(ANKARA) – Uluslararası bir araştırma ekibi, Afrika, Asya, Okyanusya ve Avrupa’da yaşamış 51 eski insan atasına ait dişlerdeki kurşun izlerini inceledi. Bulgular, Neandertallerin çevresel kurşun maruziyetine karşı savunmasız olduğunu, buna karşılık Homo sapiens’in genetik olarak daha dirençli olabileceğini gösterdi.
Bilim insanlarından çarpıcı tespit
Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kurşun maruziyeti yalnızca modern endüstriyel çağın değil, insan evriminin çok eski bir parçası. Ekip, incelediği 51 fosilin yüzde 73’ünde kurşun tespit etti.
Hatta 1,8 milyon yıl önce yaşamış dev kuyruksuz maymun Gigantopithecus blacki’nin dişlerinde bile günümüz endüstriyel kirliliğine eşdeğer miktarda kurşun bulundu. Bilim insanları, bu seviyedeki maruziyetin beyin gelişimi üzerinde kalıcı etkilere yol açmış olabileceğini belirtti.
“Kurşunla karşılaşma evrimin bir parçasıydı”
Araştırma ekibi, “Coğrafi olarak farklı birçok türe ait dişleri analiz ettiğimizde, kurşun maruziyetinin yalnızca insan faaliyetlerine bağlı bir olgu olmadığını gördük. Kurşunla karşılaşma, primat evrimi boyunca –özellikle insansı türlerde– yaygın bir durumdu” ifadelerini kullandı.
Genetik fark beyin yapısında belirleyici oldu
Bilim insanları, laboratuvarda kök hücrelerden beyin organoidleri (mini beyin dokuları) üretip bunlara eski ve modern varyantlarıyla NOVA1 adlı geni yerleştirdi. Bu gen, sinir hücrelerinin gelişiminde ve kas kontrolünde önemli rol oynuyor.
Kurşuna maruz bırakılan organoidlerde, Neandertallerde bulunan eski NOVA1 varyantının, nöronları koruma konusunda modern insandaki versiyona göre daha zayıf olduğu gözlendi. Ayrıca konuşma yeteneğiyle ilişkilendirilen FOXP2 geninde de işlev bozuklukları görüldü.
Dil yeteneği avantaj sağlamış olabilir
Araştırmacılara göre bu sonuç, Homo sapiens’in yalnızca nörolojik değil, sosyal olarak da üstünlük kazandığı anlamına geliyor. “Kurşun maruziyetinin grup içi sosyal uyumu etkileyerek bazı türlerde bilişsel gerilemeye yol açtığını düşünüyoruz” diyen bilim insanları, bu durumun modern insanlara Neandertaller karşısında bir hayatta kalma avantajı sağlamış olabileceğini belirtiyor.
Bilim çevreleri temkinli
Ancak bazı uzmanlar bu iddialara temkinli yaklaşıyor. Fosil örneklerinin az sayıda olduğunu ve sonuçların genellenmesi için daha geniş bir veri tabanına ihtiyaç duyulduğunu savunan araştırmacılar da var.
Buna rağmen bilim dünyasında, dil yeteneği ve sosyal iletişimin Homo sapiens’in evrimsel başarısında belirleyici rol oynadığı görüşü güçleniyor. Gözler şimdi bu teoriyi doğrulayacak yeni genetik ve arkeolojik verilere çevrildi.
Kaynak: Haber Merkezi













