Sosyal medyanın insan psikolojisi üzerindeki etkileri uzun süredir bilim dünyasının gündeminde. Cambridge Üniversitesi Psikoloji Fakültesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, altı ay boyunca sosyal medya kullanımını bırakan kişilerin ruh sağlığında gözle görülür iyileşmeler olduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya 1.500 gönüllü katıldı. Katılımcıların yarısı sosyal medya hesaplarını kapattı, diğer yarısı ise günlük kullanımına devam etti. Altı ay sonunda yapılan ölçümlerde, sosyal medyadan uzak duran grubun depresyon belirtilerinde %32, kaygı seviyelerinde ise %28 azalma kaydedildi.
Beynin ödül sistemi yeniden dengeleniyor
Uzmanlara göre sosyal medya, beğeni ve paylaşım döngüsüyle beynin dopamin sistemini sürekli uyarıyor. Bu durum kısa vadede mutluluk verse de uzun vadede stres ve tatminsizlik yaratıyor.
Cambridge Üniversitesi’nden Klinik Psikolog Dr. Maria Ellison, “Sosyal medya dopamin salınımını yapay biçimde tetikliyor. Bu döngü kırıldığında kişi duygusal anlamda sakinleşiyor, stres hormonları dengeleniyor.” açıklamasını yaptı.
Uykusuzluk, dikkat dağınıklığı ve tükenmişlik hissinin de azaldığı gözlemlendi.
Kıyas kültüründen uzaklaşmak ruh sağlığını koruyor
Uzmanlara göre sosyal medya, sürekli kıyas kültürü yaratarak bireyleri psikolojik baskı altına sokuyor. İnsanlar, başkalarının özenle seçilmiş gönderilerini gerçek hayatla karıştırıyor.
Araştırma katılımcılarından biri olan 29 yaşındaki Laura M., “Sosyal medya hesaplarımı kapattıktan sonra sabahları daha sakin başladım. Kafamda sürekli kıyaslama sesi azaldı.” dedi.
Dr. Ellison, bu durumun modern çağda “dijital sessizlik” ihtiyacını gösterdiğini belirterek, “Beynin toparlanabilmesi için periyodik dijital aralar vermek, duygusal dayanıklılığı güçlendiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Dijital molalar yeni tedavi yöntemi olabilir
Cambridge ekibi, dijital detoksun yalnızca geçici bir rahatlama sağlamadığını, altı ay sonunda kalıcı duygusal denge oluşturduğunu belirtiyor. Katılımcıların uyku kaliteleri ve sosyal ilişkilerinde de iyileşme tespit edildi.
Oxford Üniversitesi’nin yürüttüğü benzer bir çalışmada da, sosyal medya kullanımını günde 30 dakikanın altına indiren bireylerde ruh hali skorlarının %15 oranında arttığı açıklandı.
Uzmanlar, gençler ve sürekli ekran başında çalışan yetişkinler için haftalık veya aylık “dijital oruç” dönemlerinin ruhsal toparlanmaya katkı sağlayabileceğini vurguluyor.
Dijital sessizlik kalıcı bir alışkanlığa dönüşebilir
Araştırmacılar, sosyal medya molalarının nörolojik etkilerini ölçmek için ikinci aşamada beyin taramaları yapmayı planlıyor. Amaç, dijital uzaklaşmanın beyindeki sinir bağlantılarını nasıl etkilediğini anlamak.
Teknolojiyi tamamen terk etmenin mümkün olmadığını belirten uzmanlar, “Ama bilinçli kullanım, ruhsal dengeyi korumanın en etkili yolu” diyor.
Dijital sessizlik, modern çağın en sade ama en güçlü terapi yöntemlerinden biri olmaya aday görünüyor.
Kaynak: Haber Merkezi













