(ANKARA) – 2025 yılında yayımlanan ve binlerce katılımcıyı kapsayan büyük ölçekli sigara bırakma araştırması, tütün bağımlılığının etkilerini ve bırakma süreçlerini yeniden değerlendiren sonuçlar ortaya koydu. Uzmanlara göre araştırma, sigarayı bırakmanın hem fiziksel hem bilişsel sağlık üzerinde beklenenden daha hızlı ve güçlü faydalar sağladığını doğruluyor.
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, orta yaşta sigarayı bırakan bireylerde bilişsel çöküş hızının ciddi biçimde yavaşlaması. Sigarayı bırakmayanlarla karşılaştırıldığında beyin fonksiyonlarının çok daha dengeli kaldığı görülüyor. Bu durum, “sigarayı bırakmak için geç değil” mesajını bilimsel olarak güçlendiriyor.
Dijital destekli bırakma yöntemleri öne çıkıyor
Kapsamlı rapor, dijital uygulamaların ve kişiselleştirilmiş çevrim içi desteklerin bırakma başarısını belirgin biçimde artırdığını ortaya koydu. Mobil hatırlatmalar, uygulama tabanlı takip sistemleri ve yapay zekâ destekli programlar, geleneksel yöntemlerin önüne geçti.
Uzmanlar, bu araçların hem motivasyonu koruduğunu hem de bırakma sürecinde bireye özel rehberlik sunduğunu belirtiyor.
Sigarayı bırakmak diğer bağımlılıkları da zayıflatıyor
Araştırmanın önemli bir ayağı, nikotin bağımlılığından kurtulmanın diğer davranışsal bağımlılıklar üzerinde de olumlu etki yarattığını göstermesi. Bilim insanları, nikotinsiz dönem sonrası beynin ödül mekanizmasının daha dengeli çalıştığını ve bunun diğer bağımlılık türlerini zayıflatabildiğini ifade ediyor.
Bu sonuç, sigara bırakmanın bir tek zararlı alışkanlıktan vazgeçmekten öte, daha geniş bir iyileşme sürecini tetikleyebileceğini gösteriyor.
Güçlü tütün politikaları başarıyı artırıyor
Araştırma ayrıca ülkeler arasındaki tütün kontrol politikalarını karşılaştırdı. Vergi seviyeleri, reklam kısıtlamaları ve kamu destek hatlarının güçlü olduğu bölgelerde sigara bırakma oranları daha yüksek. Bu durum, sadece bireysel iradeye değil, toplumsal politikalara da ihtiyaç olduğunu yeniden kanıtlıyor.
Uzmanlara göre tütünle mücadelede başarı, hem kişisel çabayla hem de destekleyici bir devlet politikasıyla mümkün.
Kaynak: Haber Merkezi













