Türkiye için HIV alarmı: Vaka artışında dünya ile ters yöndeyiz
DSÖ'nün Avrupa raporu "geç teşhis" tehlikesini ortaya koyarken, Türkiye'deki tablo daha da ağırlaştı. Dünyada vaka sayıları azalma eğilimindeyken Türkiye'de rekor artış sürüyor. 2024'te bin 500'ü aşkın yeni vaka tespit edildi, uzmanlar "Sayı aslında iki katı olabilir" uyarısı yapıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) yayınladığı son rapor, HIV ile mücadelede Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki "sessiz krizi" gözler önüne serdi. Rapora göre Avrupa’daki vakaların yarısı çok geç teşhis ediliyor. Ancak raporun Türkiye’yi ilgilendiren kısmı, sadece geç teşhis değil, vaka sayılarındaki korkutan artış trendi.
Dünya azalırken Türkiye artıyor
Uluslararası veriler, Avrupa genelinde HIV enfeksiyonlarının son 10 yılda azalma eğiliminde olduğunu gösterirken, Türkiye bu tablonun tersine hareket ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın güncel verilerine göre, 1985’ten Kasım 2024’e kadar Türkiye’de doğrulama testi pozitif çıkan toplam kişi sayısı 45 bin 835’e ulaştı. Sadece 2024 yılı içinde (Kasım ayına kadar) bin 527 yeni HIV pozitif ve 40 AIDS vakası kayıtlara geçti.
"Utanç bariyeri" Türkiye’de de can alıyor
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Henri Kluge’nin "İnsanların test yaptırmasını engelleyen ölümcül damgalanma bariyerleri" tespiti, Türkiye için de geçerli. Uzmanlar, toplumsal baskı ve "etiketlenme" korkusu nedeniyle binlerce kişinin test yaptırmaktan kaçındığını belirtiyor.
Türkiye’deki vakaların yüzde 81,8’ini erkekler, yüzde 18,2’sini kadınlar oluşturuyor. En yoğun artış ise 25-29 ve 30-34 yaş gruplarında görülüyor. Bu durum, genç nüfus arasında farkındalığın artırılması gerektiğini acı bir şekilde doğruluyor.
Gerçek sayı tahminlerin çok ötesinde olabilir
Resmi rakamlar 45 bin seviyesinde olsa da, enfeksiyon hastalıkları uzmanları gerçek tablonun çok daha vahim olabileceği görüşünde. Uzman tahminlerine göre, test yaptırmadığı için durumundan habersiz olanlarla birlikte Türkiye’deki HIV ile yaşayan kişi sayısı 80 bini bulabilir.
DSÖ raporunda vurgulanan "Geç teşhis, erken ölümü getirir" uyarısı, Türkiye’deki sağlık otoriteleri tarafından da sıkça tekrarlanıyor. HIV, erken teşhis edildiğinde günde tek bir ilaçla tamamen kontrol altına alınabilen ve bulaşıcılığı sıfırlanan kronik bir duruma dönüşebiliyor. Ancak geç kalındığında, bağışıklık sistemi çökerek tablo AIDS evresine ilerliyor.
Kaynak: Haber Merkezi