(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin MYK toplantısı sonrasında gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Asgari ücret tartışmalarından "Terörsüz Türkiye" sürecine, Cizre'deki Barzani ziyaretinden ekonomik göstergelere kadar geniş bir yelpazede konuşan Kılıç, iktidarın politikalarını sert bir dille eleştirdi. Kılıç, asgari ücret için 45 bin lira rakamını telaffuz ederken, İmralı görüşmeleri ve Barzani'nin silahlı korumaları konusundaki rahatsızlığını da dile getirdi.
İki asgari ücret yoksulluk sınırını aşmalı
Suat Kılıç, asgari ücret tespitinde TÜİK verilerinin değil, gerçek yaşam koşullarının esas alınması gerektiğini vurguladı. TÜİK'in enflasyon rakamlarını "manipülatif" olarak nitelendiren Kılıç, asgari ücretin belirlenmesinde 2025 enflasyonu, 2026 hedefi ve refah payının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Kılıç, "İki asgari ücret bir aileyi yoksulluk sınırının üzerine çıkarmalıdır. Türk-İş verilerine göre yoksulluk sınırı 90 bin lira. Eve giren iki maaş bunu karşılamalı, dolayısıyla asgari ücret net 45 bin lira olmalıdır" dedi. TÜRK-İŞ’in komisyona katılmama kararını da desteklediklerini belirten Kılıç, işçinin masada baskı altında olduğunu savundu.
Şımarttığınız teröristler başımıza çıktı
"Terörsüz Türkiye" süreci ve İmralı görüşmelerine de değinen Kılıç, sürecin şeffaf yürütülmediğini iddia etti. Milletvekili heyetinin İmralı ziyaretini eleştiren Kılıç, "Devlet, teröristin ayağına gitmemelidir dedik. Gittiler ama ne duyduklarını bilmiyoruz" dedi. Terör örgütü yöneticilerinden gelen "Af istemiyoruz, suç işlemedik" açıklamalarına tepki gösteren Kılıç, iktidara seslendi: "Şımarttığınız teröristler başımıza çıktı. Siz vekilleri baş teröristin ayağına gönderirseniz, dağdakiler de böyle konuşur. Hani silahlar yakılmıştı? Hepsi yalan."
Cizre’deki görüntüler egemenlik ihlalidir
Mesud Barzani’nin Şırnak Cizre ziyaretinde korumalarının uzun namlulu silahlarla görüntülenmesi de Kılıç’ın gündemindeydi. Bu durumu "akıl tutulması" ve "egemenlik ihlali" olarak nitelendiren Kılıç, "Vali orada, Emniyet Müdürü orada ama ne yapacağını bilemiyor. İçişleri Bakan Yardımcısı şaşkınlığını gizleyemiyor ama müdahale edemiyor" dedi. Gelişmiş ülkelerde böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceğini belirten Kılıç, bu programı kimin yaptığını ve karar vericilerin kim olduğunu sordu.
Kaynak: Haber Merkezi










