(İSTANBUL) – Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen “çıkar amaçlı suç örgütü”nün bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada yargılama sürüyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de görülen davada 33’ü tutuklu 200 sanık bulunuyor.
Bugünkü duruşmada tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunma yaptı. Akpolat, “75 yaşında hasta babamın gözleri önünde gözaltına alındım ve ilk günden itibaren suçlu muamelesi gördüm. Suç örgütü lideri ilan edilen Aziz İhsan Aktaş ile beni aynı otobüste yan yana götürdüler, topluma bir mesaj vermeye çalıştılar” dedi.
Masumiyet karinesi yok sayıldı iddiası
Akpolat, hakkında “itirafçı oldu” yönünde yayılan iddiaların aile ve avukatları üzerinde de baskı yarattığını savunarak, “Normalde bir eşin, avukatın beklentisi benim tahliye olmamdır ama öyle bir çürümüşlüğün içindeyiz ki” ifadelerini kullandı. Akpolat, Aziz İhsan Aktaş’ın serbest olduğunu, buna karşın kendilerinin tutuklu yargılandığını söyleyerek “Masumiyet karinemiz açıkça yok sayıldı” dedi.
Kendisinin bir fotoğrafı üzerinden de “suçlu gösterilmeye” çalışıldığını öne süren Akpolat, şapka takmasının saçındaki bir işlem nedeniyle olduğunu, bu görüntünün kötü niyetle kullanıldığını savundu.
“Kurultay için konuş, dosyayı temizleriz” sözleri
Akpolat, 578 sayfalık iddianamede “yalan dolan” olduğunu ileri sürerek, ailesi üzerinden kurulan bazı iddialara da tepki gösterdi. Bu bölümde, kendisinden itirafçı olmasının istendiğini öne süren Akpolat, mahkeme huzurunda şunları söyledi: “Bana da ‘CHP Kurultayı hakkında konuş, itirafçı ol. Beşiktaş dosyasını temizleriz’ denildi. ‘Bak sana mayısa kadar süre’ dendi. Ne tesadüf ki Mayıs ayında oldu her şey.”
Akpolat, “Ben 86 milyonun çocuğunu düşündüm, sadece kendi çocuklarımı düşünsem iki kelime söyler çıkardım” diyerek, tercihinin bedelini çalışma arkadaşları ve ailesiyle birlikte ödediğini savundu.
Soruşturmanın Ankara’dan başlatıldığı iddiası
Akpolat, soruşturmanın “Ankara’dan ‘Rıza Akpolat’ı alın’ denilmesi üzerine başladığını” iddia etti. Kendisiyle ilişkili kişilerin, ailesinin, çalışma arkadaşlarının takibe alındığını; belediyeye iş yapan müteahhitlerin incelendiğini anlattı. Belediyede yapılan harcama ve ihalelerin defalarca denetlendiğini, buna rağmen iki işlemin gerekçe gösterilerek gözaltına alınıp tutuklandığını söyledi.
Akpolat, dosyanın daha sonra “itirafçı beyanlarıyla şekillendiğini” ileri sürerek, Aziz İhsan Aktaş’ın 13 Ocak’tan mayıs başına kadar beyanda bulunmadığını, ardından “bir anda tavır değiştirdiğini” savundu. Bu süreçte bazı kişilerin mal varlığı ve aileleri üzerinden tehdit edildiğini, beyanların bu baskı ortamında oluştuğunu iddia etti.
İtirafçı anlatımları ve baskı iddiaları
Akpolat, dosyada itirafçı olduğunu söylediği isimlerle ilgili ayrıntılı iddialarda bulundu. Bazı kişilerin aileleriyle tehdit edildiklerini, çocukları üzerinden baskı kurulduğunu öne süren Akpolat, “Dosyada iftiracı olan herkes bir gerekçeye sığınmıştır” dedi. İlk ifadelerde kimse aleyhinde beyanda bulunulmadığını, sonradan beyanların değiştiğini savundu.
Özel kalem müdürü Emirhan Akçadağ’ın tahliye olduktan sonra birçok kişiyi itirafçı olmaya zorladığını iddia eden Akpolat, bu ismin iddianamede adının çok sayıda geçtiğini söyledi.
“Not kâğıdı” ve ikinci tutuklama eleştirisi
Akpolat, dosyada “uyduruk bir not kâğıdından” çıkan firma ve işletme isimleri üzerinden yeni iddialar ortaya atıldığını, bu başlıkların daha sonra başka bir soruşturmanın konusu haline geldiğini anlattı. Buna rağmen, bazı soyut beyanlarla ikinci kez tutuklandığını öne sürdü.
“Bu not kâğıdı ve listeler 8 aydır olduğu halde neden soruşturulmamıştır?” diye soran Akpolat, dosyada gizlilik kararı olmasına rağmen aleyhte beyanların basına sızdırıldığını, lehte beyan veren firmaların ifadelerinin ise yayınlanmadığını iddia etti.
“Burada bulunmamın sebebi işlenmiş bir suç değil”
Akpolat, CHP İstanbul İl Kongresi davasındaki bir duruşmaya da atıf yaparak, oradaki suçlamaların da itirafçı beyanlarına dayandığını, mahkeme salonunda dinletilen ses kaydında adının geçmediğini söyledi. Savcılığın bazı tutanaklara “söylenmeyen ifadeleri yazıp imzalattığı” yönünde iddia olduğunu aktararak, mevcut sürecin “iftiralarla” yürüdüğünü savundu.
Akpolat, “Bugün karşınızda bulunmamın sebebi işlenmiş bir suç değil, sürecin ilerleyebilmesi için ihtiyaç duyulan iftiralardır” dedi. Duruşma, Akpolat’ın savunmasıyla devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi










