(TBMM) – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmelerinde iktidar ile muhalefet arasında sert tartışmalara sahne oldu. Muhalefet milletvekillerinin "Türkiye'de yargı bağımsızlığı kalmadı, talimatla karar veriliyor" şeklindeki eleştirilerine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan, yakın siyasi tarihe gönderme yapan bir savunma geldi.
Bakan Tunç, yargının durumunu 1980 darbesi dönemiyle kıyaslayarak, "Bir sağdan bir de soldan asan geçmişteki yargı mı bağımsızdı?" sorusunu yöneltti. Bugünkü yargının milli iradeye saygı duyduğunu savunan Tunç, 15 Temmuz darbe girişiminde savcıların evlerinde oturmayıp adliyelere koştuğunu hatırlatarak, "Bugünkü yargı her zamankinden bağımsızdır. Darbeciden de vesayetçiden de hesap sormaktadır" ifadelerini kullandı.
Kuyu tipi cezaevi tartışması: Bakan "yok" dedi
Komisyondaki tansiyonun yükseldiği bir diğer başlık ise cezaevi koşullarıydı. Muhalefet ve sivil toplum kuruluşları tarafından "insan haklarına aykırı" olduğu gerekçesiyle eleştirilen ve kamuoyunda "Kuyu tipi" olarak adlandırılan yüksek güvenlikli cezaevleri gündeme geldi.
Bakan Tunç, bu tanımlamayı kesin bir dille reddetti. Türkiye'de "kuyu tipi" diye bir cezaevi modelinin olmadığını belirten Tunç, "Yüksek güvenlikli 'S' tipi cezaevleri var ve bunlar çağdaş sisteme uygundur. Havalandırmaları da büyüklükleri de yeterlidir" diyerek şartların insani olduğunu savundu.
Rojin Kabaiş soruşturmasında İspanya detayı
Bakan Tunç, Türkiye'nin gündemine oturan ve Van'da cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili soruşturmanın seyrine dair kritik bilgiler verdi. Adli Tıp Kurumu'nun "suda boğulma" tespiti yaptığını ve cinsel saldırı bulgusuna rastlanmadığını hatırlatan Tunç, soruşturmanın kilidinin cep telefonunda olduğunu açıkladı.
Dosyadaki en çarpıcı gelişme ise uluslararası iş birliği oldu. Bakan Tunç, telefondaki verilerin kurtarılması için İspanya makamlarıyla temasa geçildiğini belirterek, "İspanya Adalet Bakanı ile bizzat görüştüm. Cep telefonunu önemsiyoruz, oradan çıkacak delilleri bekliyoruz" dedi.
"İyi hal indiriminde mağduriyet varsa gideririz"
Cezaevlerindeki İdare ve Gözlem Kurulları'nın kararları ve "iyi hal" değerlendirmeleri üzerine gelen eleştirileri de yanıtlayan Tunç, kapıyı açık bıraktı. Muhalefetin, özellikle politik suçlarda tahliyelerin engellendiği yönündeki itirazlarına karşılık veren Bakan, değerlendirmelerin kanun çerçevesinde yapıldığını savundu.
Ancak Tunç, sistemde hata payı olabileceğini de kabul ederek, "Eğer gerçekten bir mağduriyet söz konusu ise, ki hata olabilir, itiraz süreci takip edilmeli. Bu mağduriyetleri hep birlikte giderebiliriz" mesajını verdi. İnfaz ertelemelerinde ise raporların yüzde 94'ünün olumlu sonuçlandığını belirterek, "Tahliye olmuyormuş gibi bir algı yaratılıyor" eleştirisinde bulundu.
Kaynak: Haber Merkezi










