(ANKARA) – Sonbahar mevsimiyle birlikte sıcaklık farklarının artması, kalp sağlığını olumsuz etkileyen en önemli çevresel faktörlerden biri haline geldi. Uzmanlar, “Havalar bir ısınıp bir soğudukça kalp üzerindeki yük artıyor” uyarısında bulunuyor. Yapılan araştırmalar, özellikle Eylül–Kasım döneminde kalp krizi vakalarının diğer aylara göre belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor.
Sıcak-soğuk farkı damarları zorluyor
Kardiyoloji uzmanlarına göre, sıcaklık farkı arttığında vücut ısı dengesini korumak için damarları daraltıyor. Bu durum tansiyonu yükseltiyor, kan akışını yavaşlatıyor ve kalbin oksijen ihtiyacını artırıyor. Soğuk hava aynı zamanda kanın pıhtılaşma eğilimini artırarak kalp krizine zemin hazırlıyor.
Kısacası, “soğuk hava kalbi üşütmüyor, sıkıştırıyor.”
Kimler daha çok etkileniyor?
Risk grubunda; daha önce kalp krizi geçirenler, kalp yetmezliği, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol sorunu olanlar bulunuyor. Ayrıca sigara içen, düzensiz beslenen ve egzersiz yapmayan bireylerde risk çok daha yüksek. Uzmanlar, “Soğuk hava, damarları aniden daraltarak özellikle sabah saatlerinde kalp krizini tetikleyebilir” uyarısını yapıyor.
Sabah saatleri daha tehlikeli
Yapılan klinik gözlemler, kalp krizi vakalarının büyük kısmının sabah erken saatlerde görüldüğünü ortaya koyuyor. Nedeni ise soğuk havayla birlikte kan basıncının ani yükselmesi. Uzmanlar, “Sabah erken saatlerde dışarı çıkacak kişilerin mutlaka vücutlarını ısıtması ve kalın giyinmesi gerekiyor” diyor.
Dikkat edilmesi gereken dönem: Mevsim geçişleri
Sonbaharda gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkı 10–15 dereceyi bulabiliyor. Bu da kalp damarlarında genişleme-daralma dengesini bozarak ritim problemlerine yol açabiliyor. Bu geçiş dönemlerinde ani fiziksel efor, ağır spor veya stresli aktivitelerden kaçınılması öneriliyor.
Küçük önlemler hayat kurtarabilir
Uzmanlar, sonbahar aylarında kalp sağlığını korumak için şu önerilerde bulunuyor:
Soğuk havalarda sabah erken saatlerde ağır egzersiz yapılmamalı.
Kat kat giyinmek, vücut ısısını korumada en etkili yöntemlerden biri.
Kalp hastalarının ilaçlarını aksatmaması, düzenli tansiyon takibi yapması şart.
Beslenmede tuz ve doymuş yağdan kaçınılmalı, Omega-3 açısından zengin gıdalar tercih edilmeli.
Stres ve uykusuzluk, kalp üzerindeki baskıyı artırdığı için uyku düzeni korunmalı.
Hava değil, alışkanlık değişimi tetikliyor
Uzmanlar, “Soğuk hava tek başına tehlikeli değil, vücudun ani değişimlere hazırlıksız yakalanması riski artırıyor” diyor. Sıcaklık düşüşüne rağmen yeterli su içmemek, düzensiz beslenmek veya kalın giyinmemek de kalp sağlığını zayıflatıyor. Yani sorun sadece termometrede değil, yaşam tarzında gizli.
Sonbahar kalp sağlığına hazırlık dönemi olmalı
Kardiyologlar, “Kışa hazırlık sadece yakacak depolamakla değil, kalbi korumakla da başlar” diyerek uyarıyor. Yılda en az bir kez kardiyolojik kontrol yapılması, mevsim geçişlerinde ilaç dozlarının doktor gözetiminde gözden geçirilmesi öneriliyor.
Kaynak: Haber Merkezi













