerçekleştirdik. Mersin’de iç tahkimat ve sosyal barış var. Her yurttaş belediye karşısında eşit yurttaştır. İşte tahkimat, Mersin örneğinde olduğu gibi böyle olur. Şimdi Türkiye'de bunun çabası sürdürülüyor” dedi.
“Pembe tablolarla umut verilip, demokrasi katlediliyor”“Hepimiz barış istiyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Seçer, “Kavgadan, cinayetten, kandan ve savaştan kim sonuç almış? Kim ağlamış? Emperyalistler mi ağlamış, zenginler mi ağlamış, tuzu kurular mı ağlamış? Ağlamışsa bu halkın anası ağlamış, analar ağlamış. Bunu bilmiyor muyuz? Bu ülke bizim ve hepimizin” diye konuştu.
Ülkede demokratik siyaset talebi olduğunun altını çizen Seçer, Türkiye’de bir taraftan 40-50 yıllık bir sorunun çözümü için uğraşılırken diğer taraftan demokrasi dışına çıkıldığını belirtti. Seçer, şöyle devam etti:“Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin dışında, millet iradesinin gasbedildiği, Türkiye’de hukuksuz uygulamaların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bir taraftan ‘özgürlük ve demokrasi’ deniliyor, bir taraftan da Cumhuriyet Halk Partili 17 belediye başkanı cezaevinde, DEM Partili Mardin, Tunceli, Batman, Hakkari ve Akdeniz belediyelerinde kayyım var. Bir taraftan ‘demokrasi’ diye insanlara umut veriyor, pembe tablolar çiziyorsunuz ama içinde yaşadığımız süreç içerisinde demokrasiyi katlediyorsunuz. Bu çelişkiyi de halkımızın görmesi lazım.”
“Bir arada olduğumuz sürece bileğimizi kimse bükemeyecek”Sol, sosyal demokrat, Atatürkçü, çalışana destek olan ve ülkesini seven vatandaşların desteği ile yerel iktidarın sağlandığını söyleyen Seçer, “Tıpkı Mersin örneğinde de olduğu gibi bugüne kadar bir arada olduk ve kazandık. Bundan sonra da Türkiye’yi barışa, huzura, kardeşliğe götürmek için bir arada olmaya devam etmeliyiz. Her bir partimizin veya her birimizin siyasi ikbali için değil, Türkiye’nin siyasi ikbali için; siyasi görüşü, etnik yapısı, inanç grubu ne olursa olsun bu kimliği taşıyan insanımızın ve kardeşlerimizin geleceği için bir arada olma zorunluluğumuz vardır. Bir arada olduğumuz sürece de bileğimizi kimse bükemeyecek” dedi.
“Değerli olan Mersin’in huzurudur, insanların kardeşçe bir arada yaşamasıdır”Konuşmasının son bölümünde etkinliği düzenleyen Mersin Kahramanmaraş ve İlçeleri Derneği yönetimi ile Kahramanmaraşlılara teşekkür eden Seçer, “Mersin’de bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi her şeyden önce huzurun ve kardeşliğin devamı için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Yolunuzu da altyapınızı da yaparız, çevreyi de temiz tutarız ama bizim için değerli olan Mersin’in huzurudur, insanların kardeşçe ve bir arada yaşamasıdır. Hepinizi seviyorum ve sayıyorum” ifadelerini kullandı.
Mezitli Belediyesi Kuyuluk Piknik Alanı’ndaki etkinlikte konuşan Seçer, Mersin’in Türkiye’nin özeti olduğunu vurgulayarak, “Mersin küçük Türkiye’dir. Mersin, Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen Anadolu’nun o güzel insanlarının oluşturduğu; insanların huzur, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığı, Türkiye’nin parlayan yıldızı, muhteşem bir kent. Bunu hepiniz sağlıyorsunuz ve hepinize borçluyuz” ifadelerini kullandı.
“Mersin’de her siyasi kesimden yurttaşın oyunu alıyoruz”Mersin'de 2019 seçimleri sonrasında siyasi olarak algıların tamamen değiştiğini vurgulayan Seçer, her siyasi görüşten insanın büyükşehirde kendisine oy verdiğini söyledi. "2019'daki yerel seçimlerde kendisine yönelik yürütülen karalama kampanyası karşısında dik durduklarını" belirten Seçer, “Doğru direk yıkılmaz ve biz doğruyuz. Biz hümanist ve devrimci insanlarız. Biz herkesi seviyoruz. 5 sene sonra ezberler bozuldu. Silifke neyse Akdeniz de o oldu, Toroslar neyse Anamur da o oldu. Artık bölgesel farklardan kaynaklanan oy farklılıkları yaşanmadı, büyük sürprizler oldu” dedi.
Bugüne kadar sol veya sosyal demokrat partilere oy vermeyen seçmenlerin de artık kendilerine oy verdiklerini anlatan Seçer, “Seçmen dedi ki ‘Biz bugüne kadar yanlış yapmışız. Bu insanlar adaletli, bizi hakir görmüyor, bize onları hep yanlış anlattılar. Bizi onlara düşman ettiler ama öyle değilmiş.’ Şimdi o bölgelere gittiğimiz zaman davul ve zurnayla karşılanıyoruz, bizi omuzlarında taşıyorlar. Demek ki her şey değişebiliyor, yeter ki niyetiniz temiz olsun. Kendinizi ülkenize, insanlığa ve halkınıza adayın. Bakın bakalım oluyor mu, olmuyor mu? Gayet de oluyor” diye konuştu.
“Mersin’de iç tahkimat var, sosyal barış var”Siyasetin gündemini iç dinamiklerin değil, dünyadaki ve bölgedeki gelişmelerin belirlediğini kaydeden Seçer, yaklaşık bir yıl önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM’de DEM Parti Eş Genel Başkanlarının elini sıkması ile yeni bir süreç başladığını ve “Biz dünyada barış derken neden Türkiye’de iç cepheyi tahkim etmek ve sosyal barışı sağlamak için çaba göstermeyeceğiz?” cümlelerinin duyulmaya başlandığını anlattı. Seçer, “Biz bunu zaten yıllardır böyle söylüyoruz. Biz bunu Mersin’de gerçekleştirdik. Mersin’de iç tahkimat ve sosyal barış var. Her yurttaş belediye karşısında eşit yurttaştır. İşte tahkimat, Mersin örneğinde olduğu gibi böyle olur. Şimdi Türkiye'de bunun çabası sürdürülüyor” dedi.
“Pembe tablolarla umut verilip, demokrasi katlediliyor”“Hepimiz barış istiyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Seçer, “Kavgadan, cinayetten, kandan ve savaştan kim sonuç almış? Kim ağlamış? Emperyalistler mi ağlamış, zenginler mi ağlamış, tuzu kurular mı ağlamış? Ağlamışsa bu halkın anası ağlamış, analar ağlamış. Bunu bilmiyor muyuz? Bu ülke bizim ve hepimizin” diye konuştu.
Ülkede demokratik siyaset talebi olduğunun altını çizen Seçer, Türkiye’de bir taraftan 40-50 yıllık bir sorunun çözümü için uğraşılırken diğer taraftan demokrasi dışına çıkıldığını belirtti. Seçer, şöyle devam etti:“Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin dışında, millet iradesinin gasbedildiği, Türkiye’de hukuksuz uygulamaların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bir taraftan ‘özgürlük ve demokrasi’ deniliyor, bir taraftan da Cumhuriyet Halk Partili 17 belediye başkanı cezaevinde, DEM Partili Mardin, Tunceli, Batman, Hakkari ve Akdeniz belediyelerinde kayyım var. Bir taraftan ‘demokrasi’ diye insanlara umut veriyor, pembe tablolar çiziyorsunuz ama içinde yaşadığımız süreç içerisinde demokrasiyi katlediyorsunuz. Bu çelişkiyi de halkımızın görmesi lazım.”
“Bir arada olduğumuz sürece bileğimizi kimse bükemeyecek”Sol, sosyal demokrat, Atatürkçü, çalışana destek olan ve ülkesini seven vatandaşların desteği ile yerel iktidarın sağlandığını söyleyen Seçer, “Tıpkı Mersin örneğinde de olduğu gibi bugüne kadar bir arada olduk ve kazandık. Bundan sonra da Türkiye’yi barışa, huzura, kardeşliğe götürmek için bir arada olmaya devam etmeliyiz. Her bir partimizin veya her birimizin siyasi ikbali için değil, Türkiye’nin siyasi ikbali için; siyasi görüşü, etnik yapısı, inanç grubu ne olursa olsun bu kimliği taşıyan insanımızın ve kardeşlerimizin geleceği için bir arada olma zorunluluğumuz vardır. Bir arada olduğumuz sürece de bileğimizi kimse bükemeyecek” dedi.
“Değerli olan Mersin’in huzurudur, insanların kardeşçe bir arada yaşamasıdır”Konuşmasının son bölümünde etkinliği düzenleyen Mersin Kahramanmaraş ve İlçeleri Derneği yönetimi ile Kahramanmaraşlılara teşekkür eden Seçer, “Mersin’de bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi her şeyden önce huzurun ve kardeşliğin devamı için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Yolunuzu da altyapınızı da yaparız, çevreyi de temiz tutarız ama bizim için değerli olan Mersin’in huzurudur, insanların kardeşçe ve bir arada yaşamasıdır. Hepinizi seviyorum ve sayıyorum” ifadelerini kullandı.
Reklam












