Haber: Seyfi ÇELİKKAYA
(YOZGAT) - Yozgat’ta nisan ayındaki don nedeniyle meyve veremeyen ağaçlar, bazı bölgelerde çiçek açıp meyveye döndü. Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Keles, "Don ile birlikte özellikle sürgün uçlarında oluşan zararla beraber dalların biraz daha aşağısındaki koltuk tomurcukları ya da gözler tekrardan uyanmaya başlayabiliyorlar. Bu bir stres tepkisi aslında" dedi.
Yaşanılan iklim değişikliği tarımsal üretime olumsuz etkileri devam ediyor. Yozgat’ta nisan ayında yaşanılan don olayı ile birlikte çiçeklenme ve tomurcuk aşamasındaki ağaçlar etkilendi, meyve vermedi. Hava sıcaklıklarının haziran ayından itibaren mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bazı ağaçlarda yeniden çiçeklenmeye neden olurken, şu günlerde de meyveye dönüştü.
Yozgat Merkeze bağlı Azizi Bağları köyünde ikamet eden İhsan Ceylan, hem evinin önündeki elma ağacının hem de meyvelikteki armut ağacının meyve verdiğini söyledi. Ceylan, ilk kez böyle bir durumla karşılaştığını belirterek, "Nisan'ın 15'inde bir soğuklarımız oldu, -12 derece kar yağdı, soğuk oldu. Meyvelerimiz hep çiçek açtı idi, soğuk vurdu. Haziranda, temmuzda yeniden yeşermeye başladı, Ağustosun 15'inde çiçek açtı. Şimdi şu hale geldi. Bir yandan büyüyor şu anda. 60 yaşındayım öyle bir şey görmedim. İklimler değişti. Bu hayvanlar da şaşırdı yani ne yapacağını" ifadelerini kullandı.
"Bu sene yaşadığımız don olayı geçtiğimiz senelerden farklı olarak oldukça şiddetli bir don olayı oldu"
Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Meyve Yetiştiriciliği ve Islahı Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Doçent Doktor Hakan Keles, Yozgat’ta don olaylarının geçmiş dönemlerde de yaşandığını hatırlatarak, bu yıl yaşanan don olayının diğer yıllardan farklı olduğunu bildirdi. Keles, "Bu sene, birçok sene olduğu gibi Yozgat'ta don olaylarından sonra tekrar çiçeklenme ve bunların meyveye dönmesi ile alakalı sorular geliyor. Yozgat karasal iklime sahip bir il ve son don tarihleri mayıs aylarına kadar gelen bir il. Ondan kaynaklı bazı senelerde özellikle meyve ağaçları da donlardan etkilenmesi sebebiyle verim düşüklükleri, çiçeklerde don olayları olmakta. Bu sene yaşadığımız don olayı geçtiğimiz senelerden farklı olarak oldukça şiddetli bir don olayı oldu. Hem donun süresi hem sıcaklığı bunu etkiledi. Aldığımız önlemler dahi don olaylarını hafifletmeye yetmedi. Sıcaklıklar tam çiçeklenme döneminde -15'lere kadar düştü. Bundan kaynaklı da ağaçlar zarar gördüler" diye konuştu.
"Bitkilerde de hormonsal bir denge var"
Meyve ağaçlarını iklim değişikliği ile birlikte bazı etkenlerden strese girdiklerini aktaran Doç Dr. Keles, şu bilgileri verdi:
"Bizim ağaçlarımız neden tekrardan çiçek açtılar? Bitkiler aynı insanlar gibi hormonsal bir dengenin unsuru, hormonsal bir denge var. Bu bizim bitkilerimizde özellikle meyve ağaçlarında, uç tomurcuklarında, apikal dormansi dediğimiz yani uç tomurcuk baskınlı bir olay var. Don ile birlikte özellikle sürgün uçlarında oluşan zararla beraber dalların biraz daha aşağısındaki koltuk tomurcukları ya da gözler tekrardan uyanmaya başlayabiliyorlar. Bu bir stres tepkisi aslında. Don sonrası hava sıcaklıklarının da yüksek gitmesiyle beraber haziran aylarında bazı çiçeklenmeler meydana geldi. Bundan sonraki süreçte de sıcaklıklar uygun gittiği zaman bitki ikinci bir bahar yaşıyorum zannederek tekrardan çiçeklerini geliştiriyorlar. Çiçeklerin gelişmesiyle beraber tozlanma ve döllenme, arı çalışması ya da böcek çalışması da devam ederse uygun sıcaklıklarda döllenme meydana gelip tekrar meyveye dönüşler olabiliyor.
"Bu bir stres tepkisi aslında"
Burada önemli olan ve düşünülmesi gereken şu; normalde meyvelerin olgunlaşma süresi tekrardan tamamlanacak mı? Sıcaklıklar buna yetecek mi? Sonbaharda Yozgat'ta sıcaklıklar düşüyor. İkincisi oluşan meyveler kaliteli olacak mı? Şu anda olgunlaşan meyvelerde sonbahar sıcaklıklarına girdiğimiz için, sıcaklıklar düştüğü için muhtemelen şekere dönüşme meyvelerin içinde azalacak ve burada kalite düşecektir. Normal bir zamandaki meyve gibi olmayacaktır. Bununla beraber verim de düşecektir. Normal bir zamandaki meyve verimini biz ikinci çiçeklenmede genellikle alamıyoruz. Ekolojik koşulların bunda özellikle rolü var. Dediğimiz gibi don ve dondan sonra oluşan sıcaklıklar ve kuvvetli sürgün oluşumuna yönelik talepler. Burada ne oluyor? Bir meyve bahçesinde eğer toprak kuvvetli ise ya da besleme varsa yüksek sürgün gelişimi ile beraber bu durumlar daha da artarak devam edebiliyor. Meyveye dönüş düşebiliyor. Biz burada doğal bir stres tepkisi dedik."
"Bu avantajdan ziyade dezavantaja dönüşebilir meyveciler için"
Doç. Dr. Keles, ağaçların tekrardan çiçeklenip, meyve vermesinin ağacın kışa güçlü girmesine olumsuz etki yaparak, verimin ve kalitenin düşmesine neden olabileceğini kaydederek meyve yetiştiricilerini uyardı. Keles, şunları söyledi:
"Normalde olması gereken verimi alamayacağımız için ve olması gereken kaliteyi elde edemeyeceğimiz için ve biliyorsunuz bitkiler kışa girecekler. Kışa girerken içlerindeki karbonhidratı kullanırlar pişkinleşirler ve kış soğuklarına dayanıklılık elde ederler. Ama biz bu ikincil meyveleri devam ettirdiğimiz zaman bir hobi bahçesi ise bu bahçemizin önündeki bir ağaçsa buradan meyve elde etmeye çalışabiliriz. Ama profesyonel yetiştiricilikte pişkinleşme sağlanamayacağı için ikinci bir meyveye aldığımızdan kaynaklı ne olacaktır? Bitkiler pişkinleşmede biraz daha geri kalacaklardır. Kış soğuklarına dayanım azalacaktır. Bu avantajdan ziyade dezavantaja dönüşebilir meyveciler için. Peki bizim burada tavsiyemiz ne olur? Eğer ki burada profesyonel bir yetiştiricilik varsa bu dönemde belki çok ileri bir seviyede verim de yoksa çiçeklerin koparılması, ağacın normal fizyolojik döngüsüne bırakılması gerekir. Don stresinden sonra beslenmeye dikkat edilmesi gerekir ve yaprak tahlilleri ile beraber eksik olan elementlerin ağaca kazandırılması hatta toprakta yapılan analizlerle toprağa kazandırılması gerekir ve bu şekilde ağaçlarımızın kışa hazırlanması gerekmektedir."













