Geleceğin savaşlarında cephe hattı artık topraklar değil, insan zihni olacak. Birleşik Krallık’taki Bradford Üniversitesi’nden Michael Crowley ve Malcolm Dando, Kraliyet Kimya Topluluğu tarafından yayımlanacak yeni kitaplarında şok edici bir gerçeği ifşa etti. Araştırmacılar, insanın merkezi sinir sistemini hedef alan, algıyı ve hafızayı değiştirebilen "beyin silahlarının" bilim kurgudan çıkıp bilimsel bir olguya dönüştüğünü duyurdu.
24 Kasım’da piyasaya çıkacak kitap, ABD, Rusya ve Çin gibi süper güçlerin Soğuk Savaş’tan bu yana bu teknoloji üzerinde çalıştığını belgeliyor. Hedef korkutucu derecede net: İnsanlarda bilinç kaybı, halüsinasyon, itaatkarlık ve uzun süreli nörolojik hasar yaratmak.
Moskova Tiyatrosu baskını bir provaydı
Kitapta, bu teknolojinin ilkel versiyonlarının zaten kullanıldığına dair çarpıcı bir örnek veriliyor. 2002 yılında Moskova Tiyatrosu’ndaki rehine krizinde Rus özel harekatçılarının kullandığı yöntem mercek altına alındı.
Çeçen militanlara karşı havalandırma sisteminden sıkılan fentanil bazlı "uyku gazı", operasyonun kaderini belirlemişti. Ancak dozajın ve kimyasalın etkisiyle 132 rehinenin hayatını kaybetmesi, bu tür silahların ne kadar kontrolsüz ve ölümcül olabileceğini kanıtlamıştı. Uzmanlar, bu olayın sadece bir başlangıç olduğu uyarısında bulunuyor.
"İnsanları farkında olmadan faile dönüştürecekler"
Biyolojik ve kimyasal silah uzmanı Malcolm Dando, tıptaki gelişmelerin karanlık bir yüze sahip olduğunu vurguladı. Nörolojik hastalıkları tedavi etmek için geliştirilen teknolojilerin, kötü niyetli ellerde bir silaha dönüşebileceğini belirten Dando, şu korkutucu senaryoyu çizdi:
"Bu bilgiler, bilişsel işlevleri bozmak, yapay bir itaatkarlık yaratmak ve hatta gelecekte insanları kendi iradeleri dışında, farkında olmadan birer suçluya veya faile dönüştürmek için kullanılabilir."
Acil önlem çağrısı: Zihnin kutsallığı tehlikede
Crowley ve Dando, bu tehlikeye karşı dünyayı uyarmak için Lahey’de düzenlenecek Taraf Devletler Konferansı'na (CSP) katılacak. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nü göreve çağıran bilim insanları, uluslararası hukukun bu yeni tehdide karşı güncellenmesi gerektiğini savunuyor.
Michael Crowley, "Bu bir uyarıdır. Bilimin bütünlüğünü ve insan zihninin kutsallığını korumak için hemen harekete geçmeliyiz. Beynin bizzat savaş alanına dönüşeceği bir çağa giriyoruz" diyerek tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
Kaynak: Haber Merkezi













